SELÇUK EFES YOGA TATİLİ (İZMİR)

IMG_6617
Canan Yıldırım ile yoga tatili İzmir

Herkese merhabalar

Geçtiğimiz haftasonu Selçuk Efes’te, Nea Efessos Otel’de muhteşem bir yoga tatili düzenledik.

Gelir gelmez otelimiz bizi havuz başında içeçekler ile karşıladı. Daha sonra otelimize yerleştik. Her odadya bir Yunan Tanrısı ismi verilmişti. Oteldeki Eski Yunan heykelleri ve taş binanın verdiği ambiyans ile tatilimiz muhteşem bir şekilde başladı.

Ertesi sabah pranayama, yaşama enerjisini yayma çalışmaları sonrasında yoga dersimizi tamamladık. Ardından muhteşem bir serpme kahvalti ile izole ve sakin otelimizde havuz keyfi yaptık.

20200815_182839
İzmir Çeşme’de beslenme ve yoga üzerine yoga kampımız Eylül ayında sizlerle

Sırt ve bel ağrılarına yönelik work shop ardından, bir sonraki yoga dersimizde kök, bogaz ve göğüs çakrası üzerine çalıştık. Otelimizde aldığımız leziz akşam yemeği sonrası akşam saatlerinde şirince köyüne şarap tadımları yapmak üzere yola çıktık.

Şirincede geceyi geçirdikten sonra otelimize döndük ve yıldızların altında, çimenler üzerinde uyku öncesi meditasyonumuzu yaptık ve uyku saati geldi.

20200815_182301
Alsancak’taki yoga ve pilates derslerine katılmak için hemen arayın.

Ertesi sabah güne yine meditasyon ve pranayama çalışmaları ile başadık, yoga ile devam ettik. Otelimizde geçirdiğimiz bu muhteşem haftasonu ile tüm haftanın yürgunluğunu attık, tazelendik ve yenilendik.

Şimdi ise yepyeni bir kamp ile geliyoruz. Yoga ve beslenme kampı. Bu kampı profesyonel bir diyetisyen ve Canan Yıldırım eşliğinde gerçeklestireceğiz. Eylül ayı sonunda yapacağımız kamp ile ilgili program detaylarını önümüzdeki günlerde paylaşıyor olacağım.

Yepyeni kamplarda ve eventlerde görüşmek üzere hoşçakalın.

Bilgi ve iletişim için whatzap hattımız: 05315257747

Instagram: Luminy Life

HERKES İÇİN YOGA VE SPOR DERSLERİ İZMİR ALSANCAK’TA BAŞLIYOR 2020 YILINA YENİ BİR SAYFA AÇIN

 

İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitlerinde Yoga Dersleri Başlıyor.
İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitlerinde Yoga Dersleri Başlıyor.

Alsancak ve çevresinde çalışanlar için çok güzel haberlerimiz var. Çok yakında Alsancak, Kıbrıs şehitlerinde açacağımız yoga okulunda, günün tüm stresini ve yorgunluğunu atabilirsiniz. Dilerseniz sabah saatlerinde güne başlamadan önce, dilerseniz öğle aranızda veya akşam iş çıkışında katılabileceğiniz özel ve grup dersleri ile yaşam kalitenizi ve hayat standartlarınızı yükseltin.

Tüm gün masa başında veya ayakta çalışmak zorunda kalan, hareketsiz kalan veya sürekli benzer pozisyonlarda çalışan kişilerde zamanla duruş bozuklukları ve, veya kilo problemleri oluşmaya başlar. Bunlar yaş ilerledikçe, kireçlenme, kas rahatsızlıkları, eklem, bel ve boyun ağrıları, kolay incinme ve sakatlanma gibi durumlar oluşturur.

İşte tüm bunlardan korunmak, kalp ve damar sağlığınız, zihin, beden ve ruh bütünlüğünüzü sağlamak için siz de Kıbrıs Şehitleri, Alsancak’ta açmakta olduğumuz Luminy Yoga ve Sağlıklı Yaşam Okuluna gelin.

Derslerimiz arasında neler mi var?

  • YOGA, MEDİTASYON, PRANAYAMA DERSLERİ
  • NEFES ATÖLYELERİ
  • YOGA VE FARKINDALIK KAMPLARI
  • İŞYERİ ZİNDELİK VE MOTİVASYON PROGRAMLARI
  • SIRT, BEL, BOYUN EKLEM

   AĞRILARI İÇİN YOGA VE EGZERSİZLER

  • DURUŞ BOZUKLUKLARINA YÖNELİK ANTRENMANLAR
  • VUCUT ŞEKİLLENDİRME VE KİLO KONTROLÜ
  • PİLATES MATWORK VE REFORMER

Ayrıntılı bilgi almak için whatzap veya instagram adresimizden randevu alınız.

0 531 525 77 47

Luminy Life

YOGA, İŞ HAYATI VE YENİ YAŞAM KURMAK, DEPRESYONDAN KURTULMAK (İZMİR, ALSANCAK)

İzmir, Alsancak'ta yeni başlayanlara ve her seviyeden yoga dersi almak isteyenlere yönelik dersler başlıyor. Bilgi ve rezervasyon için 0531 525 77 47.
İzmir, Alsancak’ta Canan Yıldırım ile yeni başlayanlara ve her seviyeden yoga dersi almak isteyenlere yönelik dersler başlıyor. Bilgi ve rezervasyon için 0531 525 77 47.

Bizler günün en az 8 saati (ki genelde 10 saat iş yerinde oluyoruz) iş yerlerinde başkaları için günümüzün büyük bölümünü harcıyoruz. Kimi kendi işini yapıyor, kimi özel şirkette veya evde çalışıyor, kimi okula gidiyor kısacası nevrozlu hayatımızı daha az nevrozlu kılmak için sistem bizi bir şekilde meşgul ediyor. Tabi işini çok seven insanlar da olabilir. Onların yaşam amaçlarına ve bütünün hayrına olacak, yararlı bir iş yaptıklarını ve doğumdan ölüme kadar geçen süre zarfındaki büyük bir bölümü bu şekilde faydalı bir birey olarak geçirdiğini veya egolarını tatmin ettiklerini farz edelim!
Peki ya diğer çoğunluk? Neden sabahta akşama kadar çalışıp, sevdikleriyle vakit geçirmek, sağlığı ve kişisel gelişimi için bir şeyler yapmak, tropik tatillere çıkmak ve bunun gibi şeyler yapmak varken gününün büyük kısmını işte geçiriyor? Bunun nedeni ise insanların büyük çoğunluğunun hayatta ne yaptığını, ne yapmak istediğini, yaşam amacını bilmemesi. Bunun için yaşam koçları, psikologlar vb birçok yardımcı kişi ve kurumlar bulunmakta. Fakat sizler kendinizi ve seçimlerinizi en iyi bilecek olan kişilersiniz. Yaşam kontrolünüzü kendi elinize almanın vakti geldi. Eğer kaybolmuş ne ne yapacağını bilmeyen bir ruhsanız, kendinizi uzun süreler meşgul edecek olan bir meşgale bulmaz iseniz büyük bir kargaşa, depresyon, amaçsızlık ve boşluk içinde olacağınızdır. Tırnak içinde söylemek gerekirse bu “suç oranlarını ve intiharları da arttıracaktır”
Peki ya o halde ne yapmalı? Emeklilikte rahat etmek, hastalandığında sigortalı bir işin verdiği güvenceyle istemediğin ve vaktinin %90 ını neye hizmet ettiğini bilmediğin işlerde çalışmak, çocuklarının geleceği, ailesinin bekası için veya en iyi ihtimalle 365 günlük iş senesinde sadece 2 hafta tatile çıkmak için sabahtan akşama kadar bir esir gibi sevmediğin işlerde çalışmak tek seçenek mi? ( Tabi işe girdiğiniz ilk sen tatil hakkınız bile yok. Ne acı. )
Bunların hepsine bir dur diyebilirsiniz. Öncelikle zihnen, ruhen ve bedenen sağlıklı ve

Yoga, meditasyon, nefes ve pranayama derslerimiz İzmir, Alsancak'ta başlıyor. Kişi ve gruplara özel kamplar oluşturmak için iletişime geçin.
Yoga, meditasyon, nefes ve pranayama derslerimiz İzmir, Alsancak’ta başlıyor. Kişi ve gruplara özel kamplar oluşturmak için iletişime geçin.

iyi hale gelmelisiniz. İş yaşantısının travmasını üzerinizden atın. Zihin, ruh ve bedeni bunların hiçbirini yormadan, sakatlamadan iyileştiren en güzel yaşam programı yogadır. İşinizi bir anda bırakıp hemen böyle bir hayata başlamak size korkutucu geliyor ise, iş çıkışlarında veya işe gitmeden alacağınız dersler ile buna başlayabilirsiniz. Eğer iş dışında dışarıda hiç vaktiniz yok ise hafta sonu veya ne zaman uygunsanız, profesyonel, yoga felsefesi ve ilminden anlayan işinin ehli birilerini internetten takip edip onların videolarını ufak ufak kendinizi zorlamadan yapabilirsiniz. Buna da vaktim yok diyorsanız sizin biraz daha acı çekmeniz biraz daha dibi görmeniz, artık yeter demeniz gerekiyor demek ki. Henüz o aşamaya geçememişsiniz.
Tek bir şey yaparak hem zihninizi, hem ruhunuzu hem de bedeninizi temizleyip daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. Yogayı seçmemizin en önemli nedeni ise genç, yaşlı, sağlıklı, veya rahatsız herkesin bir şekilde yoga yapabileceğidir. Yoganın bir çok çeşidi vardır. Google’da veya çeşitli kitaplarda bir sürü bilgi kirliliği yanlış uygulamalar vardır. En iyisi işinin ehli birinden bu felsefeyi uzun uzun en az 18 ila 40 günlük kamplar ile en iyi şekilde öğrenip kendiniz uygulamanızdır. Bu kampları bazı yoga okulları, hafta sonları, 6 aylık periyodlar ve bunun gibi zaman dilimlerine de yayarak, çalışan insanların da eğitmenlik eğitimleri alması için bölebiliyor. İyice araştırıp size en yakın gelen okulu seçin. Tabi daha önce bu yoga okuluna gitmiş insanlardan da fikirler almayı unutmayın. Müşteri memnuniyeti çok önemli. ☺

Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak'ta kilo kontrolü, zayıflama, incelme, duruş bozukluklarına, sırt, bel, boyun ve eklem ağrılarına yönelik antrenmanlar ve dersler için hemen arayın.
Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak’ta kilo kontrolü, zayıflama, incelme, duruş bozukluklarına, sırt, bel, boyun ve eklem ağrılarına yönelik antrenmanlar ve dersler için hemen arayın.

Konumuza dönecek olursak kendinizi eğitirseniz, hem her zaman yoga yapabilir hem de kendi vücudunuzu daha iyi tanıyacağınız için size en iyi gelecek olan hareketleri veya çalışmaları seçebilecek olmanızdır.
Bizim de uygulamakta olduğumuz Raja yoga sistemi öncelikle Pranayama yani yaşama enerjisini yayma egzersizleriyle başlar. Bu egzersizler düz bir zeminde omurga yere dik olacak şekilde yapılan nefes çalışmalarıdır.
Pranayama çalışmalarında omurganın dik ve rahat olması yaşama enerjisinin akması açısından çok önemlidir. Bunun nedeni yatarak meditasyon yaparsanız uyuyakalabileceğiniz, ayakta kalırsanız ise yorulup zihninizi susturamaz hale gelme olasılığıdır. Bu nefes çalışmaları sırasında, zihninizde sadece tek bir nesne, veya nefesinizin burnunuzdan içeri giren görüntüsü olsun ve diğer tüm düşünceleri kovun. Tabi bu ilk başta biraz zor olacaktır ama merak etmeyin zamanla alışacak ve daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.
Pranayama çalışmaları sonrasında sırt üstü yatarak bu enerjinin yayılmasını sağlarız. Burda da yine tek bir objeye veya nefesinize odaklanın hayatlinizde canlandırın. Daha sonra ayakta nefes egzersizleri, surya namaskara (güneşi selamlama), asanalar ve nihayetinde tekrar 15 20 dk lık düz zeminde sırt üstü yatarak yapacağınız derin gevşeme ile günlük yoga egzersizimizi tamamlayalım. Yogaya bir yerden başlamak isterseniz telefon ile randevu alarak, Alsancak Kıbrıs Şehitlerinde bulunan merkezimizi ziyaret edebilir, dersler hakkında bilgi alabilirsiniz.

Tekrar huzursuz ve uzun çalışma saatlerine sahip olanların iş yaşantısına dönecek olursak, evet ilk olarak yoga ile bedenen, zihnen ve ruhen daha sağlıklı ve temiz hale geldik.
İkinci olarak ne yapacağız? Sağlıklı olan zihnimizle kararlar vermek çok daha sağlıklı olacaktır. Elbette ki yaşamımızı sürdürmemiz için para denen şeye ihtiyaç duyuyoruz ve bu devirde bir şekilde yaşamımızı sürdürmeye yetecek kadar para kazanmalıyız. Dikkat ediniz yaşamımızı sürdürmeye yetecek kadar diyorum. Yani bu ne demek? Şayet siz ben evler, arabalar, hanlar hamamlar, lüks bir yaşam istiyorum diyorsanız hemen bu yazıyı okumayı bırakın. Yaşamınızda her zaman ihtiyacınız olan şeylere sahip olmayı dileyin. İhtiyacınız olmadan veya hazır olmadan gelen her şey size hayırdan çok şer getirecektir.
Kıymetli Alper Bayraktar hocamızın da dediği gibi zihin ister vücut ihtiyaç duyar. Eğer sizler “ihtiyacım olanı almamı ve huzur içinde sağlıklı olmamı sağlayacak bir iş sahibi olmaya niyet ediyorum.” diyerek bu dileği evrene bıraktığınızda, emin olun ki bu dilek kaybolmayacaktır. Çünkü iyi ve kötü söylediğimiz hiç bir şey evrende kaybolmaz. Düşündüğümüz, söylediğimiz en önemlisi de yaptığımız şeyler geleceğimizi yaratır. (Karmamızı da oluşturur)
Yani ikinci olarak takıntılarımızdan, bağımlılıklarımızdan, ve plan yapmaktan kurtulmalıyız. Biraz kendimizi akışa bırakmalıyız. Bir söz var “insanlar plan yapar, tanrı güler” Ne kadar da doğru. Henüz evreni bile algılayamamış minicik beyinlerimizle planlar yapmaya ve her şeyi kontrol etmeye çalışıyoruz. Aslında hiç bir şey kontrolünüzde değildir. Bunu unutmayın ve artık endişe etmeyi bırakın. Olacak olan zaten olacak fakat emin olun bu sizin iyiliğiniz için. Dünyanız başınıza yıkılıyor gibi görünse bile sizin iyiliğiniz için. Karma konusunu okuduğunuzda ne dediğimi daha iyi algılayacaksınız.
Üçüncü olarak anı yaşayın ve anda mutlu olamaya çalışın. Yogada yaptığımız tüm çalışmaların da amacı bu. Anda mutlu olmak. Unutmayın bu gün yaşadıklarınız geçmişte yaptıklarınız, düşündükleriniz ve söylediklerinizin eseri. Bu nedenle geleceği şimdiden inşa etmek için çok çalışalım, para biriktirelim, planlar yapalım zırvalıklarını bir an önce unutun ve anda tam şu anda mutlu olmaya çalışın. Mutlu olacağınız işlere, hobilere, insanlara, bitki ve hayvanlara, doğaya yönelin.
Evet dördüncü olarak, şu an mutlu olacağınız işlere yönelin. Hobi olarak yapmayı sevdiğiniz, en iyi yaptığınız, yaparken çok mutlu ve huzurlu olduğunuz şeylerin bir listesini çıkartın. Bunu yoga çalışmalarınıza da devam ederken, her gece yatmadan önce yapın savsaklamayın. Uzun uzun yazın. Kimlerle, nerede, ne yapmayı seviyorsunuz? Hobileriniz neler? Yemeyi içmeyi sevdiğiniz şeyler neler? Sevdiğiniz lokasyonlar, coğrafyalar, davranışlar. Bunları 2 3 sayfa olana kadar veya size yeterli gelene kadar yazmaya devam edin. Kendiniz de başka koçluk soruları ekleyebilirsiniz. Sonra bir masaya oturun ve yazdıklarınıza bakın. Elinizde neler var? Bunlardan en iyi 3 tanesini seçin ve analiz etmeye başlayın. Kendinize sorular sorun. Bunu yapmanızın faydaları, olumlu yanları, güzellikleri neler? Peki ya bunların olumsuz yanları var mı? Bunlar neler? Ne gibi sorunlar yaşayabilirsiniz ve elbette bunları nasıl çözebilir, bunlarla nasıl başedebilirsiniz? En önemlisi de bu plan gerçekçi mi? En son bunlardan en uygun olanını seçin ve analiz edin. Sizi mutlu ediyor mu? Sizce doğru mu? Sizin ve bütünün hayrına mı? En iyi çözüm bu mu? Bu planı veya seçimi nasıl daha iyi hale getirebilirsiniz? Evet ve sonuna geldik.
Yapmak istediğiniz şeyi seçtiyseniz artık eyleme geçme vakti. Yeni işiniz, yeni siz, ruhunuz, bedeniniz ve zihninizle yepyeni hayatınızın ilk günü bu gün. Hemen işe koyulun kendinize bir yol haritası çizin. Görüşmeniz gereken kişileri, almanız, satmanız veya bırakmanız gereken şeyleri belirleyin. Görüşmeler yapın bu sırada doğadan ve yogadan kopmamaya özen gösteri. Unutmayın yaşam disiplini çok önemli. İpin ucunu kaçırırsanız o eski berbat hayata geri dönebilirsiniz.
Her şeyi yazın. Bu da çok önemli söz uçar fakat yazı kalır. Randevularınızı telefonunuza alarmlı olarak kaydedin. Her zaman erken kalkın. Ve en geç 11 de yatın. Biliyorsunuz vücudumuzdaki hormonlar gece 11 ile 3 arasında karanlıkta ve uyuyor iken düzgün çalışır ve vücut kendini tedavi eder. Bu nedenle gece 11 ile 3 arasında mutlaka uyuyor olun.
Gece yatmadan en az 3 4 saat önce yemek yemeyi bırakın. Öğünleriniz arasında 8 saat olsun. Bu durumda tabi 2 öğün yemek yiyor oluyorsunuz. Olamaz oysaki tüm diyetisyenler uzmanlar televizyon ve radyolarda bas bas bağırıyorlar. 3 ögün yemek ve bir sürü ara öğün veriyorlar. Hoş her gün yeni bir bilgi ortaya çıkıyor ama buna yine siz karar verin benim söylemek istediğim şu ki vücudumuz yemek yediğimizde bunu ancak 8 saatte tamamen sindiriyor. Bu nedenle yemeğinizi yedikten 1 saat sonra çiğneme yapacağınız bir ara öğün yediğinizde vücudunuz sürekli yemek yediğinizi varsayıyor ve dolayısıyla sindirim sisteminiz sürekli çalışıyor ve bu da sizi acıktırıyor. Yedikçe yiyesiniz geliyor ve kilo alıyorsunuz. Bu sakız bile çiğneseniz gerçekleşiyor.
Eskiden olsa tek öğün bile yeterli olurdu çünkü o zamanlar yiyecekler gdo lu veya ilaçlı değil, organik idi. Fakat şimdi öyle değil bu nedenle, protein, mineral, karbonhidrat, su vb bir çok şeyin hepsinden uygun oranlarda yiyerek dengeli bir beslenme programı oluşturmalısınız. Bu nedenle herhangi bir rahatsızlığınız, vitamin veya mineral eksikliğiniz yoksa, fiziksel güç çok harcamadığınız bir yaşam yaşıyorsanız, dengeli bir şekilde yiyeceğiniz 2 öğün yemek ile zinde, fit ve hayatta kalabilirsiniz. (Bunlar benim çalışmalarımın sonucu ve kendim için de uyguladığım sistemdir herkes için uygun olmayabilir, siz yine de doktorunuza veya beslenme uzmanınıza danışmadan bunları uygulamayın :P)
Ne diyorduk evet 2 öğün yemek. Tabi aralarda çiğneme yapmayacağınız gıdalar da tüketebilirsiniz. Bunlar soğuk sıkım sebze suları, (dikkat meyve suyu demiyorum çünkü lif yok ve çok şeker yüklemesi olabilir.) veya yoğurt olabilir. Hatta her gün 1 kase yoğurt veya kefir (tabi ki ev yapımı, evde mayalanmış olmalı) mutlaka yemelisiniz.
4. maddemiz baya uzun sürdü. E neticede mutluluğun sınırı yok.
Şimdi yeni yaşam kurmak ve iş ve günlük yaşamda mutlu olma maddelerimizi eklediğimiz yeni maddeler ile bir hatırlayalım.
1. Zihnen, ruhen ve bedenen sağlıklı, saf, temiz ve daha iyi hale gelmek. Zihni ve egoyu susturmak.
2. Takıntılarımızdan, biriktirdiğimiz gereksiz şeylerden, düşkünlük ve her türlü bağımlılıklarımızdan, kurtulmak.
3.Plan yapmamak
4. Anı yaşamak, anda kalmak ve anda mutlu olmak.
5. Mutlu olacağımız işlere, kişilere, durum ve coğrafyalara yönelmek.
6. Kişisel, fiziksel ve ruhsal gelişimimimize önem vermek, bunun için çaba göstermek.
7.Kendimize ve çevremize dürüst olmak, hırsızlıktan kaçınmak
8. Ve son olarak gerçekçi olarak, kendinizi akışa bırakın, niyet edin ve akışta kalın. Olmayan şeyler için üzülmeyi bırakın vardır bir hayır. Yaşamınızda çıkabilecek fırsatları değerlendirin, içgüdülerinize güvenin.

Derslerimize, eğitim ve yoga tatillerimize katılmak, bilgi almak için arayın.

0531 525 77 47

AŞK VE BAĞIMLILIKLAR ÜZERİNE YOGA SOHBETİ 16. YOGA SUTRA: BAĞLARDAN ÖZGÜRLEŞMEK BAĞIMLILIK VE KISKANÇLIK

 

Kutsal metinlerden Patanjali'nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.
Kutsal metinlerden Patanjali’nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.

Herkes umarım muhteşem bir haftasonu geçirmiştir. Geçirmemiş olanlar için ise bağlardan özgürleşmek, esaretten, bağımlılıklardan, acıdan ve egodan kurtulmak adına bir makale hazırladım ve bu makale Patanjalinin 16. Yoga Sutrası olan: “Tatparam prusha khyateh guna-vaitrishnyam”

İle ilgili. Bu sutranın türkçesi aşağıdadır.

           Bağlardan özgürleşmenin-bağlanmamanın en yüksek durumunda, tüm arzular gerçek Öz’le birleşmeden dolayı kaybolur.

Şimdi bu sutrayı yaşamla harmanlayarak inceleyelim.

Kişi atmanın bilgisiyle doğanın herhangi bir tezahürünü arzulamayı bıraktığı zaman bu en yüksek bağlanmamadır.

Yani arzu olmazsa özle birleşirsin. Bir şeyi çok istersek özgürleşemeyiz. Özgürleşememek kurtuluş yolunda, aydınlanma yolunda ilerlememizi engelleyen etkenlerden biridir. Çok istemek özgürleşmeyi yok eder. Çok istemeyi bırakmalı ve bu sayede asla hiçbir şeye bağımlılık derecesinde bağlanmamalıyız

Daha önce de dediğimiz gibi bağlanmamak kayıtsızlık değildir. Aksine bağlanma, bağımlılıklar, esaret, keder ve üzüntüyü beraberinde getirir. Bu nedenle pek çok insan yoga felsefesini, bencil ve gayri insani bularak reddediyor. Fakat aslında bu böyle değildir, hatta bunun tam tersidir. İnsan sevgisi bir çok insana göre onların bildiği en yüksek duygudur. O bizi bencillikten kurtarır, bu sevgiyle birlikte paylaşmayı, değer vermeyi, önemsemeyi belki de disiplini bile öğrenebiliriz. Fakat aynı zamanda sahiplenici ve özeldir. Sahiplenmek kıskançlığı beraberinde getirir. Kıskançlık, sahiplenmek egosal duygulardır. Eğer bir kişiyi gerçekten özünü seviyorsak onu kıskanmayız. İçimiz her zaman rahat ve nötrdür. Kıskançlık beraberinde hem kendimiz hem karşı taraf acısından acıyı da getirir.

Çünkü kıskançlık karşılaştırmadır. Kendini veya başkasını kıyaslarsın. O kişi daha güzel, daha kaslı, daha zeki, daha zengin… Kendini veya başkasını karşılaştırmayı kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık kaybolur.

Bir taşı kıskanabilir misin? Ya da bir ağacı? Ateşi veya suyu kıskanabilir misin? Su her yerden geçebiliyor sen geçemiyorsun. Bulunduğu kabın şeklini alıyor. Hatta buhar olup uçabiliyor, çiğ olup yaprakların üzerine düşüyor ve hiçbir zaman kaybolmuyor. Suyu kıskanman gerçekten çok acı verici olabilirdi. Kendini sadece insanlarla kıyaslıyorsun çünkü bu öğretildi. Onun sevgilisi daha güzel, onun arabası daha hızlı, onun çocuğu daha zeki, başarılı veya yetenekli gibi.

Fakat kendini diğer insanlarla da kıyaslaman çok saçma çünkü diğer insanlar da doğadaki ağaç gibi, su ve ateş gibi eşsiz. Sen de diğer insanlardan farklı, eşsiz ve orjinalsin. Bunları egon şişsin diye söylemiyorum sadece tanrı her zaman orjinal yaratır. Hiç bir şey bir diğerinin aynısı değildir olamaz. Aynı görünse bile tıpa tıp aynı bile olsa aynı değildir.

Eski bir Sufi hikâyesi vardır: (Alıntı)
Bir adam çok acı çekiyormuş ve her gün Tanrı’ya dua edip, “Neden ben? Başka herkes çok mutlu görünüyor, ben neden böyle acı çekiyorum?” diyormuş. Bir gün büyük bir umutsuzlukla Tanrı’ya dua etmiş: “Bana başka herhangi birinin acısını verebilirsin, onu kabul etmeye hazırım ama benim acımı al. Artık dayanamıyorum.”
O gece güzel bir rüya görmüş―güzel ve çok açıklayıcı. O gece rüyasında Tanrı’nın gökyüzünde görünüp herkese, “Bütün acılarınızı tapınağa getirin,” dediğini görmüş. Herkes kendi acısından bıkmış durumdaymış―aslında herkes hayatının bir döneminde, “Herhangi birinin acısını kabul etmeye hazırım ama benimki al; benimki çok fazla, dayanılmaz,” diyormuş.
Böylece herkes kendi acılarını torbalara doldurmuş, tapınağa gitmiş ve herkes çok mutlu görünüyormuş; artık dualarının kabul olduğunu düşünüyorlarmış. Bizim adam da tapınağa koşmuş.
Tanrı, “Torbalarınızı duvar kenarına koyun,” demiş. Bütün torbalar duvar kenarına konmuş ve Tanrı, “Şimdi seçebilirsiniz,” demiş. “Herkes istediği torbayı alabilir.”
Ve en şaşırtıcı şey şuymuş: bu her zaman dua eden adam, başka herkesten önce kendi torbasını seçebilmek için yanına koşmuş! Ama çok şaşırmış çünkü herkes kendi torbasına koşuyor ve tekrar onu seçmekten mutlu görünüyormuş. Ne oluyormuş? İlk defa olarak herkes başkalarının sefaletlerini, başkalarının acılarını görüyormuş―onların torbaları da büyükmüş, hatta daha da büyükmüş!
Ve ikinci sorun şuydu ki, insan kendi acılarına alışıyordu. Şimdi başka birininkini seçmek―torbada ne tür acılar olduğunu kim bilebilirdi? Uğraşmak niye?  En azından kendi acılarını tanırsın, onlara alışmışsındır, katlanılabilirler. Yıllarca onlara katlanmışsındır―niye bilinmeyeni seçesin?
Herkes evine mutlu bir şekilde dönmüş. Hiçbir şey değişmemiş, aynı acıları geri götürüyorlarmış ama herkes kendi torbasını alabildiği için mutluymuş ve gülümsüyormuş.
Ertesi sabah Tanrı’ya dua etmiş ve, “Dua için teşekkür ederim,” demiş. “Bir daha asla böyle bir şey istemeyeceğim. Sen bana her ne verdiysen iyidir, benim için iyi olmalı ki bana verdin.”

Kıskançlık yüzünden sürekli acı çekersin, acı çeker ve acı çektirirsin. Sahte davranmaya ve yalan söylemeye, yoldan çıkmaya, şeytani planlar kurmaya başlarsın. Kendin değil bir kopya gibi davranırsın. Kıskançlıkla yaşanan sevgi cehennem gibidir.

Atman sevgisi öyle değildir. Yoga felsefesiyle ilgilenmeyen ve bilmeyen insanlar, diğer insanları sadece onları güzel oldukları, zeki oldukları, komik veya zengin oldukları için severler. Atman sevgisine göre ise sadece gerçekte ne iseler o oldukları için sevilir

Bu kavram ilk başta biraz karmaşık görünebilir. İnsanları gerçekte, özünde ne iseler o oldukları için sevmek, belirsiz ve göreceli bir kavramdır. İnsanların gerçekte özleri Atmandır ve içimizdeki Atmanı sevmek onu her yerde, her koşulda sevmektir.

Her yerde Atmanı sevmek, doğanın herhangi bir tezahürü önüne geçip, doğanın ve onu içindeki gerçekliğe girmektir. Böyle bir sevgiyi sınırlı zihnimizle şu anla anlamamıza imkan yoktur. Çünkü bu sevgi çok engindir. Yinede anlatmak gerekirse söyle açıklayabiliriz, şimdi dünyada en çok sevdiğimiz kişiyi düşünelim. Çok sevdiğimiz bu kişiye karşı duyduğumuz sevginin sonsuzlaşarak ve derinleştiğini ve geliştiğini hayal edelim. Yani çok sevdiğimiz birinin sevgisinden çok daha büyük ve huzur dolu olan hali.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Şimdi çok aşık olduğumuz birini düşünelim. Sonra bu kişiye neden aşık olduğumuzu, nelerini sevdiğimizi düşünelim. Hangi özellikleri bizi etkiledi? Fiziksel görünüşü mü? Zekası mı? Maddi durumu mu? İş başarısı veya iş hayatı mı? Aile hayatı mı? Bize davranışları mı?

Şimdi bu soruların cevaplarını uzun uzun düşünelim. Aşık olmamıza neden olan ne? Bir bir gelen cevapların hepsi yani bu kişinin eşsiz ve kimseye benzemez olduğu düşüncesinin nedeni bizim cehaletimizdir.

Eğer bunu duyduğunuzda sinirleniyor ve cehalet mi? Ben cahil miyim gibi düşüncelere takılıyorsanız, aydınlanma yolunda uzun bir mesafe kat etmeniz gerekecek. Çünkü gerçeklik algınız dış tezahürlerle sevdiğiniz kişinin karakteri, ve kişisel nitelikleriyle ayrıca kendi ego duygumuzun da buna tepki verme tarzıyla engellenmiş, bulutlanmış ve bulanıklaştırılmıştır.

Fakat üzülmeyin bu zayıf algı parlaması geçerli bir ruhsal deneyimdir. Zihnimizi arıtmaya ve bizi bekleyen gerçek, çok daha büyük olan asıl sevgiye uygun hale gelmeye teşvik eder.

Tüm bunlar kulağa üzücü gibi gelse de tüm gerçek sandığınız aşklar eninde sonunda size büyük üzüntüler yaşatır. Bunun nedeni hayatın dualiteden ibaret olmasıdır. Yeterince mutlu olduğunuzda mutsuz anlarınız da gelecektir. Hiçbir zaman hiç kimse sürekli aşırı mutlu veya aşırı mutsuz bir yaşam süremez.

Şu an hissettiğimiz aşk veya insan sevgisi gelip geçici ve huzursuzluk yaratıcıdır. Oysa Atman sevgisi böyle değildir. Kesinlikle istek, arzu ve egodan yoksundur. Güvenli, ebedi ve sakindir.

Bunun nedeni ise seven ve sevilenin bir olmasıdır.

Kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık yok olur. Acımasızlık, sahtelik, kötülük yok olur. Kendini tanı, büyü, farkına var. Brahmanın (mutlak olan) seni yaratımına saygı duy. O zaman bu hayatta cehennemi değil cenneti yaşayabilirsin. Cennetin kapıları her zaman senin için sonsuza kadar açık fakat sen güzellikleri görmeye başlayınca bunu farkedeceksin.

Şimdi tüm bunları bir başka kutsal metin olan Bhagavad Gita’dan bir alıntı ile tamamlayalım:

Su sürekli okyanusun içine akar.

Fakat okyanus asla karılmaz.

Arzu görenin zihnine akar.

Fakat o asla karışmaz.

Gören huzuru bilir.

Arzuyu unutan huzuru bilir.

O arzulamadan yaşar.

Egosuz, gurursuz.

Instagram: Luminy Life

Bilgi ve randevu için 0531 525 77 47

ONLINE EV EGZERSİZ VE ANTRENMAN VİDEOLARI, EŞLİ EGZERSİZ, ÇOCUK EGZERSİZLERİ İZMİR

Herkese merhabalar

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Bu makalemizde evde, çocuğunuz, eşiniz, arkadaş veya aile dostları ile yapabileceğiniz Omuz ve kol kaslarınızı güçlendirecek basit egzersiz videoları hazırladım.  Her antrenmana öncelikle dinamik stretching ve aktif ısınma ile başlayalım. Bu ve bunun gibi yapacağınız, nabzınızı yükseltecek ve sizi antrenmana hazırlayacak olan egzersizler, hem sakatlanma riskinizi azaltır, hem de eklem açıklığınızı arttırarak hareketleri daha düzgün yapmanızı sağlar.

Bugün deltoid dediğimiz omuz kaslarımızı çalıştıracağız. İşte sizler için hazırladığımız hareketler.

10 dakika ısınmanızı yaptıktan sonra her hareketi 10 tekrar ve 2 şer set uygulayın. Ağırlıkları kendinize göre ayarlayın ve hareketleri yavaş yavaş yapın. Dilerseniz su şişelerini ağırlık olarak, kilotlu çoraplarınızı da direnç bandı olarak kullanabilirsiniz. Antrenmanınız bittikten sonra esneme hareketlerini unutmayın. Esneme hareketleri ve esnemenin önemi ile ilgili makalemizi okuyarak bu konu hakkında bilgi alabilirsiniz. Daha önce buna benzer hareketler veya spor yapmadıysanız mutlaka bir uzmandan yardım alın.

Yardım ve destek için Luminy Life Instagram hesabından bizimle iletişime geçebilirsiniz.  Şimdi egzersizlere geçelim

10 dakika ısınma

 

Dumbell Front Raise

 

Lateral Raise

 

Dumbell Shoulder Press

Direnç bantları yani lastikler yardımıyla Lateral raise:

Aynı şekilde front raise hareketini de direnç bantlarıyla uygulayabilirsiniz.

ESNEKLİK ANTRENMANLARI, VÜCUT GELİŞTİRME VE YAŞAM KALİTESİ İZMİR

Herkese merhabalar

Hiç esnek olmasanız bile yoga ile esnekliğinizi arttırabilir, antrenmanlarınızı daha verimli hale getirebilirsiniz.
Hiç esnek olmasanız bile yoga ile esnekliğinizi arttırabilir, antrenmanlarınızı daha verimli hale getirebilirsiniz.

Bugün esneklik antrenmanlarının önemini, esneklik antrenmanlarını neden yapmalıyız konusunu konuşacağız. Günlük yaşamda hareketsiz kalmak, teknolojik ilerlemeler ve tekrarlayan hareketler nedeniyle oluşan postür bozuklukları nedeniyle bazı kaslarımız çok çalışırken, bazı kaslarımız da az çalışıyor. Az çalışan kaslarımız gevşek ve uzun kalırken, çok çalışan kaslarımız kısa ve sıkı oluyor. Bu farklılıklar hem antrenman kalitemizi olumsuz etkiler, hem de sakatlanma, incinme risklerini arttırabilir. Bunların yanı sıra yaşlandığımızda kas, sinir ve iskelet sitemimiz de gençliğimizeki gibi çalışmayacağından yaşam kalitemizi korumamız açısından esneklik antrenmanları çok önemlidir.

Şimdi esneklik ve mobilitenin antrenmanlarımızı nasıl etkileyebileceğini veya nasıl duruş bozuklukları oluşturabileceğini inceleyelim. Örneğin gastrocnemius, soleus, peroneals, adductors, iliotibial head, hip flexors, biceps femorisin kısa başı gibi kaslarımızın gergin ve sıkı olması nedeniyle pronation distortion syndrome ayakların içe bükülmesi ve dizlerin içe dönmesi durumu gerçekleşebilir. Burada uzamış kaslar ise anterior ve posterior tibialis, vastus medialis, gluteus medius,  maximus ve hip external rotatorsdur.

Böyle bir durum anrenmanlarda yapacağımız hareketleri de etkiler. Peki nasıl? Bir kasın esnek ve aynı zamanda da güçlü olması, esneklik ve mobilite  (kasın en geniş açıda hareket etme özelliği) niçin önemlidir ? Hareketleri yaparken örneğin bir squat hareketini düzgün yapamıyor isek, dizler içe veya dışa gidiyor, gövde öne düşüyorsa, kalça yeterince geriye gitmiyor ve dizler çok önde kalıyorsa, esneklik ve mobilite konusunda veya postürümüzde bir problem olduğunu düşünebiliriz. Eğer bunları düzeltmezsek  vücut rahat ve dengeli bir pozisyon alamaz, bel, boyun, sırt, ve kas ağrıları gibi çeşitli ağrılar oluşabilir. Öyle ki vücudumuzun alt tarafında hatta ayaklarımızda olan bir yanlış pozisyon üst gövdemizdeki duruşumuzu bile etkileyebilir. Hareketler esnasında sakatlanma ve incinmelere neden olabilir. Kasları antrenman öncesi antrenmana hazırlar, antrenman sonrası da rahatlatırsak, vücuttaki kan dolaşımını sağlar, oksijen ve besinin gerekli yerlere ulaşması, kasların beslenmesini, gelişmesini ve toparlanmasını daha rahat sağlamış oluruz.

Esnekliğimiz ise bir çok faktöre bağlıdır. Esnekliğimizi etkileyen faktörler arasında kalıtım, bağ doku elastikiyetleri, eklem yapısı, gövde kompozisyonu, cinsiyet, yaş, eski yaralanmalar, tekrarlı hareketler, eklemi çevreleyen tendonların ve derinin kompozisyonu (daha çok aşırı kilolu insanlarda görülebilir), karşı kas grupları mukavemeti ve aktivite düzeyini sayabiliriz.

Esnekliğimizin artmasıyla hareket açılarımız genişler (ROM: Range of motion) ve nöromusküler etkinliğimiz de artar. Bunun nedeni ise nörümüsküler etkinlik ile yani beyin ve kaslarımızın arasındaki ilişkinin gelişmesi ile sinir sistemimizin odaklanması ve zihin ile bağlantısının güçlenmesidir.Neuromuscular activation yani nöromüsküler etkinlik, beyin, sinir sistemi ve kaslarımız arasındaki ilişkinin gelişmesidir. Egzersiz çeşitliliğinin artmasıyla farklı kas gruplarının aynı anda çalışması ve bu sayede kas gücününü arttırmaya başlayabiliriz. Peki nöromüsküler etkinliğini geliştirmek neden çok önemlidir? Şu an olmasa bile yaşlandığımızda kas kitlemiz de azalacak. Kas kitlemiz azaldığında ise daha güçsüzleşecek, kolaylıkla denge kayıpları, sakatlıklar ve incinmeler yaşayabileceğiz. Fakat nöromüsüler etkinliğimizi arttırdığımızda  daha uzun ve yaşlılığımızda bile sağlıklı bir yaşama kavuşabiliriz.

Esneklikten bahsederken üzerinde konuşmadan geçemeyeceğimiz bir konu da Golgi Tendonudur. Esneklik hareketleri yaparken örneğin hamstring yani arka bacak kaslarımızı esnetirken, otururken ayaklarımıza doğru uzanmış halde, parmaklarımızın gidebildiği en son noktada sabit olarak 30 saniye boyunca beklersek, golgi tendonu beyne herhangi bir tehlike olmadığı ve vücudumuzun sadece esneme yaptığı uyarısını verecek ve böylece golgi tendonu aracılığıyla hamstring kaslarımız biraz daha uzayabilecektir. (statik esneme) Bu nedenle yogacılar özellikle yin yoga gibi yoga çeşitlerinde uzun süreler bir pozda sabit olarak kalır. Bu hem esnekliğimizi arttırı hem de normal antrenmanlarımız boyunca hareket açıklığımızın geniş olmasını sağlar. Golgi tendonları kas ve tendonun buluştuğu noktada olurlar.

Bugün dört esneme çeşidinden bahsedeceğim. Self Myofascial (self miyofasyal, SMR) esneme, aktif izole esneme dinamik esneme ve statik esneme.

Self miyofasyal esneme var olan kas düzensizliklerinin düzeltilmesi, tetikleyici noktaların azaltılması, aşırı aktif kas hareketinin önlenmesi için uygulanır. Örneğin soğukta kaldığımızda da sırtımızda kulunç diye tabir edilen kas veya kası saran zar içerisindeki gerilimin artmış olması nedeniyle kısalmış olan kasın gevşeyememesi nedeniyle oluşan kas düğümcükleridir ve ağrılara neden olur. Self miyofasyal esneme, sinir sistemi ve vücuttaki fasial sisteme odaklanmış bir esneme tekniğidir. Fasyalarımız kasların üzerindeki bağ dokuların oluşturduğu zardır. Latinceden gelir bant demektir.  Self miyofasyal esnemede, oluşan bu kas düğümlerini ve fasyaları, foam roller, tenis topu vb baskılayıcı şekillerde rahatlatıyoruz.

Aktif izole esnemede ise her esnemede 1, 2 saniye esnemiş şekilde kalınır. 5-10 tekrar ve 1, 2 set yapılabilir.

Dinamik esneme hareketli bir şekilde kasları esnetmedir. Antrenman öncesi ısınma için kullanılabilir 10 tekrar, 3-10 egzersiz ve 1 set uygulayabiliriz.

Statik esnemeyi 1 veya 2 set 30 saniye boyunca esnemiş halde kalarak uygulayabilirsiniz. Antrenman sonrası yaptığımız klasik esneme hareketleridir. Antrenman sırasında kuvveti azaltabileceği için antrenman öncesi yapılmasını tavsiye etmiyoruz. Statik esnemede hareket mekanizması resiprokal ya da otojenik inhibisyon, dinamik esneme ve aktif izole esnemede ise hareket mekanizması resiprokal inhibisyondur. Otojenik inhibisyon bir kası esnetirken 30 saniye bekledikten sonra golgi tendonunun vücuda herşey yolunda, tehlike yok sinyalini vermesi ile kasın kendi kendine esnemeye devam etmesidir. Resiprokal inhibisyon ise kasımızın kasılırken örneğin biceps curl hareketinde bir tarafın (biceps) konsantrik kasılırken, diğer tarafın (triceps) eksantrik uzamasıdır.

Aşağıdaki videolarda dinamik, aktif izole ve self miyofasyal esnemeye örnekleri bulabilirsiniz. Sırt ağrıları olan kişilere için özellikle son videoyu izlemelerini tavsiye ediyorum. Eğer daha önce fitness ve esneklikle ilgili çalışmalar yapmadıysanız bir uzmana danışarak uygulamanız daha iyi olacaktır. Umarım faydalı olmuştur. Uzaktan eğitim ve online dersler için bana ulaşabilirsiniz. Youtube kanalını daha da aktifleştirip antrenmanlar koymaya başlayacağım takipte kalınız. Herkese Korona’dan uzak, bağışık ve süper bir haftasonu diliyorum.

Canan Yıldırım

Instagram: Luminy Life

0531 525 77 47

 

 

 

KORONA GÜNLERİMİZİ NASIL DEĞERLENDİRİYORUZ? ONLINE KOÇLUK DESTEĞİ VE EV EGZERSİZLERİ (İZMİR)

 

Herkese merhabalar

Dünya’da ve ülkemizde gerçekten de hiç hayal bile edemeyeceğimiz şeyler oluyor. Kim derdi ki bir gün gelecek ve tüm Dünya evden çıkmaya korkar olacak. Belki rüyamızda bile görsek inanmayabilirdik böyle bir şeyin olacağına. Tabiki her şeyin olduğu gibi bunun da bir sonu gelecek ve bundan da öğrenmemiz gereken bir çok çıkarım var. Aslında bu günlerin olması belki de bir çoğumuzun hayatında çok önemli değişimler geçekleştirecek. Kimimiz bu güne kadar yaşadığı hayatı şöyle bir gözden geçirip, “bu güne kadar ben ne yaptım? Ya da ne yapıyorum?” diyecek. Kimimiz geçim derdinde Kimimiz üç günlük dünya ya yarın ben de ölsem, o zaman son günlerimde neler yapardım diyerek ölmeden önce yapılacaklar listesinin tarihini öne çekecek.

Aslında şu an dünya büyük bir karma yaşıyor. İnsanoğlu yüzyıllar boyunca hem doğayı hem kendini yok edip durdu. Hatta doğada insandan daha zararlı bir canlı yok diyebiliriz. Acaba tüm bu yangınlar, salgın hastalıklar, doğanın insanları kendine getirmek için gerçekleştirdiği bir uyarı mı? Doğa bize “ben olmazsam siz de olmazsınız.” ı kibarca ve an anlayabileceğimiz dilde öğretiyor mu? Dünyanın bir çok yerinde balıklar çoğaldı, hava ve çevre temizlendi ve doğa yeniden canlandı. Herkes işe gitmeyi bırakınca trafik azaldı. Egzoz dumanları artık havayı eskisi kadar kirletemiyor. Yolda arabadan sigara ya da çöp atan magandaların sayısı da büyük oranda düştü. Gerçi şimdi de yüz maskelerini fırlatanlar var ama yine kendi kendilerine ve çocuklarına zarar veriyorlar.

Aslında yapılacak şey çok basit bu aralar dışarı çıkmamak. Eğer kendi kendinze yetemiyorsanız, sürekli birileriyle olmak, bir şeyler yapmak isteğindeyseniz bu zamanlar sizin için çok zor geçecek ve dışarı çıktıkça da bu konu uzayıp gidecek. Biraz sabır ve kendi kendimize yetebilme ile tüm bu zorlukların üstesinden gelebiliriz. Ben de bu konularda size yardımcı olmak için buradayım.

Bugün bacak ve kalçalarınız için evde lastikle yapabileceğiniz iki egzersiz videosu ekliyorum. Direnç bandı ile air squat ve lateral tube walk Bu egzersizler quadriceps, hamstring ve glute kaslarınızı çalıştırır. Yani ön bacak, arka bacak ve kalça. Daha önce bu tarz antrenmanlar yaptıysanız dinlenme ve set sürelerini siz belirleyebilirsiniz. Daha önce yapmadıysanız postürünüzün duruşu, egzersiz ve dinlenme süreleri hakkında bana danışabilirsiniz. Bu süreler önemlidir. Hareketleri yanlış yapasanız zamanla duruş bozukluğu veya sakatlıklar olabilir. Yazının sonunda tekrar instagram hesabını ve telefon numaramı belirteceğim buradan benimle iletişime geçebilirsiniz. (Luminy Life)

 

Şimdi evde benimle birlikte neler yapabilirsiniz bunlardan size en uygun olanını seçelim. Birlikte yapabileceğimiz egzersiz ve koçluk programları nefes çalışmaları, yoga dersleri, esneklik, kuvvet, güç antrenmanları, fonksiyonel antrenmanlar, pilates dersleri, evdeki eşyalarla yapabileceğiniz egzersizler, vücut şekillendirme ve kilo vermek için kişiye özel programlar yani personal training programları. Bu derslerden bazıları bire bir bazıları grup dersleri şeklinde yapılabilir.

Bire bir yaptığımız personal training dersleri dediğimiz derslerde tamamen size özel bir program hazırlanır. Bu programda sizin dinlenik nabzınıza göre yapacağım heseplamalar, çeşitli efor, esneklik testleri ve postür analizinize göre, duruş bozuklukları, ile, yağ yakımına, vücut şekillendirme, kuvvet ve performans arttırma ve bunun gibi sizin seçeceğiniz bir çok hedefe yönelik sadece size özel olarak programlar hazırlayacağım.

Grup olarak alacağınız müzik eşliğinde yağ yakımı veya vücut şekillendirmeye yönelik curcuit training, crossfitt ve hit tarzı antrenmanlar ise sinerji ve grup enerjisi ile yine yüksek motivasyonla katılabileceğiniz derslerden.

Dilerseniz yoga, pranayama, nefes ve meditasyon dersleri alır veya yoga felsefesi sohbetleri yapar, yoga felsefesine açısından karma ve Korona virüs ile dünyanın karmasından kendi özümüze bir yolculuk yapabiliriz veya sizin seçeceğiniz günlük yaşamdan herhangi bir konuyu yoga felsefesi bakış açısından değerlendirebiliriz.  Bu dönemde özellikle dernekler, topluluklar ve takımlar online olarak bir araya gelip çeşitli organizasyon, faaliyet veya etkinlikler düzenleyebiliryor ve bu online birleşme bu dönemi rahat atlatmamızı sağlıyor. Geri dönüşlerinizi, yorum veya fikirlerinizi bekliyorum. Uzaktan eğitim ve online dersler için bana ulaşabilirsiniz. Youtube kanalını daha da aktifleştirip antrenmanlar koymaya başlayacağım takipte kalınız.

Herkese huzurlu, eğlenceli ve sağlıklı günler!

Canan Yıldırım

Instagram :Luminy Life

0531 525 77 47

18. YOGA SUTRA, REENKARNASYON, YENİDEN DOĞUŞ, KARMA, SAMSKARA VE VASANALAR

Herkese merhabalar,

Balçova Terapi Ormanında yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.
Balçova Terapi Ormanında yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.

Biz bu haftasonunu Balçova Terapi Ormanında Trekking, yoga ve bol bol meditasyon yaparak geçirdik. Umarım siz de huzur dolu bir haftasonu geçirmişsinizdir. Kendinizden ve çevrenizden kötü enerjili insanları uzak tutmayı ve akışta kalmayı ihmal etmeyin. Unutmayın kötü düşünceler ve eylemler sahiplerini bulur.

Sutramıza dönecek olursak. Bu sutrada bol bol karma, yeniden doğuş yani reenkarnasyon, yoga ve aydınlanma yolundan bahsedeceğiz. Haydi hep birlikte Patanjalinin 18. yoga sutrasını inceleyelim.

  1. Virama pratyaya abhyasa pruvah samskara seşonyah

Asmprgyat Samadhi’de sürekli uygulamaya dayalı içgörü, tüm algı sönükleştiğinde ortaya çıkmakta ve yalnızca ortaya konmamış izlenimler kalmaktadır.

Bu sutrada anlatılmak istenen şudur. Bir önceki yani 17. Yoga sutrada teklik hissine ulaştığımızda yani evrende atman, brahman aradında yani yatarıcı, bitki, hayvan, insan vs gibi hiçbir şeyde bir ayrım gözetmediğimizde ve hepsinin aslında tek olduğunu anladığımızda o zaman smprgyat samadhiye ulaşıyordurk. Bu tohumlu samadhi idi. Burada insanlar bir takım siddhi güçlere ulaşabiliyordu ve bu nedenle bu samadhi tohumlu oluyordu. Fakat bunlar da bırakıldığında yani aydınlanma yolunda kazandığımız özel güçler ve üstünlüklerden de vazgeçtiğimiz zaman tohumsuz samadhiye yani asmprgyat samadhiye ulaşıyoruz.

Bu samadhiye ulaşabilmek için öncelikle bu dünyayı, (ilizyonu, mayayı) algıladığımız duyulardan vazgeçmeliyiz. Çünkü bunlar bize gerçek bilgiyi sağlayamaz. Bu algılar bizde mutluluk, üzüntü, neşe, keder, kıskançlık, kızgınlık gibi duygulara yol açar. Oysa bunları yaşamak bir süre sonra hayatı çekilmez ve yaşanmaz bir hale getirebilir. Bunun nedeni daha önce bir çok yazıda bahsettiğimiz gibi dualitedir. Evren dualiteden oluşur. Aynı uzakdoğu felsefesinde geçen yin ve yang gibi, karşılıklı zıtlıkların bir denge içinde bulunduğu bir evrende yaşıyoruz. Hiç bir zaman sürekli mutlu veya mutsuz olamazsınız. Aşırı duygular karşılığında belli bir zaman sonra onların aşırı zıt duygularını beraberinde getirir. Sürekli pratik ve meditasyon ile duyularımızı sönükleştirebilir ve bu dualiteden kendimizi sıyırabiliriz.

Sürekli uygulama ile yani abhyasa (pratik) ile içgörü

Balçova Terapi Ormanında haftasonu yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.
Lumny Yaşam yoga, meditasyon ve nefes dersleri Alsancak’ta

geliştiğinde, duyular sönükleştiğinde artık sadece izlenimler kaldığında, Asmprgyat samadhi ye ulaşırız.

Bu sutrada ayrıca samskaralardan da bahsedilmiştir. “Samskaralar” bu dünyada senin gerçekleşmesine neden olduğun yanlış algılamalardır. Örneğin “ıslak saçla dışarı çıkma hasta olursun” gibi. Aynı görüş bir çok kitapta, bilimde ve dinde de vurdulanmıştır. Kuantumda evrenin çekim yasası, secret kitabında bir şeyi istemek ile birlikte hayatına çekebileceğinle ilgili anlatımlar, dinlerdeki dualar vs. Tabi buradakiler genelde pozitif şeyleri hayatımıza çekmekle ilgili. Fakat negatif şeyleri de çekeriz. Bir çocuğa sürekli koşma düşersin dersen bu samaskaradır ve çocuk bunu sürekli duyduğu için bilinçaltına yerleşir ve neticede düşer. Oysa koşup düşmeyen bir sürü çocuk vardır. Ya da ıslak saçla dışarı çıkıp hasta olmayan bir sürü insan.

Düşünceyi inanç haline getirdiğimizde ise bu “vasana” olur. Vasanalar ise artık samskaraların daha ileri versiyonu, değiştirilmesi çok güç olan inançlardır. Örneğin “yanan bir sobaya değersen elin yanar.” Gibi.

Doğduğumuzdan beri bize ateşin sıcak, yakıcı ve tehlikeli bir şey olduğu öğretildi. Bir çok kişinin çeşitli yerleri ateşle veya sıcak şeyler ile yandı. Bu düşünce artık eylemler ile de daha baskın ve kalıtımsal bir hale geldi. Gördüğümüz insanların çok büyük bir bölümü ateşte yanabiliyor. Fakat yoga halindeki aydınlanmış ustalar, veya başka bir şekilde aydınlanmış olan bazı insanlar ateş şovları yapıyor ve onlar yanmıyor. Toprak altında saatlerce günlerce kalıp nefessizlikten ölmeyen insanlar var. Yinede bir çok insan, kalıplaşmış bazı düşünceler nedeniyle, bir çok şeyin imkansız olduğunu düşünüyor.

Konumuza dönecek olursak bizim sürekli dünyaya yeniden gelmemize neden olan şey de aslında temizlenmemiş karmalar ve bu samskaralardır. Her ne kadar ilişkilerimizde çok acı çekiyor da olsak, dünyadan bezdiğimizi söyleyip buna içtelikle inansak da, aslında içten içe içimizde kalmış olan bu bilinçaltı eğilimleri bizi yeniden dünyaya gelme, geri dönme ve bir kez daha duyusal deneyimlere dalma arsuzuna neden olur.

Samskaralarımızı, ve karmalarımızı tamamen temizlediğimizde, aynı aydınlanmış bir insan gibi, mükemmel yoga halindeki bir insan gibi artık yeniden doğma dürtüsü olmaz. Karmalarımız geçmiş yaşamımızda ve bu yaşamımızda yaptığımız eylemlerin bize geri dönmesi, karşı tarafa hissettirdiğimiz aynı duyguyu bizim de yaşamamız ve yaşayacak olma durumudur. Örneğin bir bizim için en önemli şey sadakat diğer kişi için ise para olabilir. Eğer o kişi bizi aldattıysa ve bunun karşısında çektiğimiz acının karşılığı o kişide para kaybetmek ise, onun başına bu durum gelir. Yani kısaca söylemek gerekirse evren kesinlikle çok adaletlidir. Eğer karşıdaki kişiyi aldattığınızda sizin kadar üzülmeyecekse onun da sizin kadar üzüleceği konudaki acı verici olay başına gelir.

Aydınlanmış, yogaya ulaşan kişiler özgürleşir, tüm samskaralarından ve karmalarından kurtulur ve bir daha dünyaya gelme isteği olmaz. Bu dünyadaki hayatı bittiğinde sonsuza dek atmanla birleşecek ve artık hiçbir acı, sıkıntı, mutluluk, mutsuzluk, kızgınlık gibi insani duygular kalmayacak, böylece sınırsızca ve sonsuz olarak her yerde ve aynı zamanda da hiç bir yerde olacak ve de olmayacak.

Bilgi için:

Whatzap: 0531 525 77 47

Instagram: Luminy Life

17. SUTRA EVRENİN OLUŞUMU, NİHAİ TEKLİK HİSSİ VE DOĞA ÜSTÜ GÜÇLER

Merhabalar ,

 

İzmir, Alsancak'ta bulunan yoga stüdyomuzda, yoga felsefesi, pranayamai nefes,  meditasyon, odaklanma ve konsantrasyon dersleri başladı.
İzmir, Alsancak’ta bulunan yoga stüdyomuzda, yoga felsefesi, pranayamai nefes, meditasyon, odaklanma ve konsantrasyon dersleri başladı.

Umarım harika bir hafta geçirmiş ve haftasonuna hazır ve nazır hissediyorsunuzdur. Bugün Patanjalinin Yoga Sutralarından 17 sutra olan Vitakara vichara ananda asmita rupa anugamat samprajnatah’dan bahsedeceğim. Sutranın Türkçe meali: İçgörü, ayrım yapama, neşe/kutluluk ve ego nihai teklik hissi ile bir olursa buna smprgyat samaadhi (tohumlu samadhi) denir. 

Evrendeki teklik hissini anlayabilmek için evrenin yapısını vedanta felsefesine göre incelememiz gerekir. Vedanta, eski Hindu yazıtları olan vedalara dayanan felsefedir. Peki Samkya felsefesi nedir ve nereden gelir? Şimdi bunu inceleyelim.

Hinduizmin kaynağı vedalar, yani kutsal metinlerdir. Bu kutsal metinler zamanla halktan halka aktarılarak yeni felsefi düşüncelere neden olmuştur. Bu aktarımlara ve felsefi düşüncelere dayalı olarak ortaya en temel 6 felsefi bakış vardır. Bunlara 6 Darşana denir. İşte Samkya felsefesi de bu 6 Darşanadan biridir. Diğerleri ise Yoga, Nyaya, Vaişeşika, Purva Mimamsa ve Uttara Mimamsadır.

Darşanalar da kendi aralarında ikişer ikişer birbirlerine bağlıdır.

Nyaya ve Vaişeşika (Vaiseshika) ikilisinde deneyimler dünyası analiz edilir. Kişi zekasını kullanıp yanılgıları ve dünyanın materyal oluşunu farkeder.

Samkya felsefesi yoga ile bağlıdır. Bu ikilide psikoloji ve yaradılış evrimi üzerine derin bir anlayış sağlar.

Purva Mimamsa ve Uttara Mimamsa ikilisi ise Purva Mimamsa Karma Kanda yani eylem ile ilgilenir. Uttara Mimamsa ise Jnana Kanda yani bilgi ile ilgilenir. Avidyayı yani cehaleti yok eder, maneviyatla en yüksek basamağa ulaştırır.

Bu kadar teknik bilgiden sonra gelelim evrenin yaradılışına

Vedanta’ya göre evrenin bir tek yaradılış kaynağı vardır, o da Samkya felsefesinde geçen Prusha’dır. Prusha, Brahman, saf bilinç, baskın olan yani anlayacağımız dilde yaratıcıdır. (tanrıdır) Fakat bu bizim genel olarak anladığımız tanrıdan farklıdır. Bir de Atman vardır. Atman herhangi bir yaratık, nesne, bitki, hayvan, insan vs. herşeyin içindeki öz’dür. Aslında tek ve aynıdır. Atman ve Brahman tek ve birdir. Birbirinden ayrılmaz. Brahman, saf bilinç, baskın olan yani anlayacağımız dilde yaratıcı, Atman ise evrendeki her şeyin özüdür (insan, hayvani bitki, taş vs) ve bu ikisi birdir ve kesinlikle ikilik ifade etmez.

Bu ilk başta kafa karıştırıcı gibi gözükse de aslında tüm dinlerde ve yaradılışa ait söylemlerde bundan biraz bahsedilir. Tanrının sınırsızca her yerde, hem içeride, hem dışarıda, atomun içinde oluşu, ya da tasavvuftaki teklik bilincinde geçen “en el hak (ben hak yani tanrıyım)” sözü, Sufi Cüneyd-i Bağdadi gibi bir Allah dostunun ‘Cübbemin altında Allah’tan gayrısı yoktur’ sözü, Tasavvuf düşüncesinde, yaratanla yaratılanın tek kaynaktan geldiğini ve “bir” olduğunu savunan görüş olan vahdet-i vücut yani varlık birliği , evrendeki her şey arasında maddî bir bütünlüğü belirtir.

 Konumuza dönecek olursak Samkya yaradılışın özünü Prusha ve Prakriti olarak öncelikle ikiye ayırmıştır. Prusha yani, brahman, saf bilinç, Prakriti ise Prushanın yarattığı yansıma, çekirdek, ilk maddedir. Pra başlangıç kriri ise yaratılış anlamına gelir. Yani Prakriti yaradılışın başlangıcıdır. Brahman, Prakritiye sebep olur. Bunun nedenini şu anki zihnimizle algılayamayız. İnsan için zekanın kendisi Prakritidir ve bu nedenle insan bunu kavrayamaz.

Aydınlanmış veya ileri seviyede yoga halinde olan bir insan Brahman, Prakriti ilişkisini algılayıp deneyimleyebilir fakat bize anlatamaz. Çünkü gerçek ve mutlak görüş açısından Prakriti aslında var değil, gerçek değildir fakat aynı zamanda da gördüğümüz tek gerçekliktir. Yani bizim şu anki insan vücudumuz, duyularımız, algımızla algıladığımız bir gerçeklik var gibi görünür. Fakat aslında evrenin özü tek ve birdir. Kısaca aslında her şey aynı ve tek bir şeydir.

Yaradılış bir çok dinde birden olan, oluşan bir şey gibi gösterilir. Oysa Hindu felsefesinde yaradılış çözülmeyi sonsuza dek tekrarlanan bir süreç, bir evrim olarak görür. Evren bazen çözüldüğü zaman, (ya da görüşüşte çözündüğü zaman çünkü aslında hiçbir zaman var değil ve aynı zamanda da her yerdedir.) prakritiye geri döndüğü ve belli bir süre tohum halinde kaldığı söylenir.

Evrenin yeniden yaratılma mekanizmasını ise 3 guna oluşturur. Bunlar sattva, tamas ve rajasdır. Satva iyi, durağan, saf, temiz, yaratıcı, pozitif, yapıcı; Tamas ölü, atalet, hareketsizlik, yıkıcı, kaotik, dengesiz, ilgisiz, aktif olmayan; Rajas ise hareket, eylemle ilgili olan hal, aktif, ne iyi ne kötü, ben merkezliliği ifade eder. Bu 3 guna arasında bir denge vardır. Gunalar hem birbirine zıt hem de birbirini tamamlayıcı kuvvetlerdir. Bu denge bozulduğunda evrenin yeniden yaradılışı başlar. Bu sistemleri bilimsel sistemlerle de karşılaştırdığımızda çok benzer sonuçlara ulaşacağımızı göreceğiz. Örneğin Vedanta Kozmolojisi, en son atom fiziği teorileri ile karşılaştırıldığında bu sistemler arasında pek çok benzer nokta bulunacaktır.

Bu gunaları anlayabileceğimiz bir örnekle açıklayalım. Örneğin bir çocuk kumdan bir kale inşa etmek ister. Bu istek, düşünce, hayalini kurduğu kale satvadır. Çocuk eline şekilsiz ıslak kumu aldığında, kumun şekilsiz oluşu, kötü görüntüsü, çok zaman harcanması gerektiği, yorgun hissedilmesi, zor görünmesi, kumun dağılması, şekilsizliği alt edilmesi gereken bir engeldir ve Taması ifade eder. Fakat daha sonra Rajas yardıma koşar. Uyuşukluk, ve ataletin yenilmesi, fiziksel, zihinsel gayret ile elle tutulur, güzel bir kumdan kale yapma isteği ise Rajası ifade eder. Yeterli miktarda rajas üretilirse, tamas engeli yenilir ve ideal satva şekli elle tutulur bir kumdan kale halinde cisimlenir. Bu örnekten de anladığımız gibi yaratım süreci için bu gunaların hepsi gereklidir.

Bu üç guna her zaman mevcuttur fakat biri her zaman hakimdir. Satva güneş ışığında, Rajas akarsuda, Tamas ise bir taşta mevcuttur. İnsanlarda da bu üç guna bulunur. Gün içinde satva derin sakinlik, neşe, mutluluk, iyilik, karşılıksız sevgiye neden olur. Rajas ise huzursuz, tatminsiz kalmamızı sağlayan, sürekli arzu ve isteğe, sinir ve öfke patlamalarına, strese neden olurken aynı zamanda da fiziksel hareketlilik, cesaret ve enerji verir. Tamasta ise rajas ve satva kaybolduğunda gerçekleşen aptallık, cehalet, umutsuzluk, korku, çaresizlik, ukalalık gibi kötü niteliklerimizi ön plana çıkarırız.

Daha sonra Mula Prakriti oluşuyor. Maha Tatva yani evrensel zekanın oluşumu ardından, en son evrensel benlik, Ahamkara yani benlik bilinci ve ego ile birlikte satva, rajas tamas oluştu. Satva ile birlikte Manas, 5 Jnana indriyas ve 5 Karma indriyas, Tamas ile birlikte de 5 Tanmatras ve 5 Mahabhutas oluştu.

Samkya Felsefesine Göre Evrenin Oluşumu.
Samkya Felsefesine Göre Evrenin Oluşumu.

Şimdi bunların ne anlama geldiğini inceleyelim:

Mula Prakritide evren uyuyor durumdadır. Prakritide tekamülün ilk safhasına Mahat, büyük neden denir. Mahat kozmik ego duygusudur. Buddhiden ahamkar yani kişisel ego duygusu tekamül eder. Ahamkardan tekamül eğimleri üç farklı yönde uzanır. Kaydetme melakesi olan Manas’ın 5 algı gücünü yani görme, işitme tatma, dokunma, koklama; 5 eylem organı yani dil, ayak, üreme, dışkılama ve eller; 5 Tanmatra ise ses, hissetme, görüş, tat ve koku yu oluşturur. Bu Tanmatra da tekrar birleşerek dış evrenin oluştuğu 5 kaba elementi yani toprak, su, ateş, hava, eteri meydana getirir.

Prakritiden sonra sonra evren görünür olmaya karar verdi ve tüm Tatvalar uyandı. Tatvalar, üstün ve tek gerçeklik olan Prushanın bir yansıması olan Prakritiyi temsil eden çoklu gerçekliklerdir. Görünmez ve yok edilemez ve yaratım sürecinin inşa bloklarıdır. En çok bilinen 9 tatva vardır bunlar: Buddhi/Mahat (kozmik zeka), Manas (akıl, zihin), Ahamkara (ego, benlik. Kendi arasında 3 e ayrılıyor satva, rajas, tamas), Tanmatras (5 ince element: ses, dokunma, tat, şekil, koku), Mahabutas (5 büyük element: Toprak, su, ateş, hava, eter), Jnana Indriyas (5 organ algısı: kulak duymak için, deri hissetmek için, gözler görmek için, dil tat almak için, burun, koku almak için), Karma Indriyas ( 5 organ hareketi: Boğaz ifade için, eller kavramak için, ayaklar hareket için, cinsel organ üremek için, anüs boşaltım için.)

Sutramıza dönecek olursak İçgörü, ayrım yapama, neşe/kutluluk ve ego nihai teklik hissi ile bir olursa buna smprgyat samaadhi denir.

            Teklik bilincini meditasyonla anlayabiliriz. Paranjalinin meditasyon tekniğini anlayabilmek için önceliklte yukarıda anlatılan evrenin oluşumu, tekamül fikrini net bir şekilde aklımızda tutmamız gerekir. Meditasyon ile geriye tekamül yapılır. Gerçek nesnelere, şeylere konsantre olarak nesnelerin arkasındaki asıl gerçekliğe, öze ulaşılana dek geriye, içe doğru ilerlenir.

Patanjalinn tek bir nesneye konsantrasyonunun dört safhası vardır. Bunlardan ilki İçgörü yani inceleme safhası. Bu safhaya ulaşmak için 5 kaba elementten birine mükhemmel bir şekilde konsantre olmak gerekir. (hava, toprak, su, ateş veya eter) (Son hava bükücü ya da toprak bükücü olablirsiniz belki :) Bundan sonraki 2. safha ayırt etme, ayrım yapma safhasıdır. Bu safhaya ise, zihin, dış maddi tabakaya nüfus edip, içteki gizli öz Tanmatra’nın (yani ses, dokunma, şekil tat ve koku) üstüne kapandığı zaman ulaşılır. Aslında bir taşın, bir kalemin, lambanın bile farklı kokuları vardır. 3. safha neşe, kutluluk safhasıdır. Bu safhada algının iç güçlerine ya da zihnin kendisine konsantre olduğumuzdaki neşe ve huzur safhasıdır. Son, 4. Safha ise nihai teklik ve ego safhasıdır. Herhangi bir korku veya arzunun dokunamadığı ego duygusuna konsantre olduğumuzda ki bireyselliğin farkındalığı safhasıdır.

Şüphesiz bu safhalara ulaşmak çok zordur ve bir ömre bedel olabilir. Yine de Prakriti içinde yer alır ve güzel, ayartıcı veya tehlikeli noktaları vardır. Bir nesnenin doğasını kavramak, onu anlamak, onun üzerine güç kazanmaktır. Kişisel konsantrasyonun gelişmesi ile insanlar siddhi güçleri, psişik güçler kazanabilir. Zihin okuyabilir, geleceği görebilir, nesneleri hareket ettirebilir, hastaları iyileştirebilir vs. Bu bilgiler kadim ve gizli tutulması gereken bilgilerdir. Fakat nasıl bir doktor veya yazar tıp ilimini açıklarken fazlası insanı öldürebilecek olan ilaçlar hakkında bilgi vermek zorundaysa aynı şekilde bizim de bu kadim bilgiler hakkında üstü kapalı bir takım bilgiler vermek gerekliliğimiz vardır.

Bu güçler tek bir nesneye odaklanma ve teklik hissi ile ortaya çıkan üst düzey konsantrasyonun sonucunda ortaya çıkan tohumlar, smprgyat samaadhi yani tohumlu aydınlanmadır.

            Neşter bir doktorun elinde hayat kurtarabildiği gibi bir katilin elinde de hayat sonlandırabilir. Bu safhaları geçmek için içimizden gelen, bizi harekete geçiren güdü saf ve temiz olmalıdır. Asla kişisel ego ve arzuların kölesi olmamalıdır. Bunun nedeni, ıslah olmayan, saf insanlar bu güçleri elde ettiklerinde kendi amaçları, ego ve kötülük için kullandıklarında nihai olarak bu kendi yıkımlarıyla sonuçlanır. Tüm ülkelerdeki peri masallarında doğa üstü olana bulaşmama, oynamamaya karşı uyarılarla doludur. Büyü yapılır, dilekler dilenir sonra cin sahibine saldırır, onun ruhunu ele geçirir. Fakat gerçek aydınlanmaya ulaşmak isteyen, gerçek ruhsal arayıcı, okült güçten zarar görmez çünkü o aydınlanmanın peşindedir.

Ayrıntılı bilgi, yoga, yoga felsefesi, pranayama ve nefes dersleri, matwork pilates, reformer ve personal training dersleri için:

Instagram: Luminy Life

Whatzap hattı: 0531 525 77 47

 

 

 

 

 

 

KUTSAL METİNLER VE HAYATA DAİR, PATANJALİ’NİN YOGA SUTRALARI: YOGA İLE ANDA KALABİLMEK

 

Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, kilo kontrolü ve daha bir çok program online olarak her yerde ve İzmir Alsancak'ta sizi bekliyor.
Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, anda kalabilme, konsantrasyon, korkuları yenmek, stres ile başetme, duruş bozuklukları, kilo kontrolü ve daha bir çok program online ve canlı olarak her yerde ve İzmir Alsancak’ta sizi bekliyor.

Merhabalar Luminy ailem,

Önümüzdeki günler boyunca eski kutsal metinlerden Patanjalinin Yoga sutralarını, sutra sutra açıklayacak ve bunları hayatımıza nasıl geçiririz biraz bunlardan bahsedeceğim.

Bu arada bizi tüm arayan ve dönüşümlerinden bahseden henüz yüz yüze tanışmadığımız fakat makaleler ve online programlar ile bizleri yanlız bırakmayan tüm Luminy takipçilerine teşekkür ediyoruz. Eğer siz de bunları okuyor ve beğeniyorsanız Luminy Life instagram hesabımızdan bize yazıp veya 0531 525 77 47 numaralı telefondan devamının gelmesini isteyebilirsiniz. Yazılanların geri dönüşleri ve kişilerin hayatında yapılan değişimleri dinlemek ve duymak bize büyük mutluluk veriyor ve bir sonraki makaleler için motivsyon oluyor.

Şimdi 4 bölümden oluşan Patanjalinin yoga sutralarından Samadhi Pada yani bütünsel aydınlanma ve içgörü bölümünün ilk sutrası Atha-yog-anushanasam ile başlıyoruz.

1. Bölüm Samadhi Pada:

1) Atha-yog-anushanasam

(Yoga Şimdi açıklanıyor) Yoga bir disiplindir.

Yoga 7000 yıllık, bilimsel kanıtlar ile insan üzerindeki olumlu etkileri kanıtlanmış, fakat bilimden önce bile var olmuş bir ilimdir.  Yoga Zihnin kontrol altına alması (dizginlenmesi), beden zihin ve ruhun birleştirilmesi ve aynı yolda aynı hızda (uyumlu bir şekilde) ilerlemesidir.

Yoga aynı zamanda anda kalabilmektir. Günümüzde bir çok insan gelecekte rahat ve huzurlu olabilmek ve kalabilmek için bu gün acı çekmesi, çok çalışması, sosyal hayatını ve sevdiklerini hiçe sayarak günlerini gelecek kaygısı ile feda etmesi gerektiğini düşünür.

Oysa bedenimize, zihnimize ve ruhumuz için uygulamamız gereken en önemli disiplinlerden biri yogadır. Bunun nedeni yoganın zihnin isteklerine değil sadece vücudumuzun ihtiyaçlarına kulak verme yetimizi geliştirmesidir. Bu da ancak anda kalabilmekle olur.

Peki anda kalabilmek ile neyi kastediyoruz? Anda kalabilmek daha fazla para kazanabilmek için sevdiklerimiz görmemizi engellenmemiz, sevdiğimiz işi yapmamız, kendimize zaman ayırmamız, anne, baba, çocuk veya herhangi birinin hayatını kendi hayatımıza dayatılmış gibi yaşamamamız gerekliliği gibi faktörleri beraberinde getirir.

Bir çok insan annesi, babası istiyor diye belli işlere yönelmiş ya da çocuklarına rahat bir hayat verebilmek, onların standartlarını korumak adına yanlış kararlar verebiliyor, sevmedikleri işlerde çalışabiliyor hatta mutsuz oldukları ilişkilere katlanıyor.

Fakat tüm bu acılar biz cesaretimizi toplamadığımız ve hayattaki isteklerimizi cesaretle göğüslemediğimiz ve belli kararları almadığımız sürece katlanarak daha beter bir hal alarak devam edecek.

Unutmayın hayatta şu anda bazı sıkıntılar çekiyorsanız ve bu sıkıntılar giderek şiddetleniyorsa öğrenmeniz gereken şeyi öğrenmemiş, almanız gereken dersleri almamışsınızdır. Şöyle dönüp bir arkanıza bakın ve yaşadıklarınızı düşünün. Tüm bunlar neden başınız geliyor?

Başınıza gelen tüm bu şeyler size bir şeyler öğretmeye çalışıyor. Başınıza gelen şeyleri sevgiyle kabul edin ve neyi değiştirirseniz tüm bunlar bir son bulur bunu iyice düşünün. Yaşamınızda olmaması gereken kişiler mi var? Sevmediğiniz bir meslekte, bir işte mi çalışıyorsunuz? Başkalarının size dayattığı hayatı mı yaşıyorsunuz? Tüm bunlara bir dur deme vakti geldi. Hayatınızın dizginlerini elinize alın ve bir şeyleri değiltirmeye başlayın. Hayatınızın ne çabuk dönüşmeye başladığını ve geriye kalan her şeyi evrenin aynı bir çorap söküğü gibi kolayca çözeceğini göreceksiniz.

Şimdi o cesareti toplayıp yapmanız gerekenleri ayrıntısıyla düşünün ve bunu an zararsız şekilde nasıl yola sokarsınız bunu bulun. Elbette kriz anlarında dönüşümler sancısız olmaz, biraz sıkıntı yaşasanız da bu ileride yaşayacağınız mutlu ve huzurlu hayatınız için büyük bir başlangıç.

Kısacası yoga ile anda olabilme, kalabilme disiplinini öğreniriz. :)