SAĞLIKLI KALMAK, İYİLEŞMEK İÇİN OKUYUNUZ: HİPOFİZ, TİROİD VE TİMÜS BEZİ ( İZMİR, SAĞLIKLI YAŞAM VE SPOR REHBERİ )

 

Hormon ve Bezler
Hormon ve Bezler

Hormon ve bezlerimiz vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir. Bezlerimiz çeşitli hormonları salgılayarak vücut dengemizi düzenlemeye çalışır. Birçok rahatsızlığın nedeni ve çözümü aslında buradadır. Hormonların bezler tarafından nasıl salgılandığını çalıştığını ve ne işe yaradığını bilirsek, rahatsızlıklarımızı da tedavi edebilir iyileştirebiliriz.

Düzenli ve doğru yapılan egzersiz, saf (satvik gunas), doğal gıdalarla beslenme, mutlu ve neşeli olmak da tüm hormon ve bezlerimizin düzgün çalışmasına yardımcı olacaktır. Bu yazıda timüs, tiroid ve hipofiz bezlerinden ve etkilerinden bahsedeceğiz. Böbrek üstü bezi tarafından salgılanan adrenalin, pankreas tarafından salgılanan insülün ve glukagon, eşeysel bezler testes ve ovaries ve epifiz bezi gibi konulara ise bir başka makalemizde değineceğiz. Şimdi dilerseniz örneklerle bezlerin ve hormonların öneminden bahsedelim.

Örneğin kadınlar üzüntülü veya ağıt yakma anlarında göğüslerine vurur. Bu hareket timüs bezini harekete geçirir. Timüs bezini titrettiğimiz zaman bu bez çalışmaya başlar ve bağışıklık sistemi devreye girer. Yani bu bir nevi beynimizin otomatik ve reflektif olarak vücudumuzun bağışıklık sistemini devreye sokmasına, koruma altına almasına bir örnektir.

Biz de eğer hangi bezimizi nasıl harekete geçireceğimiz hakkında bilgi sahibi olursak vücudumuzu ve kendimizi koruma altına alabiliriz. Bu makaleyi okurken belki de sizin de sahip olduğunuz, üzüntü, depresyon, ellerde titreme, unutkanlık hali, saç dökülmesi, cilt problemleri, kemik erimesi, adet düzensizlikleri, uyku bozuklukları, kas problemleri, kramplar, aşırı kısa olma hali veya çok uzun olma hali gibi durumların olası nedenleri hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Belki de olası rahatsızlıklarınızın nedeni bu bez ve hormonların fazla veya az çalışmasından kaynaklanıyor. Önce araştırmalı ve bilgi sahibi olmalıyız. Ne demişler bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. Şimdi bilimsel olarak bu bezleri inceleyelim. Öncelikle bu bez ve hormonlardan sorumlu ana merkez olan hipotalamusdan bahsedelim

Hipotalamus, beynin alt kısmında bulunur. Endokrin yani iç salgı bezleri ve sinir sistemi arasındaki bağdır Vücut iç dengesini sağlar.

  1. Hipofiz Bezi
    Hipofiz Bezi

    Hipofiz Bezi (Pituitary Glands):

    Hipotizin hormon salgılamasını hipotalamus yönetir ve denetler. Hipotalamus, hipofizi uyaran “RF” (salgılama faktörleri) çıkarır. Bunlar kan yoluyla hipofize ulaşınca hipofiz, salgılama faktörünün çeşidine göre hormon salgılar.Hipofiz hipotalamusun alt kısmında büyüme hormonunu salgılayan bezdir. İç salgı bezlerini ve metabolizmayı düzenler, büyümeyi sağlar az salgılanırsa, çocuklarda nanizm denilen cücelik, çok salgılanırsa devlik oluşur. Sinir ve hormonal sistem arasındaki iletişimi sağlar. Ön ve arka olarak iki bölümden oluşur.

Hipofizin değişik bezleri uyarıcı hormonları vardır. Eşey bezlerini uyaran hormonları “FSH, LH ve LTH” idi. Tiroiti uyaran hormonu ise “TSH” (Tiroit uyarıcı hormon)dur. Hipofiz böbreküstü bezini (Adrenal bez) uyaran “ACTH” (Adrenalkortropik hormon – Adrenal kabuk bölgesini uyaran hormon) da yine ön bölümden salgılanır. Ön bölümün bir başka hormonu ise doğumdan sonra süt bezlerini uyarıp süt salgılattıran “prolaktin” hormonudur.

  1. Tiroit BeziTiroitTiroit Bezi (Thyroid Glands): Boynun orta kısmında, adem elması denilen sert çıkıntının hemen altında, kelebek şeklinde sağ ve sol nefes borusunun iki yanına yerleşmiştir. T3 ve T4 adı verilen tiroit hormonlarını salgılar.

 

Tiroit hormonları vücudumuz için çok önemli hormonlardır. Metabolizmamızın düzeni büyük ölçüde tiroit hormonları ile sağlanır. Kalp atım hızını, kolesterol düzeyini, vücut ağırlığını, kas gücünü, hafıza fonksiyonunu, cilt yapısını ve buna benzer daha birçok başka fonksiyonları doğrudan etkiler. Eğer tiroit hormonları çeşitli nedenlerle yeterli düzeyde salgılanmaz ise “hipotiroidizm” denilen tiroit hormon azlığı oluşur. Bu durumda bu fonksiyonların hepsi azalır. Hipotiroidizmin belirtileri arasında depresyon, kilo artışı, cilt kuruluğu, kalp hızında yavaşlama, soğuğa karşı dayanıksızlık, unutkanlık, zihinsel durgunluk, yorgunluk, kabızlık, kasların güçsüzleşmesi ve kramplar, adet döneminde düzensizlikler ve kanama miktarında artış görülür.

Eğer tiroit hormonu çok salgılanırsa halk arasında zehirli guatr denilen hipertiroidizm oluşur. Hipertiroidizmin belirtileri sinirlilik hali, kalp hızında artış, kilo kaybı, depresyon, terleme, sıcağa karşı tahammülsüzlük, korku hali yani anksiyete, ellerde titreme, uyku bozukluğu, adet düzensizlikleri ve kanama miktarında azalm görülür.

Tiroit tarafından üretilen bir diğer hormon, Kalsitonin hormonu vücudun kalsiyum, fosfor dengesini ayarlar. Kandaki kalsiyum kemiklere geçtikten sonra, kalsitonin sayesinde kemikler sertleşir. Tiroksin hormonu ise büyüme, gelişme ve vücudumuzdaki diğer olayların düzenlenmesinde görevlidir. Tiroksin gelişme döneminde az salgılanırsa cücelik, zeka geriliğine neden olur. Yetişkinlerde az salgılanırsa ise metabolizma hızı yavaşlar, saçlar dökülür, vücut ısısı düşer. Fazla salgılanırsa ise metabolizma hızı artar, sinirlilik, çarpıntı ortaya çıkar. İyot eksikliğinden dolayı tiroksin az salgılandığında bu bez normalden fazla çalışarak büyür ve guatr hastalığı görülür.

       

Luminy Sağlık İzmir
Timüs Bezi

3. Timüs Bezi (Thymus):

Tiroit bezinin altında göğüs boşluğunda, soluk borusunun önünde bunulur. Çok önemli bir bezdir. İnsan hayatını uzatan bezdir. Sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmamızı bu bez sağlar. Bu bez ne kadar çok titreşirse kişinin bağışıklığı o kadar artar. Mutsuz veya üzüntülü anlarında, ağıt yakarken insanların göğüslerine vurmalarının nedeni bu hareketi beynin tamamen refkeltif olarak yaptırmasıdır. Göğse vurarak timüs bezinin titreşmesini ve üzüntü nedeniyle vücudumuzda veya bağışıklık sistemimizde oluşabilecek olası zararları ve direnç kaybını önlemiş oluruz. Aynı şekilde aşırı üzüntü halinde kahkaha atmamız da göğsümüze hafif dokunuşlarla vurmak gibi timüs bezinin titreşmesini sağlar. Özetle neşeli olun ki genç kalasınız.

Neşeli olmanın yanı sıra, “TSH” (Tiroit uyarıcı hormon) vücutta düzenli üretilebilmesi için yeterli miktarda protein, magnezyum, çinko ve B12  alınması gerekmektedir. T4 yapılabilmesi için iyot gereklidir. (iyotlu sofra tuzu kullanılabilir). Tiroit bezine iyotu alabilmek için gerekli olan vitaminler ise B2 ve C vitamini. Eğer bu vitaminleri almıyorsanız iyotu da kullanamazsınız. T3 ü T4 e dönüştüren enzim ise selenyum ile çalışır. T3 ün hücre hücre çekirdeği yüzeyindeki reseptörü aktifleşmesi için ise A ve D vitamini gerekli. Bu demek oluyor ki beynimizin T3 ve T4 yapılması için tiroiti uyarabilmesi için gerekli olan 10 öğe şunlardır:

Protein, iyot, magnezyum, Çinko, B2, B12, C vitamini, A vitamini, D vitamini, Selenyum.

Luminy sağlıklı yaşam merkezi sağlıklı ve mutlu bir hayata sahip olmanız için daima bilgi ve becerilerini sizlerle paylaşmaya devam edecek. İzmir, İstanbul, Ankara ve Türkiyenin çeşitli yerlerinde sağlık, spor, kişisel gelişim, bioenerji, yoga, pilates, felsefe, personal training, reiki ve ruhsal alanlar konusunda birçok seminer ve eğitimler vermeye devam edeceğiz. Siz de bize katılmak ailemizin bir parçası olmak, eğitim ve derslerimizden haberdar olmak için hemen iletişim bölümündeki telefon numarasından bize ulaşın. Sağlıkla kalın.

Canan Yıldırım

Luminy Yaşam Koçluğu ve Sağlık Merkezi

Instagram: Luminy Life

0531 525 77 47

AŞK VE BAĞIMLILIKLAR ÜZERİNE YOGA SOHBETİ 16. YOGA SUTRA: BAĞLARDAN ÖZGÜRLEŞMEK BAĞIMLILIK VE KISKANÇLIK

 

Kutsal metinlerden Patanjali'nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.
Kutsal metinlerden Patanjali’nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.

Herkes umarım muhteşem bir haftasonu geçirmiştir. Geçirmemiş olanlar için ise bağlardan özgürleşmek, esaretten, bağımlılıklardan, acıdan ve egodan kurtulmak adına bir makale hazırladım ve bu makale Patanjalinin 16. Yoga Sutrası olan: “Tatparam prusha khyateh guna-vaitrishnyam”

İle ilgili. Bu sutranın türkçesi aşağıdadır.

           Bağlardan özgürleşmenin-bağlanmamanın en yüksek durumunda, tüm arzular gerçek Öz’le birleşmeden dolayı kaybolur.

Şimdi bu sutrayı yaşamla harmanlayarak inceleyelim.

Kişi atmanın bilgisiyle doğanın herhangi bir tezahürünü arzulamayı bıraktığı zaman bu en yüksek bağlanmamadır.

Yani arzu olmazsa özle birleşirsin. Bir şeyi çok istersek özgürleşemeyiz. Özgürleşememek kurtuluş yolunda, aydınlanma yolunda ilerlememizi engelleyen etkenlerden biridir. Çok istemek özgürleşmeyi yok eder. Çok istemeyi bırakmalı ve bu sayede asla hiçbir şeye bağımlılık derecesinde bağlanmamalıyız

Daha önce de dediğimiz gibi bağlanmamak kayıtsızlık değildir. Aksine bağlanma, bağımlılıklar, esaret, keder ve üzüntüyü beraberinde getirir. Bu nedenle pek çok insan yoga felsefesini, bencil ve gayri insani bularak reddediyor. Fakat aslında bu böyle değildir, hatta bunun tam tersidir. İnsan sevgisi bir çok insana göre onların bildiği en yüksek duygudur. O bizi bencillikten kurtarır, bu sevgiyle birlikte paylaşmayı, değer vermeyi, önemsemeyi belki de disiplini bile öğrenebiliriz. Fakat aynı zamanda sahiplenici ve özeldir. Sahiplenmek kıskançlığı beraberinde getirir. Kıskançlık, sahiplenmek egosal duygulardır. Eğer bir kişiyi gerçekten özünü seviyorsak onu kıskanmayız. İçimiz her zaman rahat ve nötrdür. Kıskançlık beraberinde hem kendimiz hem karşı taraf acısından acıyı da getirir.

Çünkü kıskançlık karşılaştırmadır. Kendini veya başkasını kıyaslarsın. O kişi daha güzel, daha kaslı, daha zeki, daha zengin… Kendini veya başkasını karşılaştırmayı kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık kaybolur.

Bir taşı kıskanabilir misin? Ya da bir ağacı? Ateşi veya suyu kıskanabilir misin? Su her yerden geçebiliyor sen geçemiyorsun. Bulunduğu kabın şeklini alıyor. Hatta buhar olup uçabiliyor, çiğ olup yaprakların üzerine düşüyor ve hiçbir zaman kaybolmuyor. Suyu kıskanman gerçekten çok acı verici olabilirdi. Kendini sadece insanlarla kıyaslıyorsun çünkü bu öğretildi. Onun sevgilisi daha güzel, onun arabası daha hızlı, onun çocuğu daha zeki, başarılı veya yetenekli gibi.

Fakat kendini diğer insanlarla da kıyaslaman çok saçma çünkü diğer insanlar da doğadaki ağaç gibi, su ve ateş gibi eşsiz. Sen de diğer insanlardan farklı, eşsiz ve orjinalsin. Bunları egon şişsin diye söylemiyorum sadece tanrı her zaman orjinal yaratır. Hiç bir şey bir diğerinin aynısı değildir olamaz. Aynı görünse bile tıpa tıp aynı bile olsa aynı değildir.

Eski bir Sufi hikâyesi vardır: (Alıntı)
Bir adam çok acı çekiyormuş ve her gün Tanrı’ya dua edip, “Neden ben? Başka herkes çok mutlu görünüyor, ben neden böyle acı çekiyorum?” diyormuş. Bir gün büyük bir umutsuzlukla Tanrı’ya dua etmiş: “Bana başka herhangi birinin acısını verebilirsin, onu kabul etmeye hazırım ama benim acımı al. Artık dayanamıyorum.”
O gece güzel bir rüya görmüş―güzel ve çok açıklayıcı. O gece rüyasında Tanrı’nın gökyüzünde görünüp herkese, “Bütün acılarınızı tapınağa getirin,” dediğini görmüş. Herkes kendi acısından bıkmış durumdaymış―aslında herkes hayatının bir döneminde, “Herhangi birinin acısını kabul etmeye hazırım ama benimki al; benimki çok fazla, dayanılmaz,” diyormuş.
Böylece herkes kendi acılarını torbalara doldurmuş, tapınağa gitmiş ve herkes çok mutlu görünüyormuş; artık dualarının kabul olduğunu düşünüyorlarmış. Bizim adam da tapınağa koşmuş.
Tanrı, “Torbalarınızı duvar kenarına koyun,” demiş. Bütün torbalar duvar kenarına konmuş ve Tanrı, “Şimdi seçebilirsiniz,” demiş. “Herkes istediği torbayı alabilir.”
Ve en şaşırtıcı şey şuymuş: bu her zaman dua eden adam, başka herkesten önce kendi torbasını seçebilmek için yanına koşmuş! Ama çok şaşırmış çünkü herkes kendi torbasına koşuyor ve tekrar onu seçmekten mutlu görünüyormuş. Ne oluyormuş? İlk defa olarak herkes başkalarının sefaletlerini, başkalarının acılarını görüyormuş―onların torbaları da büyükmüş, hatta daha da büyükmüş!
Ve ikinci sorun şuydu ki, insan kendi acılarına alışıyordu. Şimdi başka birininkini seçmek―torbada ne tür acılar olduğunu kim bilebilirdi? Uğraşmak niye?  En azından kendi acılarını tanırsın, onlara alışmışsındır, katlanılabilirler. Yıllarca onlara katlanmışsındır―niye bilinmeyeni seçesin?
Herkes evine mutlu bir şekilde dönmüş. Hiçbir şey değişmemiş, aynı acıları geri götürüyorlarmış ama herkes kendi torbasını alabildiği için mutluymuş ve gülümsüyormuş.
Ertesi sabah Tanrı’ya dua etmiş ve, “Dua için teşekkür ederim,” demiş. “Bir daha asla böyle bir şey istemeyeceğim. Sen bana her ne verdiysen iyidir, benim için iyi olmalı ki bana verdin.”

Kıskançlık yüzünden sürekli acı çekersin, acı çeker ve acı çektirirsin. Sahte davranmaya ve yalan söylemeye, yoldan çıkmaya, şeytani planlar kurmaya başlarsın. Kendin değil bir kopya gibi davranırsın. Kıskançlıkla yaşanan sevgi cehennem gibidir.

Atman sevgisi öyle değildir. Yoga felsefesiyle ilgilenmeyen ve bilmeyen insanlar, diğer insanları sadece onları güzel oldukları, zeki oldukları, komik veya zengin oldukları için severler. Atman sevgisine göre ise sadece gerçekte ne iseler o oldukları için sevilir

Bu kavram ilk başta biraz karmaşık görünebilir. İnsanları gerçekte, özünde ne iseler o oldukları için sevmek, belirsiz ve göreceli bir kavramdır. İnsanların gerçekte özleri Atmandır ve içimizdeki Atmanı sevmek onu her yerde, her koşulda sevmektir.

Her yerde Atmanı sevmek, doğanın herhangi bir tezahürü önüne geçip, doğanın ve onu içindeki gerçekliğe girmektir. Böyle bir sevgiyi sınırlı zihnimizle şu anla anlamamıza imkan yoktur. Çünkü bu sevgi çok engindir. Yinede anlatmak gerekirse söyle açıklayabiliriz, şimdi dünyada en çok sevdiğimiz kişiyi düşünelim. Çok sevdiğimiz bu kişiye karşı duyduğumuz sevginin sonsuzlaşarak ve derinleştiğini ve geliştiğini hayal edelim. Yani çok sevdiğimiz birinin sevgisinden çok daha büyük ve huzur dolu olan hali.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Şimdi çok aşık olduğumuz birini düşünelim. Sonra bu kişiye neden aşık olduğumuzu, nelerini sevdiğimizi düşünelim. Hangi özellikleri bizi etkiledi? Fiziksel görünüşü mü? Zekası mı? Maddi durumu mu? İş başarısı veya iş hayatı mı? Aile hayatı mı? Bize davranışları mı?

Şimdi bu soruların cevaplarını uzun uzun düşünelim. Aşık olmamıza neden olan ne? Bir bir gelen cevapların hepsi yani bu kişinin eşsiz ve kimseye benzemez olduğu düşüncesinin nedeni bizim cehaletimizdir.

Eğer bunu duyduğunuzda sinirleniyor ve cehalet mi? Ben cahil miyim gibi düşüncelere takılıyorsanız, aydınlanma yolunda uzun bir mesafe kat etmeniz gerekecek. Çünkü gerçeklik algınız dış tezahürlerle sevdiğiniz kişinin karakteri, ve kişisel nitelikleriyle ayrıca kendi ego duygumuzun da buna tepki verme tarzıyla engellenmiş, bulutlanmış ve bulanıklaştırılmıştır.

Fakat üzülmeyin bu zayıf algı parlaması geçerli bir ruhsal deneyimdir. Zihnimizi arıtmaya ve bizi bekleyen gerçek, çok daha büyük olan asıl sevgiye uygun hale gelmeye teşvik eder.

Tüm bunlar kulağa üzücü gibi gelse de tüm gerçek sandığınız aşklar eninde sonunda size büyük üzüntüler yaşatır. Bunun nedeni hayatın dualiteden ibaret olmasıdır. Yeterince mutlu olduğunuzda mutsuz anlarınız da gelecektir. Hiçbir zaman hiç kimse sürekli aşırı mutlu veya aşırı mutsuz bir yaşam süremez.

Şu an hissettiğimiz aşk veya insan sevgisi gelip geçici ve huzursuzluk yaratıcıdır. Oysa Atman sevgisi böyle değildir. Kesinlikle istek, arzu ve egodan yoksundur. Güvenli, ebedi ve sakindir.

Bunun nedeni ise seven ve sevilenin bir olmasıdır.

Kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık yok olur. Acımasızlık, sahtelik, kötülük yok olur. Kendini tanı, büyü, farkına var. Brahmanın (mutlak olan) seni yaratımına saygı duy. O zaman bu hayatta cehennemi değil cenneti yaşayabilirsin. Cennetin kapıları her zaman senin için sonsuza kadar açık fakat sen güzellikleri görmeye başlayınca bunu farkedeceksin.

Şimdi tüm bunları bir başka kutsal metin olan Bhagavad Gita’dan bir alıntı ile tamamlayalım:

Su sürekli okyanusun içine akar.

Fakat okyanus asla karılmaz.

Arzu görenin zihnine akar.

Fakat o asla karışmaz.

Gören huzuru bilir.

Arzuyu unutan huzuru bilir.

O arzulamadan yaşar.

Egosuz, gurursuz.

Instagram: Luminy Life

Bilgi ve randevu için 0531 525 77 47

KUTSAL METİNLER VE HAYATA DAİR, PATANJALİ’NİN YOGA SUTRALARI: YOGA İLE ANDA KALABİLMEK

 

Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, kilo kontrolü ve daha bir çok program online olarak her yerde ve İzmir Alsancak'ta sizi bekliyor.
Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, anda kalabilme, konsantrasyon, korkuları yenmek, stres ile başetme, duruş bozuklukları, kilo kontrolü ve daha bir çok program online ve canlı olarak her yerde ve İzmir Alsancak’ta sizi bekliyor.

Merhabalar Luminy ailem,

Önümüzdeki günler boyunca eski kutsal metinlerden Patanjalinin Yoga sutralarını, sutra sutra açıklayacak ve bunları hayatımıza nasıl geçiririz biraz bunlardan bahsedeceğim.

Bu arada bizi tüm arayan ve dönüşümlerinden bahseden henüz yüz yüze tanışmadığımız fakat makaleler ve online programlar ile bizleri yanlız bırakmayan tüm Luminy takipçilerine teşekkür ediyoruz. Eğer siz de bunları okuyor ve beğeniyorsanız Luminy Life instagram hesabımızdan bize yazıp veya 0531 525 77 47 numaralı telefondan devamının gelmesini isteyebilirsiniz. Yazılanların geri dönüşleri ve kişilerin hayatında yapılan değişimleri dinlemek ve duymak bize büyük mutluluk veriyor ve bir sonraki makaleler için motivsyon oluyor.

Şimdi 4 bölümden oluşan Patanjalinin yoga sutralarından Samadhi Pada yani bütünsel aydınlanma ve içgörü bölümünün ilk sutrası Atha-yog-anushanasam ile başlıyoruz.

1. Bölüm Samadhi Pada:

1) Atha-yog-anushanasam

(Yoga Şimdi açıklanıyor) Yoga bir disiplindir.

Yoga 7000 yıllık, bilimsel kanıtlar ile insan üzerindeki olumlu etkileri kanıtlanmış, fakat bilimden önce bile var olmuş bir ilimdir.  Yoga Zihnin kontrol altına alması (dizginlenmesi), beden zihin ve ruhun birleştirilmesi ve aynı yolda aynı hızda (uyumlu bir şekilde) ilerlemesidir.

Yoga aynı zamanda anda kalabilmektir. Günümüzde bir çok insan gelecekte rahat ve huzurlu olabilmek ve kalabilmek için bu gün acı çekmesi, çok çalışması, sosyal hayatını ve sevdiklerini hiçe sayarak günlerini gelecek kaygısı ile feda etmesi gerektiğini düşünür.

Oysa bedenimize, zihnimize ve ruhumuz için uygulamamız gereken en önemli disiplinlerden biri yogadır. Bunun nedeni yoganın zihnin isteklerine değil sadece vücudumuzun ihtiyaçlarına kulak verme yetimizi geliştirmesidir. Bu da ancak anda kalabilmekle olur.

Peki anda kalabilmek ile neyi kastediyoruz? Anda kalabilmek daha fazla para kazanabilmek için sevdiklerimiz görmemizi engellenmemiz, sevdiğimiz işi yapmamız, kendimize zaman ayırmamız, anne, baba, çocuk veya herhangi birinin hayatını kendi hayatımıza dayatılmış gibi yaşamamamız gerekliliği gibi faktörleri beraberinde getirir.

Bir çok insan annesi, babası istiyor diye belli işlere yönelmiş ya da çocuklarına rahat bir hayat verebilmek, onların standartlarını korumak adına yanlış kararlar verebiliyor, sevmedikleri işlerde çalışabiliyor hatta mutsuz oldukları ilişkilere katlanıyor.

Fakat tüm bu acılar biz cesaretimizi toplamadığımız ve hayattaki isteklerimizi cesaretle göğüslemediğimiz ve belli kararları almadığımız sürece katlanarak daha beter bir hal alarak devam edecek.

Unutmayın hayatta şu anda bazı sıkıntılar çekiyorsanız ve bu sıkıntılar giderek şiddetleniyorsa öğrenmeniz gereken şeyi öğrenmemiş, almanız gereken dersleri almamışsınızdır. Şöyle dönüp bir arkanıza bakın ve yaşadıklarınızı düşünün. Tüm bunlar neden başınız geliyor?

Başınıza gelen tüm bu şeyler size bir şeyler öğretmeye çalışıyor. Başınıza gelen şeyleri sevgiyle kabul edin ve neyi değiştirirseniz tüm bunlar bir son bulur bunu iyice düşünün. Yaşamınızda olmaması gereken kişiler mi var? Sevmediğiniz bir meslekte, bir işte mi çalışıyorsunuz? Başkalarının size dayattığı hayatı mı yaşıyorsunuz? Tüm bunlara bir dur deme vakti geldi. Hayatınızın dizginlerini elinize alın ve bir şeyleri değiltirmeye başlayın. Hayatınızın ne çabuk dönüşmeye başladığını ve geriye kalan her şeyi evrenin aynı bir çorap söküğü gibi kolayca çözeceğini göreceksiniz.

Şimdi o cesareti toplayıp yapmanız gerekenleri ayrıntısıyla düşünün ve bunu an zararsız şekilde nasıl yola sokarsınız bunu bulun. Elbette kriz anlarında dönüşümler sancısız olmaz, biraz sıkıntı yaşasanız da bu ileride yaşayacağınız mutlu ve huzurlu hayatınız için büyük bir başlangıç.

Kısacası yoga ile anda olabilme, kalabilme disiplinini öğreniriz. :)

ONLINE YOGA, PRANAYAMA, NEFES VE PERSONAL TRAINING DERSLERİ BAŞLADI

 

Merhabalar,

Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, kilo kontrolü ve daha bir çok program İstanbul Göktürk, Ankara ve daha bir çok şehirde online olarak başladı.
Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, kilo kontrolü ve daha bir çok program İstanbul Göktürk, Ankara ve daha bir çok şehirde online olarak başladı.

Luminy ailesi olarak bereket ve şans ile gelen 2020 yılını mutluluk ve sevgiyle karşılıyoruz. Sadece İzmir’de değil İstanbul, Göktürk, İstinye, Beşiktaş, Nişantaşı, Zekeriyaköy gibi bir çok semtten gelen istekler doğrultusunda artık buralarda  bulunan ve ailemize katılmak isteyen herkese online yoga, pranayama, nefes, meditasyon, kilo kontrolüne yönelik personal training, fonksiyonel antrenman ve çeşitli programlara katılabilir.

Sizler de aileniz, arkadaşlarınız, komşunuz ya da diğer sevdiklerinizle yaşam ve spor koçluğu ile, aynı zamanda da yoga felsefesinin derinliklerine inerek, yogik yaşam tarzını hayatımıza nasıl geçireceğimizi, yememiz, yemememiz gereken besinleri, günlük rutinlerimizin nasıl olması gerektiğini, neye ne kadar zaman ayırmamız gerektiğini kısaca hayatımızda değiştirip dönüştürmek istediğimiz ve yaşamımıza sokmak istediğimiz her şey için bir başlangıç olarak kabul edebileceğimiz online Luminy Life derslerine başlamak için tek yapmanız gereken bizi arayıp kısa bir görüşme ardından nelere ihtiyacınız olduğunu belirleyip bunları birlikte uygulamak.

İzmir Alsancak’daki ders ve workshoplarımız tüm hızıyla devam etmekte. Takipte kalın ve hiç bir zaman yalnız olmadığınızı ve her zaman yanınızda olduğumuzu hatırlayın. Bilgi almak için 0531 525 77 47

Instagram: Luminy Life.

 

 

2020 YILINDA SEVDİKLERİNİZE YENİ YIL HEDİYESİ OLARAK YOGA VE SPOR DERSİ HEDİYE EDİN (İZMİR, ALSANCAK)

2020 yeni yıl hediyenizi şimdiden seçin. İzmir Alsancak'taki yoga stüdyomuzda size en uygun programı birlikte seçelim.
2020 yeni yıl hediyenizi şimdiden seçin. İzmir Alsancak’taki yoga stüdyomuzda size en uygun programı birlikte seçelim.

Herkese merhabala
Umarım hepiniz güzel bir yaz geçirmiş ve kışa hazır hissediyorsunuzdur. Luminy yaşam ailesi yaz boyunca devam eden yurt içi ve yurt dışı yoga, spor ve sağlıklı yaşam kampları, farkındalık etkinlikleri, nefes atölyeleri, çalışanların hayatını kolaylaştırmak, iyi hissetmeleri ve duruş bozukluklarının önlenmesi ve giderilmesi için oluşturulmuş sağlıklı yaşam, ve sabah motivasyon ve işyeri egzersiz programları ile çok güzel bir yaz geçirdi.

Yeni yıl yaklaşırken, siz de ailenize, arkadaşlarınıza evde oraya buraya atacakları bir hediye vermek yerine, onların yaşamlarını değiştirecek, farkındalık uyandıracak ve hayata farklı açılardan bakmalarını sağlayacak bir hediye verin. Onlara maddesel hediyeler yerine bir deneyim sunun.

Kişiye özel spor programları ile duruş bozuklukları, sırt, bel ve boyun ağrılarından kurtulun. İzmir Alsancak'taki stüdyomuzu ziyaret edin.
Kişiye özel spor programları ile duruş bozuklukları, sırt, bel ve boyun ağrılarından kurtulun. İzmir Alsancak’taki stüdyomuzu ziyaret edin.

Hediyeyi sunacağınız kişinin karakterine, motivasyonuna ve ihtiyaçlarına yönelik olarak bir hediye seçebilirsiniz. Örneğin çok

stresli bir işte çalışan bir dostunuza günün stresini atması ve zihnini boşatması için nefes ve yoga dersi hediye edebilirsiniz. Ya da sürekli oturarak çalışan, duruş bozuklukları, sırt, boyun, bel ve eklem ağrıları olan bir arkadaşınız veya aile ferdine, kişiye özel spor programı (personal training) hediye edebilirsiniz.

Bu programlar herhangi bir spor salonuna yazılmaktan çok farklıdır. Bunun nedeni hizmeti alan kişinin vücut özelliklerine, beslenme düzenine, yaşam tarzına uygun bir program belirlenmesidir. Hedefe ve sonuç almaya yönelik olarak alacağınız bu programlar senelik alıp 3 ay gidip bıraktığınız spor salonlarından farklı olarak bir yaşam koçu eşliğinde yapıldığı için motivasyonunuz da artacaktır. Motivasyonunuzun artmasıyla düzenli yapılan egzersiz veya farkındalık programları ile siz değiştikçe yaşamınızın da dönüştüğünü göreceksiniz.

2020 yılı, yeni yıl için alacağınız en güzel hediye sevdiklerinize farklı ve onların yaşamını değiştirecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir deneyim sunmaktır.

Sizler de İzmir, Alsancak’da olan yoga, reformer pilates, eşli egzersiz, işyeri egzersizleri, nefes ve meditasyon atölyeleri, enerji çalışmaları, kilo kontrolü programları gibi programlardan birini veya bir kaçını seçip yeni yıla dönüşerek girmek istiyorsanız, hemen bizi arayın. Vücut analizi  ve tespit için randevu almayı unutmayın. Telefon numaramız 0531 525 77 47

HERKES İÇİN YOGA VE SPOR DERSLERİ İZMİR ALSANCAK’TA BAŞLIYOR 2020 YILINA YENİ BİR SAYFA AÇIN

 

İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitlerinde Yoga Dersleri Başlıyor.
İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitlerinde Yoga Dersleri Başlıyor.

Alsancak ve çevresinde çalışanlar için çok güzel haberlerimiz var. Çok yakında Alsancak, Kıbrıs şehitlerinde açacağımız yoga okulunda, günün tüm stresini ve yorgunluğunu atabilirsiniz. Dilerseniz sabah saatlerinde güne başlamadan önce, dilerseniz öğle aranızda veya akşam iş çıkışında katılabileceğiniz özel ve grup dersleri ile yaşam kalitenizi ve hayat standartlarınızı yükseltin.

Tüm gün masa başında veya ayakta çalışmak zorunda kalan, hareketsiz kalan veya sürekli benzer pozisyonlarda çalışan kişilerde zamanla duruş bozuklukları ve, veya kilo problemleri oluşmaya başlar. Bunlar yaş ilerledikçe, kireçlenme, kas rahatsızlıkları, eklem, bel ve boyun ağrıları, kolay incinme ve sakatlanma gibi durumlar oluşturur.

İşte tüm bunlardan korunmak, kalp ve damar sağlığınız, zihin, beden ve ruh bütünlüğünüzü sağlamak için siz de Kıbrıs Şehitleri, Alsancak’ta açmakta olduğumuz Luminy Yoga ve Sağlıklı Yaşam Okuluna gelin.

Derslerimiz arasında neler mi var?

  • YOGA, MEDİTASYON, PRANAYAMA DERSLERİ
  • NEFES ATÖLYELERİ
  • YOGA VE FARKINDALIK KAMPLARI
  • İŞYERİ ZİNDELİK VE MOTİVASYON PROGRAMLARI
  • SIRT, BEL, BOYUN EKLEM

   AĞRILARI İÇİN YOGA VE EGZERSİZLER

  • DURUŞ BOZUKLUKLARINA YÖNELİK ANTRENMANLAR
  • VUCUT ŞEKİLLENDİRME VE KİLO KONTROLÜ
  • PİLATES MATWORK VE REFORMER

Ayrıntılı bilgi almak için whatzap veya instagram adresimizden randevu alınız.

0 531 525 77 47

Luminy Life

YOGA, PILATES VE FİTNESS DERSLERİ ALSANCAK İZMİR’DE

Alsancak, Kıbrıs Şehitler'inde yoga, fitness, pilates ve spor dersleri başlıyor.
Alsancak, Kıbrıs Şehitler’inde yoga, fitness, pilates ve spor dersleri başlıyor.

Bizler uzun yıllardır, hastalıkların önlenmesi için ve toplumun sağlığı için; ilaç kullanmak yerine fiziksel aktivitenin önemini savunmaktayız ve desteklemekteyiz.

Hergün en az 30 dakika orta seviyede kardiyovasküler hareketler yapmak; kronik hastalıklarla ve sağlıksız bir yaşam biçimiyle ilgili sorunlarla mücadele etmek için yeterlidir.

Haftaya sendromsuz başlamak ve bu sıcak aylarda günün tüm yorgunluğunu atmak için siz de Alsancak, Kıbrıs Şehitlerinde bulunan bu şirin merkezimizi ziyaret edin.

Dilerseniz ofis arkadaşlarınız, dilerseniz aileniz, eşiniz, çocuklarınız tüm aile

İzmir, Alsancak'ta yoga, pranayama nefes dersleri ve felsefe sohbetleri başlıyor.
İzmir, Alsancak’ta yoga, pranayama nefes dersleri ve felsefe sohbetleri başlıyor.

katılabileceğiniz, başlangıç seviyesi dahil her seviyeden, yoga veya fitness dersleri almak isteyen herkes için hazırlamış olduğumuz programlara katılın fit ve zinde kalın, hastalıklardan korunun, bağışıklık sisteminizi güçlendirin.

Siz de sırt, bel, boyun ve eklem ağrılarından, hareketsiz yaşamdan, duruş bozukluklarından, depresif ruh halinden, ataletten şikayetçiyseniz yoga veya fitness derslerine başlama vakti gelmiş demektir.

Ders saatleri, günleri ve fiyat bilgisi için

Luminy Life Instagram hesabından veya

0531 525 77 47 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz

YOGA, FITNESS, SPORTS PROGRAMS FOR CORPORATE COMPANIES IN İZMİR ALSANCAK

Corporate health programs with Canan Yıldırım in Montenegro. Yoga, pranayama, breathing, functional training
Corporate health programs with Canan Yıldırım in Izmir. Yoga, pranayama, breathing, functional training and more for healthy living.

Transformation starts inside

Since long years our guiding philosophy has maintained that the greater the number of people living in a situation of mental and physical wellbeing, the greater the world will be. For this reason, our mission is to inspire more and more people to undertake physical activity and adopt a healthy lifestyle.

Benefits for employees:

Feel good, work better.

Yoga, streching and strenghtening in Montenegro, Podgorica, Budva, Tivat and Kotor.
Yoga, streching and strenghtening in İzmir, İstanbul, Marmaris, Çeşme and Bodrum with  Canan Yıldırım.

The workplace is an important location for successful prevention strategies because employees today spend a growing amount of time at work and employers can influence behavior by creating a supportive environment and leveraging existing infrastructure to offer low-cost but effective interventions.

It has been shown that people who are fit are better able to interact and deal with stress as well as being healthier than those with a sedentary lifestyle.

Benefits for companies:

Improve your return on investment.

More and more companies all over the world are implementing a Revitalization Health Programme to improve the workplace and contribute to enhancing employees’ lifestyles as well as their productivity. Unhealthy employees cause both direct and indirect costs to their employers, the highest being presenteeism – the cost of employees who are on the job but not fully functioning because of illness – so investing in their health makes sound business sense.

+90 531 525 77 47 my Whatsap and viber number

You can also follow me through instagram Luminy Life

YOGA, İŞ HAYATI VE YENİ YAŞAM KURMAK, DEPRESYONDAN KURTULMAK (İZMİR, ALSANCAK)

İzmir, Alsancak'ta yeni başlayanlara ve her seviyeden yoga dersi almak isteyenlere yönelik dersler başlıyor. Bilgi ve rezervasyon için 0531 525 77 47.
İzmir, Alsancak’ta Canan Yıldırım ile yeni başlayanlara ve her seviyeden yoga dersi almak isteyenlere yönelik dersler başlıyor. Bilgi ve rezervasyon için 0531 525 77 47.

Bizler günün en az 8 saati (ki genelde 10 saat iş yerinde oluyoruz) iş yerlerinde başkaları için günümüzün büyük bölümünü harcıyoruz. Kimi kendi işini yapıyor, kimi özel şirkette veya evde çalışıyor, kimi okula gidiyor kısacası nevrozlu hayatımızı daha az nevrozlu kılmak için sistem bizi bir şekilde meşgul ediyor. Tabi işini çok seven insanlar da olabilir. Onların yaşam amaçlarına ve bütünün hayrına olacak, yararlı bir iş yaptıklarını ve doğumdan ölüme kadar geçen süre zarfındaki büyük bir bölümü bu şekilde faydalı bir birey olarak geçirdiğini veya egolarını tatmin ettiklerini farz edelim!
Peki ya diğer çoğunluk? Neden sabahta akşama kadar çalışıp, sevdikleriyle vakit geçirmek, sağlığı ve kişisel gelişimi için bir şeyler yapmak, tropik tatillere çıkmak ve bunun gibi şeyler yapmak varken gününün büyük kısmını işte geçiriyor? Bunun nedeni ise insanların büyük çoğunluğunun hayatta ne yaptığını, ne yapmak istediğini, yaşam amacını bilmemesi. Bunun için yaşam koçları, psikologlar vb birçok yardımcı kişi ve kurumlar bulunmakta. Fakat sizler kendinizi ve seçimlerinizi en iyi bilecek olan kişilersiniz. Yaşam kontrolünüzü kendi elinize almanın vakti geldi. Eğer kaybolmuş ne ne yapacağını bilmeyen bir ruhsanız, kendinizi uzun süreler meşgul edecek olan bir meşgale bulmaz iseniz büyük bir kargaşa, depresyon, amaçsızlık ve boşluk içinde olacağınızdır. Tırnak içinde söylemek gerekirse bu “suç oranlarını ve intiharları da arttıracaktır”
Peki ya o halde ne yapmalı? Emeklilikte rahat etmek, hastalandığında sigortalı bir işin verdiği güvenceyle istemediğin ve vaktinin %90 ını neye hizmet ettiğini bilmediğin işlerde çalışmak, çocuklarının geleceği, ailesinin bekası için veya en iyi ihtimalle 365 günlük iş senesinde sadece 2 hafta tatile çıkmak için sabahtan akşama kadar bir esir gibi sevmediğin işlerde çalışmak tek seçenek mi? ( Tabi işe girdiğiniz ilk sen tatil hakkınız bile yok. Ne acı. )
Bunların hepsine bir dur diyebilirsiniz. Öncelikle zihnen, ruhen ve bedenen sağlıklı ve

Yoga, meditasyon, nefes ve pranayama derslerimiz İzmir, Alsancak'ta başlıyor. Kişi ve gruplara özel kamplar oluşturmak için iletişime geçin.
Yoga, meditasyon, nefes ve pranayama derslerimiz İzmir, Alsancak’ta başlıyor. Kişi ve gruplara özel kamplar oluşturmak için iletişime geçin.

iyi hale gelmelisiniz. İş yaşantısının travmasını üzerinizden atın. Zihin, ruh ve bedeni bunların hiçbirini yormadan, sakatlamadan iyileştiren en güzel yaşam programı yogadır. İşinizi bir anda bırakıp hemen böyle bir hayata başlamak size korkutucu geliyor ise, iş çıkışlarında veya işe gitmeden alacağınız dersler ile buna başlayabilirsiniz. Eğer iş dışında dışarıda hiç vaktiniz yok ise hafta sonu veya ne zaman uygunsanız, profesyonel, yoga felsefesi ve ilminden anlayan işinin ehli birilerini internetten takip edip onların videolarını ufak ufak kendinizi zorlamadan yapabilirsiniz. Buna da vaktim yok diyorsanız sizin biraz daha acı çekmeniz biraz daha dibi görmeniz, artık yeter demeniz gerekiyor demek ki. Henüz o aşamaya geçememişsiniz.
Tek bir şey yaparak hem zihninizi, hem ruhunuzu hem de bedeninizi temizleyip daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. Yogayı seçmemizin en önemli nedeni ise genç, yaşlı, sağlıklı, veya rahatsız herkesin bir şekilde yoga yapabileceğidir. Yoganın bir çok çeşidi vardır. Google’da veya çeşitli kitaplarda bir sürü bilgi kirliliği yanlış uygulamalar vardır. En iyisi işinin ehli birinden bu felsefeyi uzun uzun en az 18 ila 40 günlük kamplar ile en iyi şekilde öğrenip kendiniz uygulamanızdır. Bu kampları bazı yoga okulları, hafta sonları, 6 aylık periyodlar ve bunun gibi zaman dilimlerine de yayarak, çalışan insanların da eğitmenlik eğitimleri alması için bölebiliyor. İyice araştırıp size en yakın gelen okulu seçin. Tabi daha önce bu yoga okuluna gitmiş insanlardan da fikirler almayı unutmayın. Müşteri memnuniyeti çok önemli. ☺

Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak'ta kilo kontrolü, zayıflama, incelme, duruş bozukluklarına, sırt, bel, boyun ve eklem ağrılarına yönelik antrenmanlar ve dersler için hemen arayın.
Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak’ta kilo kontrolü, zayıflama, incelme, duruş bozukluklarına, sırt, bel, boyun ve eklem ağrılarına yönelik antrenmanlar ve dersler için hemen arayın.

Konumuza dönecek olursak kendinizi eğitirseniz, hem her zaman yoga yapabilir hem de kendi vücudunuzu daha iyi tanıyacağınız için size en iyi gelecek olan hareketleri veya çalışmaları seçebilecek olmanızdır.
Bizim de uygulamakta olduğumuz Raja yoga sistemi öncelikle Pranayama yani yaşama enerjisini yayma egzersizleriyle başlar. Bu egzersizler düz bir zeminde omurga yere dik olacak şekilde yapılan nefes çalışmalarıdır.
Pranayama çalışmalarında omurganın dik ve rahat olması yaşama enerjisinin akması açısından çok önemlidir. Bunun nedeni yatarak meditasyon yaparsanız uyuyakalabileceğiniz, ayakta kalırsanız ise yorulup zihninizi susturamaz hale gelme olasılığıdır. Bu nefes çalışmaları sırasında, zihninizde sadece tek bir nesne, veya nefesinizin burnunuzdan içeri giren görüntüsü olsun ve diğer tüm düşünceleri kovun. Tabi bu ilk başta biraz zor olacaktır ama merak etmeyin zamanla alışacak ve daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.
Pranayama çalışmaları sonrasında sırt üstü yatarak bu enerjinin yayılmasını sağlarız. Burda da yine tek bir objeye veya nefesinize odaklanın hayatlinizde canlandırın. Daha sonra ayakta nefes egzersizleri, surya namaskara (güneşi selamlama), asanalar ve nihayetinde tekrar 15 20 dk lık düz zeminde sırt üstü yatarak yapacağınız derin gevşeme ile günlük yoga egzersizimizi tamamlayalım. Yogaya bir yerden başlamak isterseniz telefon ile randevu alarak, Alsancak Kıbrıs Şehitlerinde bulunan merkezimizi ziyaret edebilir, dersler hakkında bilgi alabilirsiniz.

Tekrar huzursuz ve uzun çalışma saatlerine sahip olanların iş yaşantısına dönecek olursak, evet ilk olarak yoga ile bedenen, zihnen ve ruhen daha sağlıklı ve temiz hale geldik.
İkinci olarak ne yapacağız? Sağlıklı olan zihnimizle kararlar vermek çok daha sağlıklı olacaktır. Elbette ki yaşamımızı sürdürmemiz için para denen şeye ihtiyaç duyuyoruz ve bu devirde bir şekilde yaşamımızı sürdürmeye yetecek kadar para kazanmalıyız. Dikkat ediniz yaşamımızı sürdürmeye yetecek kadar diyorum. Yani bu ne demek? Şayet siz ben evler, arabalar, hanlar hamamlar, lüks bir yaşam istiyorum diyorsanız hemen bu yazıyı okumayı bırakın. Yaşamınızda her zaman ihtiyacınız olan şeylere sahip olmayı dileyin. İhtiyacınız olmadan veya hazır olmadan gelen her şey size hayırdan çok şer getirecektir.
Kıymetli Alper Bayraktar hocamızın da dediği gibi zihin ister vücut ihtiyaç duyar. Eğer sizler “ihtiyacım olanı almamı ve huzur içinde sağlıklı olmamı sağlayacak bir iş sahibi olmaya niyet ediyorum.” diyerek bu dileği evrene bıraktığınızda, emin olun ki bu dilek kaybolmayacaktır. Çünkü iyi ve kötü söylediğimiz hiç bir şey evrende kaybolmaz. Düşündüğümüz, söylediğimiz en önemlisi de yaptığımız şeyler geleceğimizi yaratır. (Karmamızı da oluşturur)
Yani ikinci olarak takıntılarımızdan, bağımlılıklarımızdan, ve plan yapmaktan kurtulmalıyız. Biraz kendimizi akışa bırakmalıyız. Bir söz var “insanlar plan yapar, tanrı güler” Ne kadar da doğru. Henüz evreni bile algılayamamış minicik beyinlerimizle planlar yapmaya ve her şeyi kontrol etmeye çalışıyoruz. Aslında hiç bir şey kontrolünüzde değildir. Bunu unutmayın ve artık endişe etmeyi bırakın. Olacak olan zaten olacak fakat emin olun bu sizin iyiliğiniz için. Dünyanız başınıza yıkılıyor gibi görünse bile sizin iyiliğiniz için. Karma konusunu okuduğunuzda ne dediğimi daha iyi algılayacaksınız.
Üçüncü olarak anı yaşayın ve anda mutlu olamaya çalışın. Yogada yaptığımız tüm çalışmaların da amacı bu. Anda mutlu olmak. Unutmayın bu gün yaşadıklarınız geçmişte yaptıklarınız, düşündükleriniz ve söylediklerinizin eseri. Bu nedenle geleceği şimdiden inşa etmek için çok çalışalım, para biriktirelim, planlar yapalım zırvalıklarını bir an önce unutun ve anda tam şu anda mutlu olmaya çalışın. Mutlu olacağınız işlere, hobilere, insanlara, bitki ve hayvanlara, doğaya yönelin.
Evet dördüncü olarak, şu an mutlu olacağınız işlere yönelin. Hobi olarak yapmayı sevdiğiniz, en iyi yaptığınız, yaparken çok mutlu ve huzurlu olduğunuz şeylerin bir listesini çıkartın. Bunu yoga çalışmalarınıza da devam ederken, her gece yatmadan önce yapın savsaklamayın. Uzun uzun yazın. Kimlerle, nerede, ne yapmayı seviyorsunuz? Hobileriniz neler? Yemeyi içmeyi sevdiğiniz şeyler neler? Sevdiğiniz lokasyonlar, coğrafyalar, davranışlar. Bunları 2 3 sayfa olana kadar veya size yeterli gelene kadar yazmaya devam edin. Kendiniz de başka koçluk soruları ekleyebilirsiniz. Sonra bir masaya oturun ve yazdıklarınıza bakın. Elinizde neler var? Bunlardan en iyi 3 tanesini seçin ve analiz etmeye başlayın. Kendinize sorular sorun. Bunu yapmanızın faydaları, olumlu yanları, güzellikleri neler? Peki ya bunların olumsuz yanları var mı? Bunlar neler? Ne gibi sorunlar yaşayabilirsiniz ve elbette bunları nasıl çözebilir, bunlarla nasıl başedebilirsiniz? En önemlisi de bu plan gerçekçi mi? En son bunlardan en uygun olanını seçin ve analiz edin. Sizi mutlu ediyor mu? Sizce doğru mu? Sizin ve bütünün hayrına mı? En iyi çözüm bu mu? Bu planı veya seçimi nasıl daha iyi hale getirebilirsiniz? Evet ve sonuna geldik.
Yapmak istediğiniz şeyi seçtiyseniz artık eyleme geçme vakti. Yeni işiniz, yeni siz, ruhunuz, bedeniniz ve zihninizle yepyeni hayatınızın ilk günü bu gün. Hemen işe koyulun kendinize bir yol haritası çizin. Görüşmeniz gereken kişileri, almanız, satmanız veya bırakmanız gereken şeyleri belirleyin. Görüşmeler yapın bu sırada doğadan ve yogadan kopmamaya özen gösteri. Unutmayın yaşam disiplini çok önemli. İpin ucunu kaçırırsanız o eski berbat hayata geri dönebilirsiniz.
Her şeyi yazın. Bu da çok önemli söz uçar fakat yazı kalır. Randevularınızı telefonunuza alarmlı olarak kaydedin. Her zaman erken kalkın. Ve en geç 11 de yatın. Biliyorsunuz vücudumuzdaki hormonlar gece 11 ile 3 arasında karanlıkta ve uyuyor iken düzgün çalışır ve vücut kendini tedavi eder. Bu nedenle gece 11 ile 3 arasında mutlaka uyuyor olun.
Gece yatmadan en az 3 4 saat önce yemek yemeyi bırakın. Öğünleriniz arasında 8 saat olsun. Bu durumda tabi 2 öğün yemek yiyor oluyorsunuz. Olamaz oysaki tüm diyetisyenler uzmanlar televizyon ve radyolarda bas bas bağırıyorlar. 3 ögün yemek ve bir sürü ara öğün veriyorlar. Hoş her gün yeni bir bilgi ortaya çıkıyor ama buna yine siz karar verin benim söylemek istediğim şu ki vücudumuz yemek yediğimizde bunu ancak 8 saatte tamamen sindiriyor. Bu nedenle yemeğinizi yedikten 1 saat sonra çiğneme yapacağınız bir ara öğün yediğinizde vücudunuz sürekli yemek yediğinizi varsayıyor ve dolayısıyla sindirim sisteminiz sürekli çalışıyor ve bu da sizi acıktırıyor. Yedikçe yiyesiniz geliyor ve kilo alıyorsunuz. Bu sakız bile çiğneseniz gerçekleşiyor.
Eskiden olsa tek öğün bile yeterli olurdu çünkü o zamanlar yiyecekler gdo lu veya ilaçlı değil, organik idi. Fakat şimdi öyle değil bu nedenle, protein, mineral, karbonhidrat, su vb bir çok şeyin hepsinden uygun oranlarda yiyerek dengeli bir beslenme programı oluşturmalısınız. Bu nedenle herhangi bir rahatsızlığınız, vitamin veya mineral eksikliğiniz yoksa, fiziksel güç çok harcamadığınız bir yaşam yaşıyorsanız, dengeli bir şekilde yiyeceğiniz 2 öğün yemek ile zinde, fit ve hayatta kalabilirsiniz. (Bunlar benim çalışmalarımın sonucu ve kendim için de uyguladığım sistemdir herkes için uygun olmayabilir, siz yine de doktorunuza veya beslenme uzmanınıza danışmadan bunları uygulamayın :P)
Ne diyorduk evet 2 öğün yemek. Tabi aralarda çiğneme yapmayacağınız gıdalar da tüketebilirsiniz. Bunlar soğuk sıkım sebze suları, (dikkat meyve suyu demiyorum çünkü lif yok ve çok şeker yüklemesi olabilir.) veya yoğurt olabilir. Hatta her gün 1 kase yoğurt veya kefir (tabi ki ev yapımı, evde mayalanmış olmalı) mutlaka yemelisiniz.
4. maddemiz baya uzun sürdü. E neticede mutluluğun sınırı yok.
Şimdi yeni yaşam kurmak ve iş ve günlük yaşamda mutlu olma maddelerimizi eklediğimiz yeni maddeler ile bir hatırlayalım.
1. Zihnen, ruhen ve bedenen sağlıklı, saf, temiz ve daha iyi hale gelmek. Zihni ve egoyu susturmak.
2. Takıntılarımızdan, biriktirdiğimiz gereksiz şeylerden, düşkünlük ve her türlü bağımlılıklarımızdan, kurtulmak.
3.Plan yapmamak
4. Anı yaşamak, anda kalmak ve anda mutlu olmak.
5. Mutlu olacağımız işlere, kişilere, durum ve coğrafyalara yönelmek.
6. Kişisel, fiziksel ve ruhsal gelişimimimize önem vermek, bunun için çaba göstermek.
7.Kendimize ve çevremize dürüst olmak, hırsızlıktan kaçınmak
8. Ve son olarak gerçekçi olarak, kendinizi akışa bırakın, niyet edin ve akışta kalın. Olmayan şeyler için üzülmeyi bırakın vardır bir hayır. Yaşamınızda çıkabilecek fırsatları değerlendirin, içgüdülerinize güvenin.

Derslerimize, eğitim ve yoga tatillerimize katılmak, bilgi almak için arayın.

0531 525 77 47