SELÇUK EFES YOGA TATİLİ (İZMİR)

IMG_6617
Canan Yıldırım ile yoga tatili İzmir

Herkese merhabalar

Geçtiğimiz haftasonu Selçuk Efes’te, Nea Efessos Otel’de muhteşem bir yoga tatili düzenledik.

Gelir gelmez otelimiz bizi havuz başında içeçekler ile karşıladı. Daha sonra otelimize yerleştik. Her odadya bir Yunan Tanrısı ismi verilmişti. Oteldeki Eski Yunan heykelleri ve taş binanın verdiği ambiyans ile tatilimiz muhteşem bir şekilde başladı.

Ertesi sabah pranayama, yaşama enerjisini yayma çalışmaları sonrasında yoga dersimizi tamamladık. Ardından muhteşem bir serpme kahvalti ile izole ve sakin otelimizde havuz keyfi yaptık.

20200815_182839
İzmir Çeşme’de beslenme ve yoga üzerine yoga kampımız Eylül ayında sizlerle

Sırt ve bel ağrılarına yönelik work shop ardından, bir sonraki yoga dersimizde kök, bogaz ve göğüs çakrası üzerine çalıştık. Otelimizde aldığımız leziz akşam yemeği sonrası akşam saatlerinde şirince köyüne şarap tadımları yapmak üzere yola çıktık.

Şirincede geceyi geçirdikten sonra otelimize döndük ve yıldızların altında, çimenler üzerinde uyku öncesi meditasyonumuzu yaptık ve uyku saati geldi.

20200815_182301
Alsancak’taki yoga ve pilates derslerine katılmak için hemen arayın.

Ertesi sabah güne yine meditasyon ve pranayama çalışmaları ile başadık, yoga ile devam ettik. Otelimizde geçirdiğimiz bu muhteşem haftasonu ile tüm haftanın yürgunluğunu attık, tazelendik ve yenilendik.

Şimdi ise yepyeni bir kamp ile geliyoruz. Yoga ve beslenme kampı. Bu kampı profesyonel bir diyetisyen ve Canan Yıldırım eşliğinde gerçeklestireceğiz. Eylül ayı sonunda yapacağımız kamp ile ilgili program detaylarını önümüzdeki günlerde paylaşıyor olacağım.

Yepyeni kamplarda ve eventlerde görüşmek üzere hoşçakalın.

Bilgi ve iletişim için whatzap hattımız: 05315257747

Instagram: Luminy Life

HERKES İÇİN YOGA VE SPOR DERSLERİ İZMİR ALSANCAK’TA BAŞLIYOR 2020 YILINA YENİ BİR SAYFA AÇIN

 

İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitlerinde Yoga Dersleri Başlıyor.
İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitlerinde Yoga Dersleri Başlıyor.

Alsancak ve çevresinde çalışanlar için çok güzel haberlerimiz var. Çok yakında Alsancak, Kıbrıs şehitlerinde açacağımız yoga okulunda, günün tüm stresini ve yorgunluğunu atabilirsiniz. Dilerseniz sabah saatlerinde güne başlamadan önce, dilerseniz öğle aranızda veya akşam iş çıkışında katılabileceğiniz özel ve grup dersleri ile yaşam kalitenizi ve hayat standartlarınızı yükseltin.

Tüm gün masa başında veya ayakta çalışmak zorunda kalan, hareketsiz kalan veya sürekli benzer pozisyonlarda çalışan kişilerde zamanla duruş bozuklukları ve, veya kilo problemleri oluşmaya başlar. Bunlar yaş ilerledikçe, kireçlenme, kas rahatsızlıkları, eklem, bel ve boyun ağrıları, kolay incinme ve sakatlanma gibi durumlar oluşturur.

İşte tüm bunlardan korunmak, kalp ve damar sağlığınız, zihin, beden ve ruh bütünlüğünüzü sağlamak için siz de Kıbrıs Şehitleri, Alsancak’ta açmakta olduğumuz Luminy Yoga ve Sağlıklı Yaşam Okuluna gelin.

Derslerimiz arasında neler mi var?

  • YOGA, MEDİTASYON, PRANAYAMA DERSLERİ
  • NEFES ATÖLYELERİ
  • YOGA VE FARKINDALIK KAMPLARI
  • İŞYERİ ZİNDELİK VE MOTİVASYON PROGRAMLARI
  • SIRT, BEL, BOYUN EKLEM

   AĞRILARI İÇİN YOGA VE EGZERSİZLER

  • DURUŞ BOZUKLUKLARINA YÖNELİK ANTRENMANLAR
  • VUCUT ŞEKİLLENDİRME VE KİLO KONTROLÜ
  • PİLATES MATWORK VE REFORMER

Ayrıntılı bilgi almak için whatzap veya instagram adresimizden randevu alınız.

0 531 525 77 47

Luminy Life

YOGA, İŞ HAYATI VE YENİ YAŞAM KURMAK, DEPRESYONDAN KURTULMAK (İZMİR, ALSANCAK)

İzmir, Alsancak'ta yeni başlayanlara ve her seviyeden yoga dersi almak isteyenlere yönelik dersler başlıyor. Bilgi ve rezervasyon için 0531 525 77 47.
İzmir, Alsancak’ta Canan Yıldırım ile yeni başlayanlara ve her seviyeden yoga dersi almak isteyenlere yönelik dersler başlıyor. Bilgi ve rezervasyon için 0531 525 77 47.

Bizler günün en az 8 saati (ki genelde 10 saat iş yerinde oluyoruz) iş yerlerinde başkaları için günümüzün büyük bölümünü harcıyoruz. Kimi kendi işini yapıyor, kimi özel şirkette veya evde çalışıyor, kimi okula gidiyor kısacası nevrozlu hayatımızı daha az nevrozlu kılmak için sistem bizi bir şekilde meşgul ediyor. Tabi işini çok seven insanlar da olabilir. Onların yaşam amaçlarına ve bütünün hayrına olacak, yararlı bir iş yaptıklarını ve doğumdan ölüme kadar geçen süre zarfındaki büyük bir bölümü bu şekilde faydalı bir birey olarak geçirdiğini veya egolarını tatmin ettiklerini farz edelim!
Peki ya diğer çoğunluk? Neden sabahta akşama kadar çalışıp, sevdikleriyle vakit geçirmek, sağlığı ve kişisel gelişimi için bir şeyler yapmak, tropik tatillere çıkmak ve bunun gibi şeyler yapmak varken gününün büyük kısmını işte geçiriyor? Bunun nedeni ise insanların büyük çoğunluğunun hayatta ne yaptığını, ne yapmak istediğini, yaşam amacını bilmemesi. Bunun için yaşam koçları, psikologlar vb birçok yardımcı kişi ve kurumlar bulunmakta. Fakat sizler kendinizi ve seçimlerinizi en iyi bilecek olan kişilersiniz. Yaşam kontrolünüzü kendi elinize almanın vakti geldi. Eğer kaybolmuş ne ne yapacağını bilmeyen bir ruhsanız, kendinizi uzun süreler meşgul edecek olan bir meşgale bulmaz iseniz büyük bir kargaşa, depresyon, amaçsızlık ve boşluk içinde olacağınızdır. Tırnak içinde söylemek gerekirse bu “suç oranlarını ve intiharları da arttıracaktır”
Peki ya o halde ne yapmalı? Emeklilikte rahat etmek, hastalandığında sigortalı bir işin verdiği güvenceyle istemediğin ve vaktinin %90 ını neye hizmet ettiğini bilmediğin işlerde çalışmak, çocuklarının geleceği, ailesinin bekası için veya en iyi ihtimalle 365 günlük iş senesinde sadece 2 hafta tatile çıkmak için sabahtan akşama kadar bir esir gibi sevmediğin işlerde çalışmak tek seçenek mi? ( Tabi işe girdiğiniz ilk sen tatil hakkınız bile yok. Ne acı. )
Bunların hepsine bir dur diyebilirsiniz. Öncelikle zihnen, ruhen ve bedenen sağlıklı ve

Yoga, meditasyon, nefes ve pranayama derslerimiz İzmir, Alsancak'ta başlıyor. Kişi ve gruplara özel kamplar oluşturmak için iletişime geçin.
Yoga, meditasyon, nefes ve pranayama derslerimiz İzmir, Alsancak’ta başlıyor. Kişi ve gruplara özel kamplar oluşturmak için iletişime geçin.

iyi hale gelmelisiniz. İş yaşantısının travmasını üzerinizden atın. Zihin, ruh ve bedeni bunların hiçbirini yormadan, sakatlamadan iyileştiren en güzel yaşam programı yogadır. İşinizi bir anda bırakıp hemen böyle bir hayata başlamak size korkutucu geliyor ise, iş çıkışlarında veya işe gitmeden alacağınız dersler ile buna başlayabilirsiniz. Eğer iş dışında dışarıda hiç vaktiniz yok ise hafta sonu veya ne zaman uygunsanız, profesyonel, yoga felsefesi ve ilminden anlayan işinin ehli birilerini internetten takip edip onların videolarını ufak ufak kendinizi zorlamadan yapabilirsiniz. Buna da vaktim yok diyorsanız sizin biraz daha acı çekmeniz biraz daha dibi görmeniz, artık yeter demeniz gerekiyor demek ki. Henüz o aşamaya geçememişsiniz.
Tek bir şey yaparak hem zihninizi, hem ruhunuzu hem de bedeninizi temizleyip daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. Yogayı seçmemizin en önemli nedeni ise genç, yaşlı, sağlıklı, veya rahatsız herkesin bir şekilde yoga yapabileceğidir. Yoganın bir çok çeşidi vardır. Google’da veya çeşitli kitaplarda bir sürü bilgi kirliliği yanlış uygulamalar vardır. En iyisi işinin ehli birinden bu felsefeyi uzun uzun en az 18 ila 40 günlük kamplar ile en iyi şekilde öğrenip kendiniz uygulamanızdır. Bu kampları bazı yoga okulları, hafta sonları, 6 aylık periyodlar ve bunun gibi zaman dilimlerine de yayarak, çalışan insanların da eğitmenlik eğitimleri alması için bölebiliyor. İyice araştırıp size en yakın gelen okulu seçin. Tabi daha önce bu yoga okuluna gitmiş insanlardan da fikirler almayı unutmayın. Müşteri memnuniyeti çok önemli. ☺

Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak'ta kilo kontrolü, zayıflama, incelme, duruş bozukluklarına, sırt, bel, boyun ve eklem ağrılarına yönelik antrenmanlar ve dersler için hemen arayın.
Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak’ta kilo kontrolü, zayıflama, incelme, duruş bozukluklarına, sırt, bel, boyun ve eklem ağrılarına yönelik antrenmanlar ve dersler için hemen arayın.

Konumuza dönecek olursak kendinizi eğitirseniz, hem her zaman yoga yapabilir hem de kendi vücudunuzu daha iyi tanıyacağınız için size en iyi gelecek olan hareketleri veya çalışmaları seçebilecek olmanızdır.
Bizim de uygulamakta olduğumuz Raja yoga sistemi öncelikle Pranayama yani yaşama enerjisini yayma egzersizleriyle başlar. Bu egzersizler düz bir zeminde omurga yere dik olacak şekilde yapılan nefes çalışmalarıdır.
Pranayama çalışmalarında omurganın dik ve rahat olması yaşama enerjisinin akması açısından çok önemlidir. Bunun nedeni yatarak meditasyon yaparsanız uyuyakalabileceğiniz, ayakta kalırsanız ise yorulup zihninizi susturamaz hale gelme olasılığıdır. Bu nefes çalışmaları sırasında, zihninizde sadece tek bir nesne, veya nefesinizin burnunuzdan içeri giren görüntüsü olsun ve diğer tüm düşünceleri kovun. Tabi bu ilk başta biraz zor olacaktır ama merak etmeyin zamanla alışacak ve daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.
Pranayama çalışmaları sonrasında sırt üstü yatarak bu enerjinin yayılmasını sağlarız. Burda da yine tek bir objeye veya nefesinize odaklanın hayatlinizde canlandırın. Daha sonra ayakta nefes egzersizleri, surya namaskara (güneşi selamlama), asanalar ve nihayetinde tekrar 15 20 dk lık düz zeminde sırt üstü yatarak yapacağınız derin gevşeme ile günlük yoga egzersizimizi tamamlayalım. Yogaya bir yerden başlamak isterseniz telefon ile randevu alarak, Alsancak Kıbrıs Şehitlerinde bulunan merkezimizi ziyaret edebilir, dersler hakkında bilgi alabilirsiniz.

Tekrar huzursuz ve uzun çalışma saatlerine sahip olanların iş yaşantısına dönecek olursak, evet ilk olarak yoga ile bedenen, zihnen ve ruhen daha sağlıklı ve temiz hale geldik.
İkinci olarak ne yapacağız? Sağlıklı olan zihnimizle kararlar vermek çok daha sağlıklı olacaktır. Elbette ki yaşamımızı sürdürmemiz için para denen şeye ihtiyaç duyuyoruz ve bu devirde bir şekilde yaşamımızı sürdürmeye yetecek kadar para kazanmalıyız. Dikkat ediniz yaşamımızı sürdürmeye yetecek kadar diyorum. Yani bu ne demek? Şayet siz ben evler, arabalar, hanlar hamamlar, lüks bir yaşam istiyorum diyorsanız hemen bu yazıyı okumayı bırakın. Yaşamınızda her zaman ihtiyacınız olan şeylere sahip olmayı dileyin. İhtiyacınız olmadan veya hazır olmadan gelen her şey size hayırdan çok şer getirecektir.
Kıymetli Alper Bayraktar hocamızın da dediği gibi zihin ister vücut ihtiyaç duyar. Eğer sizler “ihtiyacım olanı almamı ve huzur içinde sağlıklı olmamı sağlayacak bir iş sahibi olmaya niyet ediyorum.” diyerek bu dileği evrene bıraktığınızda, emin olun ki bu dilek kaybolmayacaktır. Çünkü iyi ve kötü söylediğimiz hiç bir şey evrende kaybolmaz. Düşündüğümüz, söylediğimiz en önemlisi de yaptığımız şeyler geleceğimizi yaratır. (Karmamızı da oluşturur)
Yani ikinci olarak takıntılarımızdan, bağımlılıklarımızdan, ve plan yapmaktan kurtulmalıyız. Biraz kendimizi akışa bırakmalıyız. Bir söz var “insanlar plan yapar, tanrı güler” Ne kadar da doğru. Henüz evreni bile algılayamamış minicik beyinlerimizle planlar yapmaya ve her şeyi kontrol etmeye çalışıyoruz. Aslında hiç bir şey kontrolünüzde değildir. Bunu unutmayın ve artık endişe etmeyi bırakın. Olacak olan zaten olacak fakat emin olun bu sizin iyiliğiniz için. Dünyanız başınıza yıkılıyor gibi görünse bile sizin iyiliğiniz için. Karma konusunu okuduğunuzda ne dediğimi daha iyi algılayacaksınız.
Üçüncü olarak anı yaşayın ve anda mutlu olamaya çalışın. Yogada yaptığımız tüm çalışmaların da amacı bu. Anda mutlu olmak. Unutmayın bu gün yaşadıklarınız geçmişte yaptıklarınız, düşündükleriniz ve söylediklerinizin eseri. Bu nedenle geleceği şimdiden inşa etmek için çok çalışalım, para biriktirelim, planlar yapalım zırvalıklarını bir an önce unutun ve anda tam şu anda mutlu olmaya çalışın. Mutlu olacağınız işlere, hobilere, insanlara, bitki ve hayvanlara, doğaya yönelin.
Evet dördüncü olarak, şu an mutlu olacağınız işlere yönelin. Hobi olarak yapmayı sevdiğiniz, en iyi yaptığınız, yaparken çok mutlu ve huzurlu olduğunuz şeylerin bir listesini çıkartın. Bunu yoga çalışmalarınıza da devam ederken, her gece yatmadan önce yapın savsaklamayın. Uzun uzun yazın. Kimlerle, nerede, ne yapmayı seviyorsunuz? Hobileriniz neler? Yemeyi içmeyi sevdiğiniz şeyler neler? Sevdiğiniz lokasyonlar, coğrafyalar, davranışlar. Bunları 2 3 sayfa olana kadar veya size yeterli gelene kadar yazmaya devam edin. Kendiniz de başka koçluk soruları ekleyebilirsiniz. Sonra bir masaya oturun ve yazdıklarınıza bakın. Elinizde neler var? Bunlardan en iyi 3 tanesini seçin ve analiz etmeye başlayın. Kendinize sorular sorun. Bunu yapmanızın faydaları, olumlu yanları, güzellikleri neler? Peki ya bunların olumsuz yanları var mı? Bunlar neler? Ne gibi sorunlar yaşayabilirsiniz ve elbette bunları nasıl çözebilir, bunlarla nasıl başedebilirsiniz? En önemlisi de bu plan gerçekçi mi? En son bunlardan en uygun olanını seçin ve analiz edin. Sizi mutlu ediyor mu? Sizce doğru mu? Sizin ve bütünün hayrına mı? En iyi çözüm bu mu? Bu planı veya seçimi nasıl daha iyi hale getirebilirsiniz? Evet ve sonuna geldik.
Yapmak istediğiniz şeyi seçtiyseniz artık eyleme geçme vakti. Yeni işiniz, yeni siz, ruhunuz, bedeniniz ve zihninizle yepyeni hayatınızın ilk günü bu gün. Hemen işe koyulun kendinize bir yol haritası çizin. Görüşmeniz gereken kişileri, almanız, satmanız veya bırakmanız gereken şeyleri belirleyin. Görüşmeler yapın bu sırada doğadan ve yogadan kopmamaya özen gösteri. Unutmayın yaşam disiplini çok önemli. İpin ucunu kaçırırsanız o eski berbat hayata geri dönebilirsiniz.
Her şeyi yazın. Bu da çok önemli söz uçar fakat yazı kalır. Randevularınızı telefonunuza alarmlı olarak kaydedin. Her zaman erken kalkın. Ve en geç 11 de yatın. Biliyorsunuz vücudumuzdaki hormonlar gece 11 ile 3 arasında karanlıkta ve uyuyor iken düzgün çalışır ve vücut kendini tedavi eder. Bu nedenle gece 11 ile 3 arasında mutlaka uyuyor olun.
Gece yatmadan en az 3 4 saat önce yemek yemeyi bırakın. Öğünleriniz arasında 8 saat olsun. Bu durumda tabi 2 öğün yemek yiyor oluyorsunuz. Olamaz oysaki tüm diyetisyenler uzmanlar televizyon ve radyolarda bas bas bağırıyorlar. 3 ögün yemek ve bir sürü ara öğün veriyorlar. Hoş her gün yeni bir bilgi ortaya çıkıyor ama buna yine siz karar verin benim söylemek istediğim şu ki vücudumuz yemek yediğimizde bunu ancak 8 saatte tamamen sindiriyor. Bu nedenle yemeğinizi yedikten 1 saat sonra çiğneme yapacağınız bir ara öğün yediğinizde vücudunuz sürekli yemek yediğinizi varsayıyor ve dolayısıyla sindirim sisteminiz sürekli çalışıyor ve bu da sizi acıktırıyor. Yedikçe yiyesiniz geliyor ve kilo alıyorsunuz. Bu sakız bile çiğneseniz gerçekleşiyor.
Eskiden olsa tek öğün bile yeterli olurdu çünkü o zamanlar yiyecekler gdo lu veya ilaçlı değil, organik idi. Fakat şimdi öyle değil bu nedenle, protein, mineral, karbonhidrat, su vb bir çok şeyin hepsinden uygun oranlarda yiyerek dengeli bir beslenme programı oluşturmalısınız. Bu nedenle herhangi bir rahatsızlığınız, vitamin veya mineral eksikliğiniz yoksa, fiziksel güç çok harcamadığınız bir yaşam yaşıyorsanız, dengeli bir şekilde yiyeceğiniz 2 öğün yemek ile zinde, fit ve hayatta kalabilirsiniz. (Bunlar benim çalışmalarımın sonucu ve kendim için de uyguladığım sistemdir herkes için uygun olmayabilir, siz yine de doktorunuza veya beslenme uzmanınıza danışmadan bunları uygulamayın :P)
Ne diyorduk evet 2 öğün yemek. Tabi aralarda çiğneme yapmayacağınız gıdalar da tüketebilirsiniz. Bunlar soğuk sıkım sebze suları, (dikkat meyve suyu demiyorum çünkü lif yok ve çok şeker yüklemesi olabilir.) veya yoğurt olabilir. Hatta her gün 1 kase yoğurt veya kefir (tabi ki ev yapımı, evde mayalanmış olmalı) mutlaka yemelisiniz.
4. maddemiz baya uzun sürdü. E neticede mutluluğun sınırı yok.
Şimdi yeni yaşam kurmak ve iş ve günlük yaşamda mutlu olma maddelerimizi eklediğimiz yeni maddeler ile bir hatırlayalım.
1. Zihnen, ruhen ve bedenen sağlıklı, saf, temiz ve daha iyi hale gelmek. Zihni ve egoyu susturmak.
2. Takıntılarımızdan, biriktirdiğimiz gereksiz şeylerden, düşkünlük ve her türlü bağımlılıklarımızdan, kurtulmak.
3.Plan yapmamak
4. Anı yaşamak, anda kalmak ve anda mutlu olmak.
5. Mutlu olacağımız işlere, kişilere, durum ve coğrafyalara yönelmek.
6. Kişisel, fiziksel ve ruhsal gelişimimimize önem vermek, bunun için çaba göstermek.
7.Kendimize ve çevremize dürüst olmak, hırsızlıktan kaçınmak
8. Ve son olarak gerçekçi olarak, kendinizi akışa bırakın, niyet edin ve akışta kalın. Olmayan şeyler için üzülmeyi bırakın vardır bir hayır. Yaşamınızda çıkabilecek fırsatları değerlendirin, içgüdülerinize güvenin.

Derslerimize, eğitim ve yoga tatillerimize katılmak, bilgi almak için arayın.

0531 525 77 47

AŞK VE BAĞIMLILIKLAR ÜZERİNE YOGA SOHBETİ 16. YOGA SUTRA: BAĞLARDAN ÖZGÜRLEŞMEK BAĞIMLILIK VE KISKANÇLIK

 

Kutsal metinlerden Patanjali'nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.
Kutsal metinlerden Patanjali’nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.

Herkes umarım muhteşem bir haftasonu geçirmiştir. Geçirmemiş olanlar için ise bağlardan özgürleşmek, esaretten, bağımlılıklardan, acıdan ve egodan kurtulmak adına bir makale hazırladım ve bu makale Patanjalinin 16. Yoga Sutrası olan: “Tatparam prusha khyateh guna-vaitrishnyam”

İle ilgili. Bu sutranın türkçesi aşağıdadır.

           Bağlardan özgürleşmenin-bağlanmamanın en yüksek durumunda, tüm arzular gerçek Öz’le birleşmeden dolayı kaybolur.

Şimdi bu sutrayı yaşamla harmanlayarak inceleyelim.

Kişi atmanın bilgisiyle doğanın herhangi bir tezahürünü arzulamayı bıraktığı zaman bu en yüksek bağlanmamadır.

Yani arzu olmazsa özle birleşirsin. Bir şeyi çok istersek özgürleşemeyiz. Özgürleşememek kurtuluş yolunda, aydınlanma yolunda ilerlememizi engelleyen etkenlerden biridir. Çok istemek özgürleşmeyi yok eder. Çok istemeyi bırakmalı ve bu sayede asla hiçbir şeye bağımlılık derecesinde bağlanmamalıyız

Daha önce de dediğimiz gibi bağlanmamak kayıtsızlık değildir. Aksine bağlanma, bağımlılıklar, esaret, keder ve üzüntüyü beraberinde getirir. Bu nedenle pek çok insan yoga felsefesini, bencil ve gayri insani bularak reddediyor. Fakat aslında bu böyle değildir, hatta bunun tam tersidir. İnsan sevgisi bir çok insana göre onların bildiği en yüksek duygudur. O bizi bencillikten kurtarır, bu sevgiyle birlikte paylaşmayı, değer vermeyi, önemsemeyi belki de disiplini bile öğrenebiliriz. Fakat aynı zamanda sahiplenici ve özeldir. Sahiplenmek kıskançlığı beraberinde getirir. Kıskançlık, sahiplenmek egosal duygulardır. Eğer bir kişiyi gerçekten özünü seviyorsak onu kıskanmayız. İçimiz her zaman rahat ve nötrdür. Kıskançlık beraberinde hem kendimiz hem karşı taraf acısından acıyı da getirir.

Çünkü kıskançlık karşılaştırmadır. Kendini veya başkasını kıyaslarsın. O kişi daha güzel, daha kaslı, daha zeki, daha zengin… Kendini veya başkasını karşılaştırmayı kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık kaybolur.

Bir taşı kıskanabilir misin? Ya da bir ağacı? Ateşi veya suyu kıskanabilir misin? Su her yerden geçebiliyor sen geçemiyorsun. Bulunduğu kabın şeklini alıyor. Hatta buhar olup uçabiliyor, çiğ olup yaprakların üzerine düşüyor ve hiçbir zaman kaybolmuyor. Suyu kıskanman gerçekten çok acı verici olabilirdi. Kendini sadece insanlarla kıyaslıyorsun çünkü bu öğretildi. Onun sevgilisi daha güzel, onun arabası daha hızlı, onun çocuğu daha zeki, başarılı veya yetenekli gibi.

Fakat kendini diğer insanlarla da kıyaslaman çok saçma çünkü diğer insanlar da doğadaki ağaç gibi, su ve ateş gibi eşsiz. Sen de diğer insanlardan farklı, eşsiz ve orjinalsin. Bunları egon şişsin diye söylemiyorum sadece tanrı her zaman orjinal yaratır. Hiç bir şey bir diğerinin aynısı değildir olamaz. Aynı görünse bile tıpa tıp aynı bile olsa aynı değildir.

Eski bir Sufi hikâyesi vardır: (Alıntı)
Bir adam çok acı çekiyormuş ve her gün Tanrı’ya dua edip, “Neden ben? Başka herkes çok mutlu görünüyor, ben neden böyle acı çekiyorum?” diyormuş. Bir gün büyük bir umutsuzlukla Tanrı’ya dua etmiş: “Bana başka herhangi birinin acısını verebilirsin, onu kabul etmeye hazırım ama benim acımı al. Artık dayanamıyorum.”
O gece güzel bir rüya görmüş―güzel ve çok açıklayıcı. O gece rüyasında Tanrı’nın gökyüzünde görünüp herkese, “Bütün acılarınızı tapınağa getirin,” dediğini görmüş. Herkes kendi acısından bıkmış durumdaymış―aslında herkes hayatının bir döneminde, “Herhangi birinin acısını kabul etmeye hazırım ama benimki al; benimki çok fazla, dayanılmaz,” diyormuş.
Böylece herkes kendi acılarını torbalara doldurmuş, tapınağa gitmiş ve herkes çok mutlu görünüyormuş; artık dualarının kabul olduğunu düşünüyorlarmış. Bizim adam da tapınağa koşmuş.
Tanrı, “Torbalarınızı duvar kenarına koyun,” demiş. Bütün torbalar duvar kenarına konmuş ve Tanrı, “Şimdi seçebilirsiniz,” demiş. “Herkes istediği torbayı alabilir.”
Ve en şaşırtıcı şey şuymuş: bu her zaman dua eden adam, başka herkesten önce kendi torbasını seçebilmek için yanına koşmuş! Ama çok şaşırmış çünkü herkes kendi torbasına koşuyor ve tekrar onu seçmekten mutlu görünüyormuş. Ne oluyormuş? İlk defa olarak herkes başkalarının sefaletlerini, başkalarının acılarını görüyormuş―onların torbaları da büyükmüş, hatta daha da büyükmüş!
Ve ikinci sorun şuydu ki, insan kendi acılarına alışıyordu. Şimdi başka birininkini seçmek―torbada ne tür acılar olduğunu kim bilebilirdi? Uğraşmak niye?  En azından kendi acılarını tanırsın, onlara alışmışsındır, katlanılabilirler. Yıllarca onlara katlanmışsındır―niye bilinmeyeni seçesin?
Herkes evine mutlu bir şekilde dönmüş. Hiçbir şey değişmemiş, aynı acıları geri götürüyorlarmış ama herkes kendi torbasını alabildiği için mutluymuş ve gülümsüyormuş.
Ertesi sabah Tanrı’ya dua etmiş ve, “Dua için teşekkür ederim,” demiş. “Bir daha asla böyle bir şey istemeyeceğim. Sen bana her ne verdiysen iyidir, benim için iyi olmalı ki bana verdin.”

Kıskançlık yüzünden sürekli acı çekersin, acı çeker ve acı çektirirsin. Sahte davranmaya ve yalan söylemeye, yoldan çıkmaya, şeytani planlar kurmaya başlarsın. Kendin değil bir kopya gibi davranırsın. Kıskançlıkla yaşanan sevgi cehennem gibidir.

Atman sevgisi öyle değildir. Yoga felsefesiyle ilgilenmeyen ve bilmeyen insanlar, diğer insanları sadece onları güzel oldukları, zeki oldukları, komik veya zengin oldukları için severler. Atman sevgisine göre ise sadece gerçekte ne iseler o oldukları için sevilir

Bu kavram ilk başta biraz karmaşık görünebilir. İnsanları gerçekte, özünde ne iseler o oldukları için sevmek, belirsiz ve göreceli bir kavramdır. İnsanların gerçekte özleri Atmandır ve içimizdeki Atmanı sevmek onu her yerde, her koşulda sevmektir.

Her yerde Atmanı sevmek, doğanın herhangi bir tezahürü önüne geçip, doğanın ve onu içindeki gerçekliğe girmektir. Böyle bir sevgiyi sınırlı zihnimizle şu anla anlamamıza imkan yoktur. Çünkü bu sevgi çok engindir. Yinede anlatmak gerekirse söyle açıklayabiliriz, şimdi dünyada en çok sevdiğimiz kişiyi düşünelim. Çok sevdiğimiz bu kişiye karşı duyduğumuz sevginin sonsuzlaşarak ve derinleştiğini ve geliştiğini hayal edelim. Yani çok sevdiğimiz birinin sevgisinden çok daha büyük ve huzur dolu olan hali.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Şimdi çok aşık olduğumuz birini düşünelim. Sonra bu kişiye neden aşık olduğumuzu, nelerini sevdiğimizi düşünelim. Hangi özellikleri bizi etkiledi? Fiziksel görünüşü mü? Zekası mı? Maddi durumu mu? İş başarısı veya iş hayatı mı? Aile hayatı mı? Bize davranışları mı?

Şimdi bu soruların cevaplarını uzun uzun düşünelim. Aşık olmamıza neden olan ne? Bir bir gelen cevapların hepsi yani bu kişinin eşsiz ve kimseye benzemez olduğu düşüncesinin nedeni bizim cehaletimizdir.

Eğer bunu duyduğunuzda sinirleniyor ve cehalet mi? Ben cahil miyim gibi düşüncelere takılıyorsanız, aydınlanma yolunda uzun bir mesafe kat etmeniz gerekecek. Çünkü gerçeklik algınız dış tezahürlerle sevdiğiniz kişinin karakteri, ve kişisel nitelikleriyle ayrıca kendi ego duygumuzun da buna tepki verme tarzıyla engellenmiş, bulutlanmış ve bulanıklaştırılmıştır.

Fakat üzülmeyin bu zayıf algı parlaması geçerli bir ruhsal deneyimdir. Zihnimizi arıtmaya ve bizi bekleyen gerçek, çok daha büyük olan asıl sevgiye uygun hale gelmeye teşvik eder.

Tüm bunlar kulağa üzücü gibi gelse de tüm gerçek sandığınız aşklar eninde sonunda size büyük üzüntüler yaşatır. Bunun nedeni hayatın dualiteden ibaret olmasıdır. Yeterince mutlu olduğunuzda mutsuz anlarınız da gelecektir. Hiçbir zaman hiç kimse sürekli aşırı mutlu veya aşırı mutsuz bir yaşam süremez.

Şu an hissettiğimiz aşk veya insan sevgisi gelip geçici ve huzursuzluk yaratıcıdır. Oysa Atman sevgisi böyle değildir. Kesinlikle istek, arzu ve egodan yoksundur. Güvenli, ebedi ve sakindir.

Bunun nedeni ise seven ve sevilenin bir olmasıdır.

Kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık yok olur. Acımasızlık, sahtelik, kötülük yok olur. Kendini tanı, büyü, farkına var. Brahmanın (mutlak olan) seni yaratımına saygı duy. O zaman bu hayatta cehennemi değil cenneti yaşayabilirsin. Cennetin kapıları her zaman senin için sonsuza kadar açık fakat sen güzellikleri görmeye başlayınca bunu farkedeceksin.

Şimdi tüm bunları bir başka kutsal metin olan Bhagavad Gita’dan bir alıntı ile tamamlayalım:

Su sürekli okyanusun içine akar.

Fakat okyanus asla karılmaz.

Arzu görenin zihnine akar.

Fakat o asla karışmaz.

Gören huzuru bilir.

Arzuyu unutan huzuru bilir.

O arzulamadan yaşar.

Egosuz, gurursuz.

Instagram: Luminy Life

Bilgi ve randevu için 0531 525 77 47

18. YOGA SUTRA, REENKARNASYON, YENİDEN DOĞUŞ, KARMA, SAMSKARA VE VASANALAR

Herkese merhabalar,

Balçova Terapi Ormanında yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.
Balçova Terapi Ormanında yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.

Biz bu haftasonunu Balçova Terapi Ormanında Trekking, yoga ve bol bol meditasyon yaparak geçirdik. Umarım siz de huzur dolu bir haftasonu geçirmişsinizdir. Kendinizden ve çevrenizden kötü enerjili insanları uzak tutmayı ve akışta kalmayı ihmal etmeyin. Unutmayın kötü düşünceler ve eylemler sahiplerini bulur.

Sutramıza dönecek olursak. Bu sutrada bol bol karma, yeniden doğuş yani reenkarnasyon, yoga ve aydınlanma yolundan bahsedeceğiz. Haydi hep birlikte Patanjalinin 18. yoga sutrasını inceleyelim.

  1. Virama pratyaya abhyasa pruvah samskara seşonyah

Asmprgyat Samadhi’de sürekli uygulamaya dayalı içgörü, tüm algı sönükleştiğinde ortaya çıkmakta ve yalnızca ortaya konmamış izlenimler kalmaktadır.

Bu sutrada anlatılmak istenen şudur. Bir önceki yani 17. Yoga sutrada teklik hissine ulaştığımızda yani evrende atman, brahman aradında yani yatarıcı, bitki, hayvan, insan vs gibi hiçbir şeyde bir ayrım gözetmediğimizde ve hepsinin aslında tek olduğunu anladığımızda o zaman smprgyat samadhiye ulaşıyordurk. Bu tohumlu samadhi idi. Burada insanlar bir takım siddhi güçlere ulaşabiliyordu ve bu nedenle bu samadhi tohumlu oluyordu. Fakat bunlar da bırakıldığında yani aydınlanma yolunda kazandığımız özel güçler ve üstünlüklerden de vazgeçtiğimiz zaman tohumsuz samadhiye yani asmprgyat samadhiye ulaşıyoruz.

Bu samadhiye ulaşabilmek için öncelikle bu dünyayı, (ilizyonu, mayayı) algıladığımız duyulardan vazgeçmeliyiz. Çünkü bunlar bize gerçek bilgiyi sağlayamaz. Bu algılar bizde mutluluk, üzüntü, neşe, keder, kıskançlık, kızgınlık gibi duygulara yol açar. Oysa bunları yaşamak bir süre sonra hayatı çekilmez ve yaşanmaz bir hale getirebilir. Bunun nedeni daha önce bir çok yazıda bahsettiğimiz gibi dualitedir. Evren dualiteden oluşur. Aynı uzakdoğu felsefesinde geçen yin ve yang gibi, karşılıklı zıtlıkların bir denge içinde bulunduğu bir evrende yaşıyoruz. Hiç bir zaman sürekli mutlu veya mutsuz olamazsınız. Aşırı duygular karşılığında belli bir zaman sonra onların aşırı zıt duygularını beraberinde getirir. Sürekli pratik ve meditasyon ile duyularımızı sönükleştirebilir ve bu dualiteden kendimizi sıyırabiliriz.

Sürekli uygulama ile yani abhyasa (pratik) ile içgörü

Balçova Terapi Ormanında haftasonu yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.
Lumny Yaşam yoga, meditasyon ve nefes dersleri Alsancak’ta

geliştiğinde, duyular sönükleştiğinde artık sadece izlenimler kaldığında, Asmprgyat samadhi ye ulaşırız.

Bu sutrada ayrıca samskaralardan da bahsedilmiştir. “Samskaralar” bu dünyada senin gerçekleşmesine neden olduğun yanlış algılamalardır. Örneğin “ıslak saçla dışarı çıkma hasta olursun” gibi. Aynı görüş bir çok kitapta, bilimde ve dinde de vurdulanmıştır. Kuantumda evrenin çekim yasası, secret kitabında bir şeyi istemek ile birlikte hayatına çekebileceğinle ilgili anlatımlar, dinlerdeki dualar vs. Tabi buradakiler genelde pozitif şeyleri hayatımıza çekmekle ilgili. Fakat negatif şeyleri de çekeriz. Bir çocuğa sürekli koşma düşersin dersen bu samaskaradır ve çocuk bunu sürekli duyduğu için bilinçaltına yerleşir ve neticede düşer. Oysa koşup düşmeyen bir sürü çocuk vardır. Ya da ıslak saçla dışarı çıkıp hasta olmayan bir sürü insan.

Düşünceyi inanç haline getirdiğimizde ise bu “vasana” olur. Vasanalar ise artık samskaraların daha ileri versiyonu, değiştirilmesi çok güç olan inançlardır. Örneğin “yanan bir sobaya değersen elin yanar.” Gibi.

Doğduğumuzdan beri bize ateşin sıcak, yakıcı ve tehlikeli bir şey olduğu öğretildi. Bir çok kişinin çeşitli yerleri ateşle veya sıcak şeyler ile yandı. Bu düşünce artık eylemler ile de daha baskın ve kalıtımsal bir hale geldi. Gördüğümüz insanların çok büyük bir bölümü ateşte yanabiliyor. Fakat yoga halindeki aydınlanmış ustalar, veya başka bir şekilde aydınlanmış olan bazı insanlar ateş şovları yapıyor ve onlar yanmıyor. Toprak altında saatlerce günlerce kalıp nefessizlikten ölmeyen insanlar var. Yinede bir çok insan, kalıplaşmış bazı düşünceler nedeniyle, bir çok şeyin imkansız olduğunu düşünüyor.

Konumuza dönecek olursak bizim sürekli dünyaya yeniden gelmemize neden olan şey de aslında temizlenmemiş karmalar ve bu samskaralardır. Her ne kadar ilişkilerimizde çok acı çekiyor da olsak, dünyadan bezdiğimizi söyleyip buna içtelikle inansak da, aslında içten içe içimizde kalmış olan bu bilinçaltı eğilimleri bizi yeniden dünyaya gelme, geri dönme ve bir kez daha duyusal deneyimlere dalma arsuzuna neden olur.

Samskaralarımızı, ve karmalarımızı tamamen temizlediğimizde, aynı aydınlanmış bir insan gibi, mükemmel yoga halindeki bir insan gibi artık yeniden doğma dürtüsü olmaz. Karmalarımız geçmiş yaşamımızda ve bu yaşamımızda yaptığımız eylemlerin bize geri dönmesi, karşı tarafa hissettirdiğimiz aynı duyguyu bizim de yaşamamız ve yaşayacak olma durumudur. Örneğin bir bizim için en önemli şey sadakat diğer kişi için ise para olabilir. Eğer o kişi bizi aldattıysa ve bunun karşısında çektiğimiz acının karşılığı o kişide para kaybetmek ise, onun başına bu durum gelir. Yani kısaca söylemek gerekirse evren kesinlikle çok adaletlidir. Eğer karşıdaki kişiyi aldattığınızda sizin kadar üzülmeyecekse onun da sizin kadar üzüleceği konudaki acı verici olay başına gelir.

Aydınlanmış, yogaya ulaşan kişiler özgürleşir, tüm samskaralarından ve karmalarından kurtulur ve bir daha dünyaya gelme isteği olmaz. Bu dünyadaki hayatı bittiğinde sonsuza dek atmanla birleşecek ve artık hiçbir acı, sıkıntı, mutluluk, mutsuzluk, kızgınlık gibi insani duygular kalmayacak, böylece sınırsızca ve sonsuz olarak her yerde ve aynı zamanda da hiç bir yerde olacak ve de olmayacak.

Bilgi için:

Whatzap: 0531 525 77 47

Instagram: Luminy Life

ONLINE YOGA, PRANAYAMA, NEFES VE PERSONAL TRAINING DERSLERİ BAŞLADI

 

Merhabalar,

Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, kilo kontrolü ve daha bir çok program İstanbul Göktürk, Ankara ve daha bir çok şehirde online olarak başladı.
Canan Yıldırım ile yoga, pranayama, nefes, meditasyon, spiritüel yaşam koçluğu, kilo kontrolü ve daha bir çok program İstanbul Göktürk, Ankara ve daha bir çok şehirde online olarak başladı.

Luminy ailesi olarak bereket ve şans ile gelen 2020 yılını mutluluk ve sevgiyle karşılıyoruz. Sadece İzmir’de değil İstanbul, Göktürk, İstinye, Beşiktaş, Nişantaşı, Zekeriyaköy gibi bir çok semtten gelen istekler doğrultusunda artık buralarda  bulunan ve ailemize katılmak isteyen herkese online yoga, pranayama, nefes, meditasyon, kilo kontrolüne yönelik personal training, fonksiyonel antrenman ve çeşitli programlara katılabilir.

Sizler de aileniz, arkadaşlarınız, komşunuz ya da diğer sevdiklerinizle yaşam ve spor koçluğu ile, aynı zamanda da yoga felsefesinin derinliklerine inerek, yogik yaşam tarzını hayatımıza nasıl geçireceğimizi, yememiz, yemememiz gereken besinleri, günlük rutinlerimizin nasıl olması gerektiğini, neye ne kadar zaman ayırmamız gerektiğini kısaca hayatımızda değiştirip dönüştürmek istediğimiz ve yaşamımıza sokmak istediğimiz her şey için bir başlangıç olarak kabul edebileceğimiz online Luminy Life derslerine başlamak için tek yapmanız gereken bizi arayıp kısa bir görüşme ardından nelere ihtiyacınız olduğunu belirleyip bunları birlikte uygulamak.

İzmir Alsancak’daki ders ve workshoplarımız tüm hızıyla devam etmekte. Takipte kalın ve hiç bir zaman yalnız olmadığınızı ve her zaman yanınızda olduğumuzu hatırlayın. Bilgi almak için 0531 525 77 47

Instagram: Luminy Life.

 

 

2020 YILINDA SEVDİKLERİNİZE YENİ YIL HEDİYESİ OLARAK YOGA VE SPOR DERSİ HEDİYE EDİN (İZMİR, ALSANCAK)

2020 yeni yıl hediyenizi şimdiden seçin. İzmir Alsancak'taki yoga stüdyomuzda size en uygun programı birlikte seçelim.
2020 yeni yıl hediyenizi şimdiden seçin. İzmir Alsancak’taki yoga stüdyomuzda size en uygun programı birlikte seçelim.

Herkese merhabala
Umarım hepiniz güzel bir yaz geçirmiş ve kışa hazır hissediyorsunuzdur. Luminy yaşam ailesi yaz boyunca devam eden yurt içi ve yurt dışı yoga, spor ve sağlıklı yaşam kampları, farkındalık etkinlikleri, nefes atölyeleri, çalışanların hayatını kolaylaştırmak, iyi hissetmeleri ve duruş bozukluklarının önlenmesi ve giderilmesi için oluşturulmuş sağlıklı yaşam, ve sabah motivasyon ve işyeri egzersiz programları ile çok güzel bir yaz geçirdi.

Yeni yıl yaklaşırken, siz de ailenize, arkadaşlarınıza evde oraya buraya atacakları bir hediye vermek yerine, onların yaşamlarını değiştirecek, farkındalık uyandıracak ve hayata farklı açılardan bakmalarını sağlayacak bir hediye verin. Onlara maddesel hediyeler yerine bir deneyim sunun.

Kişiye özel spor programları ile duruş bozuklukları, sırt, bel ve boyun ağrılarından kurtulun. İzmir Alsancak'taki stüdyomuzu ziyaret edin.
Kişiye özel spor programları ile duruş bozuklukları, sırt, bel ve boyun ağrılarından kurtulun. İzmir Alsancak’taki stüdyomuzu ziyaret edin.

Hediyeyi sunacağınız kişinin karakterine, motivasyonuna ve ihtiyaçlarına yönelik olarak bir hediye seçebilirsiniz. Örneğin çok

stresli bir işte çalışan bir dostunuza günün stresini atması ve zihnini boşatması için nefes ve yoga dersi hediye edebilirsiniz. Ya da sürekli oturarak çalışan, duruş bozuklukları, sırt, boyun, bel ve eklem ağrıları olan bir arkadaşınız veya aile ferdine, kişiye özel spor programı (personal training) hediye edebilirsiniz.

Bu programlar herhangi bir spor salonuna yazılmaktan çok farklıdır. Bunun nedeni hizmeti alan kişinin vücut özelliklerine, beslenme düzenine, yaşam tarzına uygun bir program belirlenmesidir. Hedefe ve sonuç almaya yönelik olarak alacağınız bu programlar senelik alıp 3 ay gidip bıraktığınız spor salonlarından farklı olarak bir yaşam koçu eşliğinde yapıldığı için motivasyonunuz da artacaktır. Motivasyonunuzun artmasıyla düzenli yapılan egzersiz veya farkındalık programları ile siz değiştikçe yaşamınızın da dönüştüğünü göreceksiniz.

2020 yılı, yeni yıl için alacağınız en güzel hediye sevdiklerinize farklı ve onların yaşamını değiştirecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir deneyim sunmaktır.

Sizler de İzmir, Alsancak’da olan yoga, reformer pilates, eşli egzersiz, işyeri egzersizleri, nefes ve meditasyon atölyeleri, enerji çalışmaları, kilo kontrolü programları gibi programlardan birini veya bir kaçını seçip yeni yıla dönüşerek girmek istiyorsanız, hemen bizi arayın. Vücut analizi  ve tespit için randevu almayı unutmayın. Telefon numaramız 0531 525 77 47

YOGA VE ALGI ( İZMİR, ALSANCAK, KIBRIS ŞEHİTLERİNDE YOGA DERSLERİ BAŞLIYOR)

Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitleri'nde yoga derslerine katılın. Siz değişin yaşamınız dönüşsün.
Canan Yıldırım ile İzmir, Alsancak, Kıbrıs Şehitleri’nde yoga derslerine katılın. Siz değişin yaşamınız dönüşsün.

Biz insanlar, insan olduğumuz için böbürlenir, etrafımızdaki kaynakları sonuna kadar tüketir ve sürekli daha fazlasını isteriz. Bizler mükemmel varlıklar değiliz. Bizler sadece düşünebilen hayvan ve bitkileriz. Bizler anne karnında 6 haftalık iken, dna yapımızın %97.5 i maymun, %75 i köpek, %50 si tatar böceği ve % 33 ü nilüfer çiçeği ile aynı yapıya sahiptir. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu oranlar kendi içlerinde toplandığında yaklaşık %99u bulmaktadır. Anne karnındaki 7. Haftanın gelmesiyle anneden gelen 1 kromozom ile insan formuna dönüşüyoruz ve aslında doğanın ta kendisi iken %1 lik kısmımızla insan olduğumuz için kibirle övünüyoruz.

Aslına bakarsak etrafımızdaki her şeyin en küçük yapı taşına baktığımızda, hepsinin aynı maddeden, aynı şeyden yapıldığını görüyoruz. Yani hepimiz bir, hepimiz tekiz. Peki ya böyleyken neden sürekli çevremizle ve kendimizle sorunlar yaşıyoruz?

Etrafımızda aslında bir çok şey oluyor ve bu olup biten şeyler içinde bizler sadece çok küçük bir kısmı algılayabiliyoruz. Bunun nedeni ise, dünyayı az gelişmiş, hatta hiç gelişmemiş algılarımız ve vücut sistemimiz ile anlayamıyor olmamızdır.

Canan Yıldırım ile yaşama farklı açılardan bakın. İzmir Alsancaktaki derslerimize katılmak ve bilgi almak için arayın.
Canan Yıldırım ile yaşama farklı açılardan bakın. İzmir Alsancaktaki derslerimize katılmak ve bilgi almak için arayın.

Bizler her şey çok iyi algılayamıyoruz çünkü görmeyi bilmiyoruz. Gözler gerçekten olup biteni göremez. Gözler gördüğünü sanır fakat bu büyük bir yanılgı, büyük bir illüzyondur. Gözler eğer gerçekten görüp olup biteni algılayabilseydi, biz Güneşin hareketlerini, gün doğumu ve gün batımlarını izlerken Güneş’in aslında hareket etmediğini anlamalıydık. Güneş hareket etmiyor. Dünya Güneş’in etrafında dönüyor. Oysa biz gelişmemiş algılarımızla güneşin hareket ettiğini sanıyoruz.

Dünya kendi etrafında dönüyor, bizler dünyanın üzerindeyiz fakat bu dönüşü niçin hissedemiyoruz? Bir karıncanın ayak seslerini duyabiliyor muyuz?

Peki ya bu şartlar altında, algılarımıza, 5 duyumuza nasıl güvenebiliriz? Peki ne yapacağız? Algılarımıza ve zihnimize güvenemiyorsak, başka bir yol bulmalıyız. Önce güvenemediklerimizi kapatalım. Zihnimizi susturalım. Peki bunu nasıl yapacağız? Elbette meditasyon ile. Zihnimizi beynimizi meditasyon ile susturmalıyız. Eğer onu susturmazsak, ahamkar (ego) konuşmaya başlar ve bu hiç de iyi olmaz. Bize gerçek olmayan şeyler söyler. Yaşama enerjimizi emer. Azıyla değil, her zaman daha fazlasını dilememizi ve dolayısıyla yaşamdan hiçbir zaman tatmin olamamamızı sağlar.

Ego konuşmaya başladığında o küçücük beynimizle her şeyi eleştirmeye başlarız, her şeyi yargılamaya başlarız. Bazen mutlu, bazen, üzgün, bazen ise kayıp oluruz. Duygusal türbülansların yaşamımızı mahvetmesi gerekmez. Buna engel olabiliriz.

Bunu nefes egzersizleri, meditasyon ve pranayama (yaşama gücü enerjisini yayma) çalışmaları ile yapabiliriz. Zihnimizi susturup, bu hayattaki yeni bir duyu, his, algı geliştirip en iyi versiyonumuza ulaşmaya çalışabiliriz.

Evet meditasyon, yoga ve pranayama çalışmaları ile 6. bir duyu inşa edip, var oluşumuzun, varlığımızın nedenini algılayıp, hayat boyu daha iyi seçimler yapabiliriz.

Çok yakında ayurveda ile ilgili eğitim ve yoga kamplarımız başlayacak. Vücut tipinize göre beslenme, rahatsızlıklarınızın ilaçsız ve bitkisel tedavisi, kendi kendimizin doktoru olmak için yepyeni bir eğitim planlıyoruz.

Derslerimize, yoga tatillerimize, eğitim ve kamplara katılmak, bilgi almak için hemen arayın 0531 525 77 47

İZMİR’DEN DALYAN’A HUZUR YOLCULUĞU VE ARINMA YOGA KAMPI

İzmir'den Dalyan'a huzur yolculuğu. Yoga kampımızda sabah meditasyonu ve yogası.
İzmir’den Dalyan’a huzur yolculuğu. Yoga kampımızda sabah meditasyonu ve yogası.

Herkese merhabalar

Biz muhteşem bir haftasonu geçirdik ve yeni haftaya arınmış ve dinlenmiş olarak başlıyoruz. Ya siz? Umarız sizin haftasonunuz da güzel geçmiştir.

11, 12, 13 Ekim 2019 haftasonu Dalyan, Ortaca, Muğla’da bir

Canan Yıldırım ile Dalyan yoga kampı boyunca şehirden ve kalabalıktan uzakta, haftanın tüm yorgunluğunu ve stresini attık.
Canan Yıldırım ile Dalyan yoga kampı boyunca şehirden ve kalabalıktan uzakta, haftanın tüm yorgunluğunu ve stresini attık.

yoga kampı gerçekleştirdik. Nehir kıyısında sürekli karetta karettaları görme imkanımız olan şirin bungalov otelimizde konaklarken. Dalyan Bungalow otel sahibi Melih bey bize her konuda yardımcı oldu.

Sabah 8.00 da uyanıp pranayama çalışmaları ile güne başladık.

Siz de kendi özel grubunuz ile yoga tatili veya kampı organize edebilirsiniz.
Siz de kendi özel grubunuz ile yoga tatili veya kampı organize edebilirsiniz.

Pranayama nefes ile evrendeki yaşama enerjisini vücudumuza alıp yayma çalışmasıdır. Pranayama çalışması ardından, ayakta nefes hareketleri ile devam ettik. Güneşi selamlama serisi ile iyice ısındıktan sonra asanalarımızı tamamlayıp derin gevşemeye geçtik.  Kamp süresince sabah ve akşam günde 2 kere yoga yaptık.

Vücudumuza, ruhumuza ve zihnimize çok iyi gelen bu

Canan Yıldırım eğitmenliğinde İzmir'den Dalyan'a yoga kampımızda Kaunos Antik Kentini de ziyaret ettik.
Canan Yıldırım eğitmenliğinde İzmir’den Dalyan’a yoga kampımızda Kaunos Antik Kentini de ziyaret ettik.

çalışmanın ardından otelimizin bize özel olarak hazırladığı serpme kahvaltıyı afiyetle yedik.

Akşam yemekleri de muhteşemdi. Otel sahibimizin elleriyle hazırladığı tüm mezelerden tatma imkanımız oldu. Yoga dersleri sonrasında bize yeşil çay ikram ettiler.

Kaunos Antik Kenti
Kaunos Antik Kenti

Ertesi gün sadece grubumuza özel tekne turu ile iztuzu plajını ziyaret ettik. Ekim ayı olmasına rağmen hava çok güzeldi. Tüm kamp misafirleri güneşin ve denizin tadını çıkardı. Kumsaldaki karetta karettaların ayak izlerini takip ettik. Yumurtlama alanlarını inceledik. Şirin yengeçlerin kumlarda gezinmesini izledik.

İzmir'den Dalyan'a huzur yolculuğumuzda sabah kahvaltımızdan bir kare.
İzmir’den Dalyan’a huzur yolculuğumuzda sabah kahvaltımızdan bir kare.

İztuzu plajından sonra termal bir tesiste çamur banyolarına gittik. Burada vücudumuz için şifalı çamurları tüm vücudumuza sürdük ve kurumalarını bekledik. Sıcacık termal sularda tüm haftanın yorgunluğunu üzerimizden attık.

Dönüşte akşam yogamız ve akşam yemeğimizi yedikten sonra şehir merkezinde gezintiye çıktık ve Dalyan’dan küçük hatıralar aldık.

Ertesi gün yine tekne ile nehrin diğer kıyısına geçip Kaunos Antik kentini ziyater ettik.

Her yaştan ve her seviyeden yoga severleri İzmir Alsancak'taki yoga stüdyomuza, derslerimize ve kamplarımıza  bekliyoruz.
Her yaştan ve her seviyeden yoga severleri İzmir Alsancak’taki yoga stüdyomuza, derslerimize ve kamplarımıza bekliyoruz.

Eskiden burası bir liman kentiymiş fakar denizin alüvyonlarla dolmasıyla bu özelliğini zamanla yitirmiş. Bazilika, hamam ve agoraları dolaşıp 300 yıllık mozaikleri inceledik. Antik kent aynı zamanda UNESCO geçidi dünya listesinde yer alıyor. Antik kentin etrafı da Kral mezarlarıyla çevrili idi. Bu muhteşem tarihi gezi sonunda yine otelimize döndük ve akşam yogamızı yaptık.

Kamp sonunda izmire dönerken yol üzerinde yuvarlak çayda biraz daha doğanın tadını çıkararak içeceklerimizi yudumladık ve o meşhur salıncaklarda sallandık.

Bir sonraki kampımızda sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız. Sağlık ve huzurla kalın.

Şehir içinde yoga, pilates ve fitness derslerimize katılmak isterseniz Instagram ve telefon ile bize ulaşabilirsiniz

Instagram: Luminy Life

Whats app: 0531 525 77 47