AŞK VE BAĞIMLILIKLAR ÜZERİNE YOGA SOHBETİ 16. YOGA SUTRA: BAĞLARDAN ÖZGÜRLEŞMEK BAĞIMLILIK VE KISKANÇLIK

 

Kutsal metinlerden Patanjali'nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.
Kutsal metinlerden Patanjali’nin yoga sutraları ve bunların yaşama uyarlanması ile ilgili Yoga felsefesi sohbetleri, yoga, nefes, kilo konrolü, personal training derslerine katılmak için hemen randevu alın. Alsancak, İzmir.

Herkes umarım muhteşem bir haftasonu geçirmiştir. Geçirmemiş olanlar için ise bağlardan özgürleşmek, esaretten, bağımlılıklardan, acıdan ve egodan kurtulmak adına bir makale hazırladım ve bu makale Patanjalinin 16. Yoga Sutrası olan: “Tatparam prusha khyateh guna-vaitrishnyam”

İle ilgili. Bu sutranın türkçesi aşağıdadır.

           Bağlardan özgürleşmenin-bağlanmamanın en yüksek durumunda, tüm arzular gerçek Öz’le birleşmeden dolayı kaybolur.

Şimdi bu sutrayı yaşamla harmanlayarak inceleyelim.

Kişi atmanın bilgisiyle doğanın herhangi bir tezahürünü arzulamayı bıraktığı zaman bu en yüksek bağlanmamadır.

Yani arzu olmazsa özle birleşirsin. Bir şeyi çok istersek özgürleşemeyiz. Özgürleşememek kurtuluş yolunda, aydınlanma yolunda ilerlememizi engelleyen etkenlerden biridir. Çok istemek özgürleşmeyi yok eder. Çok istemeyi bırakmalı ve bu sayede asla hiçbir şeye bağımlılık derecesinde bağlanmamalıyız

Daha önce de dediğimiz gibi bağlanmamak kayıtsızlık değildir. Aksine bağlanma, bağımlılıklar, esaret, keder ve üzüntüyü beraberinde getirir. Bu nedenle pek çok insan yoga felsefesini, bencil ve gayri insani bularak reddediyor. Fakat aslında bu böyle değildir, hatta bunun tam tersidir. İnsan sevgisi bir çok insana göre onların bildiği en yüksek duygudur. O bizi bencillikten kurtarır, bu sevgiyle birlikte paylaşmayı, değer vermeyi, önemsemeyi belki de disiplini bile öğrenebiliriz. Fakat aynı zamanda sahiplenici ve özeldir. Sahiplenmek kıskançlığı beraberinde getirir. Kıskançlık, sahiplenmek egosal duygulardır. Eğer bir kişiyi gerçekten özünü seviyorsak onu kıskanmayız. İçimiz her zaman rahat ve nötrdür. Kıskançlık beraberinde hem kendimiz hem karşı taraf acısından acıyı da getirir.

Çünkü kıskançlık karşılaştırmadır. Kendini veya başkasını kıyaslarsın. O kişi daha güzel, daha kaslı, daha zeki, daha zengin… Kendini veya başkasını karşılaştırmayı kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık kaybolur.

Bir taşı kıskanabilir misin? Ya da bir ağacı? Ateşi veya suyu kıskanabilir misin? Su her yerden geçebiliyor sen geçemiyorsun. Bulunduğu kabın şeklini alıyor. Hatta buhar olup uçabiliyor, çiğ olup yaprakların üzerine düşüyor ve hiçbir zaman kaybolmuyor. Suyu kıskanman gerçekten çok acı verici olabilirdi. Kendini sadece insanlarla kıyaslıyorsun çünkü bu öğretildi. Onun sevgilisi daha güzel, onun arabası daha hızlı, onun çocuğu daha zeki, başarılı veya yetenekli gibi.

Fakat kendini diğer insanlarla da kıyaslaman çok saçma çünkü diğer insanlar da doğadaki ağaç gibi, su ve ateş gibi eşsiz. Sen de diğer insanlardan farklı, eşsiz ve orjinalsin. Bunları egon şişsin diye söylemiyorum sadece tanrı her zaman orjinal yaratır. Hiç bir şey bir diğerinin aynısı değildir olamaz. Aynı görünse bile tıpa tıp aynı bile olsa aynı değildir.

Eski bir Sufi hikâyesi vardır: (Alıntı)
Bir adam çok acı çekiyormuş ve her gün Tanrı’ya dua edip, “Neden ben? Başka herkes çok mutlu görünüyor, ben neden böyle acı çekiyorum?” diyormuş. Bir gün büyük bir umutsuzlukla Tanrı’ya dua etmiş: “Bana başka herhangi birinin acısını verebilirsin, onu kabul etmeye hazırım ama benim acımı al. Artık dayanamıyorum.”
O gece güzel bir rüya görmüş―güzel ve çok açıklayıcı. O gece rüyasında Tanrı’nın gökyüzünde görünüp herkese, “Bütün acılarınızı tapınağa getirin,” dediğini görmüş. Herkes kendi acısından bıkmış durumdaymış―aslında herkes hayatının bir döneminde, “Herhangi birinin acısını kabul etmeye hazırım ama benimki al; benimki çok fazla, dayanılmaz,” diyormuş.
Böylece herkes kendi acılarını torbalara doldurmuş, tapınağa gitmiş ve herkes çok mutlu görünüyormuş; artık dualarının kabul olduğunu düşünüyorlarmış. Bizim adam da tapınağa koşmuş.
Tanrı, “Torbalarınızı duvar kenarına koyun,” demiş. Bütün torbalar duvar kenarına konmuş ve Tanrı, “Şimdi seçebilirsiniz,” demiş. “Herkes istediği torbayı alabilir.”
Ve en şaşırtıcı şey şuymuş: bu her zaman dua eden adam, başka herkesten önce kendi torbasını seçebilmek için yanına koşmuş! Ama çok şaşırmış çünkü herkes kendi torbasına koşuyor ve tekrar onu seçmekten mutlu görünüyormuş. Ne oluyormuş? İlk defa olarak herkes başkalarının sefaletlerini, başkalarının acılarını görüyormuş―onların torbaları da büyükmüş, hatta daha da büyükmüş!
Ve ikinci sorun şuydu ki, insan kendi acılarına alışıyordu. Şimdi başka birininkini seçmek―torbada ne tür acılar olduğunu kim bilebilirdi? Uğraşmak niye?  En azından kendi acılarını tanırsın, onlara alışmışsındır, katlanılabilirler. Yıllarca onlara katlanmışsındır―niye bilinmeyeni seçesin?
Herkes evine mutlu bir şekilde dönmüş. Hiçbir şey değişmemiş, aynı acıları geri götürüyorlarmış ama herkes kendi torbasını alabildiği için mutluymuş ve gülümsüyormuş.
Ertesi sabah Tanrı’ya dua etmiş ve, “Dua için teşekkür ederim,” demiş. “Bir daha asla böyle bir şey istemeyeceğim. Sen bana her ne verdiysen iyidir, benim için iyi olmalı ki bana verdin.”

Kıskançlık yüzünden sürekli acı çekersin, acı çeker ve acı çektirirsin. Sahte davranmaya ve yalan söylemeye, yoldan çıkmaya, şeytani planlar kurmaya başlarsın. Kendin değil bir kopya gibi davranırsın. Kıskançlıkla yaşanan sevgi cehennem gibidir.

Atman sevgisi öyle değildir. Yoga felsefesiyle ilgilenmeyen ve bilmeyen insanlar, diğer insanları sadece onları güzel oldukları, zeki oldukları, komik veya zengin oldukları için severler. Atman sevgisine göre ise sadece gerçekte ne iseler o oldukları için sevilir

Bu kavram ilk başta biraz karmaşık görünebilir. İnsanları gerçekte, özünde ne iseler o oldukları için sevmek, belirsiz ve göreceli bir kavramdır. İnsanların gerçekte özleri Atmandır ve içimizdeki Atmanı sevmek onu her yerde, her koşulda sevmektir.

Her yerde Atmanı sevmek, doğanın herhangi bir tezahürü önüne geçip, doğanın ve onu içindeki gerçekliğe girmektir. Böyle bir sevgiyi sınırlı zihnimizle şu anla anlamamıza imkan yoktur. Çünkü bu sevgi çok engindir. Yinede anlatmak gerekirse söyle açıklayabiliriz, şimdi dünyada en çok sevdiğimiz kişiyi düşünelim. Çok sevdiğimiz bu kişiye karşı duyduğumuz sevginin sonsuzlaşarak ve derinleştiğini ve geliştiğini hayal edelim. Yani çok sevdiğimiz birinin sevgisinden çok daha büyük ve huzur dolu olan hali.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Şimdi çok aşık olduğumuz birini düşünelim. Sonra bu kişiye neden aşık olduğumuzu, nelerini sevdiğimizi düşünelim. Hangi özellikleri bizi etkiledi? Fiziksel görünüşü mü? Zekası mı? Maddi durumu mu? İş başarısı veya iş hayatı mı? Aile hayatı mı? Bize davranışları mı?

Şimdi bu soruların cevaplarını uzun uzun düşünelim. Aşık olmamıza neden olan ne? Bir bir gelen cevapların hepsi yani bu kişinin eşsiz ve kimseye benzemez olduğu düşüncesinin nedeni bizim cehaletimizdir.

Eğer bunu duyduğunuzda sinirleniyor ve cehalet mi? Ben cahil miyim gibi düşüncelere takılıyorsanız, aydınlanma yolunda uzun bir mesafe kat etmeniz gerekecek. Çünkü gerçeklik algınız dış tezahürlerle sevdiğiniz kişinin karakteri, ve kişisel nitelikleriyle ayrıca kendi ego duygumuzun da buna tepki verme tarzıyla engellenmiş, bulutlanmış ve bulanıklaştırılmıştır.

Fakat üzülmeyin bu zayıf algı parlaması geçerli bir ruhsal deneyimdir. Zihnimizi arıtmaya ve bizi bekleyen gerçek, çok daha büyük olan asıl sevgiye uygun hale gelmeye teşvik eder.

Tüm bunlar kulağa üzücü gibi gelse de tüm gerçek sandığınız aşklar eninde sonunda size büyük üzüntüler yaşatır. Bunun nedeni hayatın dualiteden ibaret olmasıdır. Yeterince mutlu olduğunuzda mutsuz anlarınız da gelecektir. Hiçbir zaman hiç kimse sürekli aşırı mutlu veya aşırı mutsuz bir yaşam süremez.

Şu an hissettiğimiz aşk veya insan sevgisi gelip geçici ve huzursuzluk yaratıcıdır. Oysa Atman sevgisi böyle değildir. Kesinlikle istek, arzu ve egodan yoksundur. Güvenli, ebedi ve sakindir.

Bunun nedeni ise seven ve sevilenin bir olmasıdır.

Kıyaslamayı bırakırsan kıskançlık yok olur. Acımasızlık, sahtelik, kötülük yok olur. Kendini tanı, büyü, farkına var. Brahmanın (mutlak olan) seni yaratımına saygı duy. O zaman bu hayatta cehennemi değil cenneti yaşayabilirsin. Cennetin kapıları her zaman senin için sonsuza kadar açık fakat sen güzellikleri görmeye başlayınca bunu farkedeceksin.

Şimdi tüm bunları bir başka kutsal metin olan Bhagavad Gita’dan bir alıntı ile tamamlayalım:

Su sürekli okyanusun içine akar.

Fakat okyanus asla karılmaz.

Arzu görenin zihnine akar.

Fakat o asla karışmaz.

Gören huzuru bilir.

Arzuyu unutan huzuru bilir.

O arzulamadan yaşar.

Egosuz, gurursuz.

Instagram: Luminy Life

Bilgi ve randevu için 0531 525 77 47

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ MEDİTASYONU, HAYALİNDEKİ AŞKI HAYATINA ÇEK

 

  • Aşık olmak ve onun size aşık olmasını istiyor fakat hayalinizdeki aşkı hayatınıza çekemiyor musunuz?
  • Var olan ilişkinizde problemler mi yaşıyorsunuz?
  • İkili ilişkilerde hep aynı sorunları, farklı kişilerle mi yaşıyorsunuz?
  • İstediğiniz, hayal ettiğiniz kişiler hayatınıza girmiyor mu?

 

14 Şubat 2020 sevgililer gününde hayalindeki aşkı sevgililer günü meditasyonu ile hayatına çek.
14 Şubat 2020 sevgililer günü yaklaşırken hayalindeki aşkı sevgililer günü meditasyonu ile hayatına çek. Yoga stüdyomuz İzmir, Alsancak’ta

Bunların hepsinin bir nedeni var. Evrenden ya istemeyi bilmiyorsunuz ya da yanlış dileklerle istiyorsunuz. Öncelikle ne istediğiniz konusunda çok net olmalısınız. Sadece hayatımda biri olsun artık diye isteklerde bulunmak çok yanlış kişileri hayatınıza çekebilir ve hayatınızı çekilmez bir hale sokabilir.

Hayalinizdeki kişiyi hayatınıza çekmek için öncelikle kendinizi tanımalı ve ne istediğinizi çok iyi bilmelisiniz. Sahiplenilmek isteyip de hayatınıza psikopat derecesinde kıskanç bir sevgili sokabilirsiniz. Ya da size çok sevmesini dileyip sizin de onu sevmeniz konusunda hiç bir dilekte bulunmamış olabilirsiniz. Eğer onun da size çok sevmesini dilemediyseniz muhtemelen karşılıksız bir ilişki yaşayacak ya da hiç bir zaman o kişiyle olamayacaksınız.

Peki dileğinizi dilediniz o beni çok sevsin ben de onu çok seveyim, yeterli derecede sahiplensin ama beni bunaltmasın ben de onu kıskanayım ama çok arızalık bir durum olmasın şeklinde çok süper olduğunu düşündüğünüz bir dilek dilediniz. Fakat bu aslında çok eksik hem de negatif içeren bir dilek oldu. Beni bunaltmasın dediniz ve kaybettiniz çünkü evren bunu hemen bunaltsın diye algıladı. Bunun nedeni ise bunalma konusundan bahsetmeniz. Ağzınızdan çıkan kelimeler, düşünceleriniz, yaptıklarınız hayatınıza ne düşünüyor iseniz onu çeker. Onun ailesi veya arkadaşları veya hepsi sizden nefret etti ya da tam tersi sizin aileniz ondan nefret etti. Psikopat eski erkek veya kız arkadaşı peşinizi bırakmadı ya da sevgiliniz psikolojik veya fiziksel ağır sağlık sorunları olan bir kişi oldu.

Kısacası, kendinizi iyi tanıdıktan sonra sizinle olacak olan kişi hakkında çok ayrıntılı olarak ve uzun uzun ne istediğinizi düşünmelisiniz.

Ayrıntıların sonu olmaz tabi ama yine de burada ufak bir deneme yapalım. “Hayatıma girecek olan kişi öncelikle zihnen, bedenen ve ruhen sağlıklı olsun. Beni, ve sevdiklerimi çok sevsin, ben de onu ve sevdiklerini çok seveyim. Düzenli spor yapsın. İş hayatında başarılı olsun ve bol kazançlı bir işi olsun. (örneğin burada kazancı iyi olan birini hayatınıza çekebilirsiniz fakat işle o kadar meşgul olabilir ki size zaman ayıramayabilir. Bu nedenle hemen arkasından şöyle bir dilekte de bulunabilirsinizJ) Bana bolca zaman ayırabilsin, tatillere gezilere rahatlıkla birlikte gidebilelim. Yeni yerler keşfedelim, huzurlu, mutlu, eğlenceli ve temiz ortamlarda bulunalım. (İş arkadaşları veya iş ortamından hoşlanmıyor olabilme ihtimaline karşı bununla ilgili bir dilekte de bulunabilirsiniz.) Tabi bu dilekler hep pozitif ve bütünün hayrına olmalı. İyi dileklerin gerçek olma ihtimali çok daha yüksek. Zaten kötü dilekler ve niyetler her zaman sahiplerine döner.

Şimdi de hobilerinden bahsedelim dream lover ımızın. Benim de çok sevdiğim spor ve sanat alanları ile ilgilensin hatta profesyonel olarak uğraşsın, entellektüel olsun ama normal derecede. Bu konularda disiplinli olsun ama yine normallik çerçevesinde. Bunları benimle paylaşmak yapmak istesin vs. Beni mutlu etmek için elinden geleni yapsın ve ben de ona karşı aynı şekilde davranabileyim. Aramızda hep bir denge olsun. Aşk hayatı hep ateşli kalırken birbirimize karşı olan saygımız, değer yargılarımız, ortak zevk ve paylaşımlarımız artarak çoğalsın ve böyle devam etsin. (Çocuk istiyor iseniz bunu da belirtin. Sonuçta karşıdakinin de istemesi gerekli.) Bir kişi sinirliyken diğeri alttan alabilsin ve neticede her zaman farklı düşüncelerden kaynaklanan ayrılıklar mantık ve aşk çerçevesinde tatlıya bağlansın.

Hayalinizdeki sevgilinin geçmiş yaşamı da çok önemli bir konu. Geçmişten gelen sorunlar, takıntılar, eski ilişkiler ve onlardan kalan borçlar veya sorumluluklar da çok önemli. Tabi sevgiliniz olgun, kendini bilen, özverili, dürüst, sadık, size değer veren, çevresine de sizin değerli olduğunuzu belirten, kendini bilen biri ise böyle sorunlarınız olmaz.

Tüm bunlardan bahsederken çok önemli bir konuyu da atlamamalıyız. Ya hayatınıza tüm bu özelliklere sahip cüce ve tıknaz biri çıkarsa ne yaparsınız? Bu durumda evrene siparişi yeniden gözden geçirmeniz gerekecek. O zaman şimdi size şöyle boylu poslu yanınıza yaraşır, sizin çok beğeneceğiniz ve ilginizin sürekli onda kalabileceği bir dış görünüşte sevgili dileyelim. Tabi böyle dış görünüşteki kişinin sizin de dış görünüşünüzü beğenmesini ve size hayran olmasını da dilemeyi ihmal etmeyelim.

Her şey tamam diye düşünürken birden aklıma sevgilinizin Cape Town da yaşıyor olma ihtimali geldi. Bu durumda her zaman yanınızda olabilecek ve bir arada mükemmel bir uyum ile ilerleyebilecek bir sevgiliniz olsun madem olmuşken.

Ben aklıma gelenleri sıraladım siz de bu dileklere eklemeler yaparak hayalinizdeki mükemmel sevgili veya eş profilini düşünün, profili bir kağıda geçirin, hayalinizin aşkını yaratın ve  “Hayallerinin aşkını hayatına çek” meditasyonuna katılın. Hep birlikte çok güçlü bir enerji ile önce yoga ve enerji çalışması sonra hayalimizdeki sevgiliyi gerçek yapalım.

Sınırlı sayıda katılım olacağı için önceden yerinizi ayırtın.

Tarih ve saat bilgisi için:

Whatzap: 0 531 525 77 47

Instagram: Luminy Life