PRANA VE PRANAYAMA YAŞAMA ENERJİSİNİ YAYMA ÇALIŞMALARI NEDİR? PRANA KAYNAKLARI NELERDİR? NEFES VE YOGA DERSLERİ CANAN KORKMAZ İLE İSTANBUL GÖKTÜRK’DE BAŞLAMIŞTIR

 

Canan Korkmaz Butik Karadeniz Yoga Kampında Avusor Göl'ünde Pranayama Çalışması Yaparken.
Canan Korkmaz Butik Karadeniz Yoga Kampında Avusor Göl’ünde Pranayama Çalışması Yaparken.

Evrendeki her canlı veya cansız madde enerjiden oluşur. Prana ise yaşama gücünden oluşur. Hareket eden prana hareket eden her şey yani yaşam gücüdür. (Jaget) Enerji basit ve sıradandır çünkü başı ve sonu vardır. Prana ise yaşamın kaynağıdır.

Raja yoganın yamalar, niyamalar ve asanalar ile başlayan 8 kolundan 4.’sü olan Pranayamalar konusu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olalım.

Temel yaşama gücü prananın 8 ana kaynağı vardır. Bunlar hava, su, yiyecek ve gıdalar, doğru hareket (egzersiz), uyku, güneş ve ay, tabiat doğa ve hayvanlar, ve düşüncelerdir.

Şimdi dilerseniz prananın kaynaklarını daha detaylı olarak inceleyip, özümseyelim.

           

Prana Kaynakları:

1.Hava:

Temiz hava ve nefes
Ayakta yapılan nefes egzersizlerini pranayama çalışmaları ile karıştırmayın.

Hava içinde hayat enerjisi ve gücünü barındırır. Havadaki hayat enerjisini kontrol ederek pranamızı yükseltebiliriz.

Yogadaki pranayama (nefes ve yaşama gücü enerjisi) çalışmalarını nefes egzersizleriyle karıştırmamak gerekir. Pranayama çalışmalarında omurga dik olmalı, zihin beden, ruh ve nefes bütünlüğü sağlanmalı, bilinç açık olmalıdır.

Yogada asıl amaç Kevala Kumbakaya ulaşmaktır. Bu nefesin durması anlamına gelir. (Pranayama yaşama gücü enerjisini yayma egzersizlerinde asıl amaç, nefesi ve konsantrasyonu sağlayarak zihin dalgalarını dizginlemek ve neticede insanın doğasına ve özüne dönmesini sağlamaktır..)

  1. Su:          
Su içmenin faydaları
Prana yani yaşama enerjisi kaynaklarından su ve Su içmenin, bedeni su ile yıkamanın zihinsel, ruhsal ve bedensel faydaları saymakla bitmez. Suyu yavaş yavaş ve ılık içmeliyiz.

Pranamızı yükselten bir diğer şey de sudur. Vücudumuzun büyük bir kısmı sudan oluşur. Evrendeki her maddenin olduğu gibi suyun da bir hafızası vardır. (Okunmuş suların insana iyi gelmesinin nedeni budur.)

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki suyun vücuda faydalı olabilmesi için ph derecesinin 7 den fazla olması gerekmektedir. Aksi taktirde vücudumuz suyu ememez ve bu da şişkinliğe neden olur. Dolayısıyla böylece pranamızı yani yaşam gücümüzü düşürür. Suya limon dilimleri, erik veya tarçın gibi şeyler ekleyerek alkali hale getirebiliriz. Bu sayede suyun ph’ını dengelemiş oluruz.

Bunun yanı sıra suyu yavaş içmeliyiz. Hızlıca içilen su vücuda yarardan çok zarar verebilir. Sindirilmeden direk atılmasına neden olabilir. Sık tuvalete gitme nedenimiz de hızlıca içtiğimiz sulardır.

Ayrıca soğuk su içmekten de kesinlikle kaçınmalıyız. Ilık ve yudum yudum içmeliyiz. Vücut ısısından farklı olan su dereceleri vücudumuzun şoka girmesine ve kişilere göre değişen öngörülemeyen neticelere yol açabilir.

3.Yemek ve Gıdalar:

            Fiziksel, duygusal ve ruhsal dengeyi sağlamak için yediğimiz yiyeceklerle kurduğumuz ilişkiyi yeniden tanımlamalıyız.

Satvic GunasZihnimizi karıştıracak ve bedenimize zarar verecek gıdalardan uzak durmalıyız.

            Prana seviyemizi yükseltmekten söz ederken“3 Guna’dan” yani doğanın 3 elementinden ve temel gücünden bahsedilir. Bunlar, Sattvic (satvik), Tamasic (tamasik) ve Rajasic‘dir. (Rajasik) gunalardır. Satvik gıdalar saf, temiz yememiz gereken gıdalardır. Bunlar meyve ve sebzeler, baklagiller, kuruyemişler, bal, pekmez, süt ve süt ürünleri, bitkisel yağlar ve tereyağı gibi işlem görmemiş gıdalardır.

Tamasik, ölü gıdalar. Sindirim yapımız bunlar için uygun değil.
Tamasik, ölü gıdalar. Sindirim yapımız bunlar için uygun değil.

 

Tamasik gıdalar ise ölü gıdalardır. Tüm et ve et ürünlerini, kızartılmış, dondurulmuş ürünleri, konserveleri, mantar, midye gibi ölü besinleri sayabiliriz.

Rajasik gıdalar ise vücutta ani değişimler, iniş ve çıkış yapan, kahve, alkol, sarımsak, soğan, şeker ve şeker ürünleri, çikolata gibi gıdalardır.

Rajasik ve tamasik gıdalardan uzak durarak ve satvik gıdalarla beslenerek prana seviyemizi yükseltebiliriz.

  1. Doğru Hareket:

 

Doğru hareket yaşama enerjinizi yükseltir. Fotoğrafımız, Karadeniz, Pokut yaylasında Canan Korkmaz  ile butik  yoga kampında çekilmiştir.
Doğru hareket yaşama enerjinizi yükseltir. Fotoğrafımız, Karadeniz, Pokut yaylasında Canan Korkmaz ile butik yoga kampında çekilmiştir.

İnsan vücuduna iyi gelecek, onu aşırı yormayacak veya çok hareketsiz bırakmayacak egzersizlerdir. En iyi egzersiz insan zihin, beden ve ruh bütünlüğü açısından yoga’dır. Özellikle güneşi selamlama (surya namaskara), asanalar, namaz kılmak gibi bilinçli yapılan egzersizler ve eylemler de size iyi gelecektir.      Bilinçsizce, yalnızca fiziksel güzellik için uygulanan fitness gibi egzersizleri yapacağınıza hiçbir egzersiz yapmamanız daha yararlı olacaktır. Vücudu yıkıma uğratmak yerine olduğu gibi bırakmak daha iyidir. Spor salonlarında saatlerce bilinçsizce, bilinçsiz kişiler tarafından yapılan veya yaptırılan egzersizler, fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak yerinizde saymanıza, zaman ve para kaybına neden olarak faydadan çok yıkıma neden olabilir. Tam da burada farklı sonuçlar almak adına yeniden insanın 3 özgürlüğünü hatırlayalım. Yapmak, yapmamak veya daha önce yaptığınızdan daha farklı bir biçimde yapmak.

  1. Uyku:
Uyku Düzeni
Karanlıkta uyumak, gece 11.00 ve 03.00 arasında uyuyor olmak sağlığınız için önemlidir.

Doğru zamanda ve koşulda yapılan uyku yaşama gücümüzü yani pranamızı yükseltir. Güneş otonom sinir sistemimizde sempatik sinir sistemini temsil ederken, ay da parasempatik sinir sistemini temsil eder. Güneş vücutta yıkımı, ay ise onarımı sağlar.

  • En geç 11 de uykuya dalmış olmalıyız ve en az 03.00 a kadar uyumalıyız. Çünkü hormonlarımız günlük akışta bu saatten sonra devreye girer ve vücudu onarır. Bu saatlerde ve karanlıkta vücut sistemimiz en verimli ve en onarıcı şekilde gerektiği gibi çalışır.
  • Evrendeki prana sabaha karşı 03.00 ve 05.00 da en yüksek seviyeye ulaşır. Bu saatler evrendeki en sessiz saatlerdir. İnsanın doğası, özü de zaten sessizliktir. Eğer gece bu saatte uyanmış isek. Doğada kısa bir yürüyüş (veya balkonda alacağımız birkaç nefes) prana seviyemizi çok yükseltir. Bu saatlerde kendiliğimizden uyandıysak kısa bir pranayama çalışması ve meditasyon yapabiliriz. Dilersek tam bir yoga seansı da uygulayabiliriz.
  • Eğer 03.00 ve 05.00 saatleri arasında uyanmış ve kendimizi dinç hissediyorsak her gün uyguladığımız kısa veya uzun yoga çalışmaları sonrasında bir de günlük işlerimizi halledersek o gün çok uzun gelecek ve yararlı olacak, bir günü tam anlamıyla doya doya yaşayacağızdır.
Prana yani yaşama enerjimiz yükseldiğinde, mutlu, huzurlu, sağlıklı ve neşeli oluruz. Pranayama ve nefes çalışmaları ile zinde ve mutlu kalın.
Prana yani yaşama enerjimiz yükseldiğinde, mutlu, huzurlu, sağlıklı ve neşeli oluruz. Pranayama ve nefes çalışmaları ile zinde ve mutlu kalın.

Evrende en önemli şey anda kalmaktır. Bu dünyadaki vaktimizi anımızı doya doya yaşayarak, yararlı ve bizi olmamız gereken varlık haline getirecek şekilde yaşarsak hayatı başarmak için ilk adımımızı atmış oluruz.

  • Gün içinde yine uykumuz gelebilir bunun nedeni pranamızın fazla yükselmesidir. Nasıl şarj olmuş bir pili yeniden şarj etmeye çalıştığınızda performansı düşüyorsa bizde de böyledir. Pranamız fazla olduğunda ve daha fazla prana aldığımızda yorgun hissedebiliriz. En fazla yarım saatlik kısa bir uykuyla tekrar tüm enerjimizi toplayabiliriz. (power nap)
  • Kesinlikle zifiri karanlıkta uyumalıyız. Karanlıkta uyumadığımız zaman bazı hormonlarımız salgılanmaz ve gece boyu vücudun kendini yenilemesi, onarması ve tedavi etme süreci sekteye uğrar.
  1. Güneş ve Ay:

          

Güneş ve Ay Dünya'mızdaki enerjinin ve yaşamın kaynağıdır.
Güneş ve Ay Dünya’mızdaki prananın yani yaşama gücü enerjisinin ve yaşamın kaynağıdır.

  Evrenin yapıtaşı güneştir. O olmazsa yaşayamayız ve Dünya yok olur. Surya namaskara yani yogadaki güneşi selamlama serisi buradan ortaya çıkmıştır. Güneşin her doğuşu ve batışı için teşekkür edilir.

Ay ise bedeni dengeler, onarır ve olumsuz şeyleri temizler. Evrendeki dualitenin simgelerinden biri de güneş ve ay’dır.

  1. Tabiat Doğa ve Hayvanlar:

Tabiat, doğa ve hayvanlar evrenin en önemli parçalarındandır. Yaşama gücünüzü yani prananızı yükseltirler. Doğa, hayvanlar ve bitkilerle barışık olmak, nehir, orman, deniz kenarı gibi yerlerde bulunmak bizi iyi hissettirir ve pranamızı yükseltir.

Butik Karadeniz yoga ve doğa keşif kampında, Canan Korkmaz Ayder Yaylası'nda pranayama ve nefes egzersizleri arasındaki farkı anlatıyor. Derslerimiz Göktürk İstanbul'da devam ediyor.
Butik Karadeniz yoga ve doğa keşif kampında, Canan Korkmaz Ayder Yaylası’nda pranayama ve nefes egzersizleri arasındaki farkı anlatıyor. Derslerimiz Göktürk İstanbul’da devam ediyor.
  1. Düşünceler:

            Düşüncelerimiz pranamızı çok değiştirir. Düşüncelerimiz negatif olduğu taktirde pranamız düşer. Düşüncelerimiz sözcüklere dönüştüğünde daha da kuvvetli bir etki yapar. Sözcükler ise eylemlere dönüştüğünde en etkili karmalarımızı oluşturur. Ne ekersen onu biçersin sözü de buradan gelmektedir.    Kişi bu evrende var olduğunda veya şimdiki yaşantısında var olmadan öncesinde ve ötesindeki düşündüklerinden, söylediklerinden ve yaptıklarından sorumludur. (Karma felsefesi) Olumlu düşünceler ve eylemler sukhayı (iyi sonuçlar veren olaylar, mutluluk) olumsuzlar ise dukayı (üzüntü veren sonuçları) doğurur.

Prananın Alt Akımları:

             Daha önce de bahsettiğimiz gibi yaşamın anahtarı olan temel yaşama gücü “Prana” dır. Evrende var olan her şeyde bulunmaktadır. Ağaç, taş, kedi, deniz, vazo, insan aklınıza gelebilecek her şeyin pranası vardır.

“Pranayama” ise prananın düzenlenmesidir. Bilimsel bir yöntem olarak içimizdeki ilahiliği açığa çıkarma sürecine ise “pranayama” denir.

Prananın 5 farklı açılımı, alt akımı vardır. Şimdi bu akımları yakından tanıyalım ve astım gibi olası rahatsızlıklar söz konusu olduğunda hangi kanallar ile çalışmamız gerektiğini inceleyelim.

  1. Prana Vayu: (Upa Prana yani alt kanal): Bedenimize aldığımız her şeydir. Nefes aldığımızda aktif olur. (Nefes, yemek, içecek, cinsel yolla alınan sıvılar, ilaç, kremler vs.)

Akciğer, soluk borusu ve diyafram kasında upa prana etkilidir. Akışı içe ve yukarıyadır.

Solunum yolları ve nefes ile ilgili olduğu için astım rahatsızlığıyla yakından ilgilidir.

  1. Apana Vayu: Bedenimizden çıkan her şeydir. Tüm dışarı atımlardan sorumludur. Örneğin, boşalma ve boşaltım, terleme, ağlama, istifra etme, çocuk doğurmak gibi. Sorumlu olduğu bölgeler, ter bezleri, bağırsaklar, göz yaşı bezleri, böbrek, mesane, yumurtalık ve erbezleridir. Nefes verdiğimizde aktif olur. Akışı aşağıdan dışarıya doğrudur yani dikeydir.

Apana aktif olmadığı zaman, kabızlık, prostat, ağlayamama, ve terlememe durumları meydana gelir.

  1. Samana Vayu:   Mide kalp ve dolaşım sisteminden 1. Derece diğer organlardan ise 2. Derece sorumludur. Çok güçlüdür. Ahamkar (ego) izin verirse apana ve upa pranaya yardım edebilir.
  1. Udana Vayu: Boğazın yukarısı, kol ve bacakları kontrol eder. 5 duyudan sorumludur. (Görmek, koklamak, işitmek, hissetme, dokunma duyusu ve tat almak.)

Doğru algılama bu pranaya bağlıdır. Omurganın dik durmasından sorumludur. Hareketi daireseldir.

Davranış ve algıyla ilgili olduğu için bu pranamızda oluşabilecek herhangi bozulukları astımı tetikleyebilir.

  1. Viyana Vayu: Sinir, dolaşım sistemi ve kasların hareketinden sorumludur. Udana hareket etmek ister, viyana hareket eder. En büyük akımdır. Nüfus ederek ve dağılarak (su püskürmesi gibi) dağılır ve ilerler.

Yogiler (yoga yapan kişiler), odaklanarak, ve farkındalıklarını arttırarak vayularını kontrol altına alabilirler.

Astım rahatsızlığı söz konusu olduğunda ise prana vayu ve udana vayumuza odaklanarak ve onları kontrol altına alarak meditasyon ve pranayama çalışmaları ile bu hastalığı bertaraf edebiliriz.

 

VÜCUT ŞEKİLLENDİRMEK, KİLO VERMEK İÇİN YOGA MI? PILATES Mİ? FITNESS MI? GÖKTÜRK, İSTANBUL

Bilinçli farkındalık ile sağlıklı yaşam için Luminy ailesine katılın. Canan Korkmaz ile Göktürk derslerimiz başlamıştır.
Bilinçli farkındalık ile sağlıklı yaşam için Luminy ailesine katılın. Canan Korkmaz ile Göktürk derslerimiz başlamıştır.

Herkese merhabalar,

Bugün hangi egzersiz tipinin kendimize ve hedeflerimize daha uygun olacağı konusunda konuşacağız. Kardiyo egzersizleri mi? Yoga mı? Pilates mi? Vücut geliştirme mi? Bu egzersiz tipleri çoğalabilir. Kendimize en uygun egzersiz tipini seçmek için öncelikle vücut tipimizi, kendimizi iyi tanımalıyız.

Apollon’a adanmış Delf mabedinde yazılı olan, büyük bilge Pythagoras’ın sözünde de belirttiği gibi; “kendini bil”. Evet herhangi bir spor dalına yönelmeden önce mutlaka kendimizi çok iyi tanımalı, limitlerimizi, güçlü ve geliştirilmesi gereken yanlarımızı bilmeliyiz. Vücut tipinize, postür analizinize, kalp ve damar sistemi, solunum sistemi ve tüm vücut sistemlerinize göre vücut, anatomi ve egzersiz bilimi ve sistemleri hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz bu kararı profesyonel bir eğitmene ve bir doktora danışarak alabilirsiniz.

Kilo vermek ve vücut şekillendirmek;  beslenme, egzersiz ile yağ yakmak; sıkılaşmak ve su dengesini sağlamak ile

Siz de kendinize en uygun spor aktivitesini Göktürk'te Canan Korkmaz ile bulun. Yoga, pilates ve personal training derslerimiz başladı.
Siz de kendinize en uygun spor aktivitesini Göktürk’te Canan Korkmaz ile bulun. Yoga, pilates ve personal training derslerimiz başladı.

ilgilidir. Yağ yakmaya ise belli bir nabız değerini aştıktan sonra başlarız. Buna öncelikle yağ yakmaya başladığınız minimum nabızı bulmakla başlayabilirsiniz. Minimum yağ yakım nabzınızı ise şu şekilde bulabilirsiniz:
220-yaşınız-dinlenik nabzınız= minimum yağ yakımı için atması gereken kalp atım sayısı yani nabız. (dinlenik nabız: sabah uyandığınızda yatağınızda otururken kalbinizin 1 dakikada kaç kere attığı ) Dinlenik nabzınızı eczanelerde veya elinizde varsa nabız ölçen aletlerle de yapabilirsiniz. Yani yağ yakabilmeniz için bulduğunuz bu sonucun üzerine çıkmalısınız. Örneğin 40 yaşında ve dinleni nabzı 70 olan bir kişinin minimum yağ yakım seviyesi; 220-40-70= 110 dur. Yani yağ yakmak için nabzın 110 un üzerine çıkması gerekir.

Yoganın kilo vermeye ve vücut şekillendirmeye pilates kadar etkili olmadığı söylense de, burada genelde atlanan konu şu ki her ne kadar yoga yaparken nabzımız pilatesteki kadar yükselmese de, pilates sonrasında yogada hiç olmadığı kadar acıkırsınız. Bunun nedeni ise nabzın, kalp atışların ve kardiovasküler hareketlerin artmasıyla vücudunuzda şekerin düşmesi ve açlık hissinin çoğalmasıdır. Acıkmamızın bir diğer nedeni de yaşam enerjimizin düşmesidir. Yaşam enerjimizi besinlerden, düzenli uykudan, doğadan, güneş

Doğada yapacağınız pranayama ve nefes dersleri, yaşama enerjinizi arttırır. Göktürk yoga ve nefes dersleri yeni yılda da sizlerle.
Doğada yapacağınız pranayama ve nefes dersleri, yaşama enerjinizi arttırır. Göktürk yoga ve nefes dersleri yeni yılda da sizlerle.

ve aydan, iyi düşüncelerden, toprak ve sudan, vücuda iyi gelen egzersizlerden alırız.

Yoga ve pranayama çalışmaları boyunca aynı zamanda enerjisel olarak da vücudumuzu beslediğimiz için düzenli yoga yapmanın sonucunda ileriki günlerde daha az açlık hissettiğimizi farkederiz. Zaten vücudu aşırı yorup, aşırı yemek yemek bedenimizi tahrip eder, boş yere yorar ve dolayısıyla yaşlandırır. Yanlış yapılan her egzersiz vücuda zarar verir. Her gün düzenli olarak yoga yapar, öğün sayılarımızı azaltır ve öğün aralarında çiğneme yapacak besinler tüketmezsek, sağlıklı bir şekilde kilo verebiliriz.

Bunu biraz daha ayrıntılı olarak açıklayalım. Bize hep günde 3 ana öğün ve aralarda da birşeyler yememiz gerektiği söylenir. Oysa ki yeterli miktarda karbonhidrat, protein, vitamin, mineral ve su alırsak ve bu dengeyi sağlarsak günde 1 öğün bile yeterlidir. Günümüzde tarım ilaçları vb besin değerlerini düşürücü şeyleri göz önüne aldığımızda, siz öğün sayılarınızı 2 ye düşürerek başlayabilirsiniz. Tabi bu öğünlerde tüm gün ihtiyacınız olan besinleri aldığınızı var sayıyorum.

Bir diğer konu ise çiğneme. Siz çiğneme yaptığınızda, çeşitli salgılar salgılanır ve sindirim sisteminiz çalışmaya başlar bu da sizi

Yoga kaslarınızı güçlendirirlken aynı zamanda esnetir, duruş bozukluklarını giderir, bağışıklık sistemini güçlendirir. İstanbul Kemerburgazdaki yoga ve pilates derslerine siz de katılın fit kalın.
Yoga kaslarınızı güçlendirirlken aynı zamanda esnetir, duruş bozukluklarını giderir, bağışıklık sistemini güçlendirir. İstanbul Kemerburgazdaki yoga ve pilates derslerine siz de katılın fit kalın.

acıktırır. Yedikçe yiyesiniz gelir. Sakız bile çiğniyor olsanız bu sizi acıktıracaktır. Öğünleri sık olanlar şimdi olur mu öyle şey diyor olabilirler. Benim hocam 5 öğün ye dedi ve süper oldum. Fakat siz kendi bedeninizi kendiniz tanımalısınız ve hiç kimsenin söylediği şeyi kendiniz de deneyimlemeden inanmamalısınız. O halde bunu da kendiniz deneyin ve görün. (Tabi burda şeker, kalp, tansiyon, tiroit vb rahatsızlıklarınızın olmadığını ve yoga gibi nabzı çok yükseltmeyecek olan egzersizler yapıldığını varsayıyorum. Herhangi bir rahatsızlığınız varsa bir diyetisyene veya doktora danışın.) Yanlızca sabah 08.00-11.00 arasında ve akşam 16.00 19.00 saatleri arasında yemekleri yavaş yavaş yiyeceğiniz 2 öğün belirleyin ve bu öğün saatleri arasında kuruyemiş dahi olsa çiğneme yapmanıza neden olacak hiç bir şey yemeyin. Çorba ve yoğurt dilediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Kahve, alkol ve sigaradan bu dönemde uzak kalmakta fayda var çünkü bunlar rajasik gunalar yani vücut dengesini bozucu şeyler.

 

Hayata bir es verin. Kendinize zaman ayırın. En değerli hazineniz, bedeninize iyi bakın. Göktürk, Kemerburgaz'da fitness ve spor derslerine katılın.
Hayata bir es verin. Kendinize zaman ayırın. En değerli hazineniz, bedeninize iyi bakın. Göktürk, Kemerburgaz’da fitness ve spor derslerine katılın.

Fitness konusuna gelecek olursak, profesyonel olmayan ellerde yaptığınız, özellikle ağırlık, vücut geliştirme çalışmaları başta olmak üzere, crossfit, calisthenics, tabata egzersizleri, hiit antrenmanları, benzeri egzersizler, yaşam boyu size çok büyük güçlükler çektirecek, fıtık, diz, bel, boyun ve eklem rahatsızlıkları, solunum yollarında bozulmalar, kas ağrıları ve rahatsızlıkları gibi uzayıp giden rahatsızlıklara neden olacaktır. Bu nedene kesinlikle anatomi ve egzersiz bilimleri hakkında geniş bilgiye sahip deneyimli kişilerle çalışmalısınız kim ne derse desin siz eklem yerlerinizde, kas ağrısı dısında,  bel, sırt ve boynunuzda ağrı hissediyorsanız, hareketi bırakmalı veya başka şekilde yapmalısınız.

 

Pilates, yoga, fitness egzersizleri doğru uygulandığında sonuç verir. İstanbul Göktürk'teki yoga ve pilates derslerine katılın sağlıkla kalın.
Pilates, yoga, fitness egzersizleri doğru uygulandığında sonuç verir. İstanbul Göktürk’teki yoga ve pilates derslerine katılın sağlıkla kalın.

Aslında yoga ve pilates egzersizleri birbirine benzer. Zaten pilates hareketleri de 7000 yıllık ilim olan yogadan çıkmıştır. Her ne kadar pilatesin de yoganın da birçok çeşidi olsa da, matwork pilateste yani yerde yapılan pilates hareketlerinde hareketler genelde daha hızlı ve tempoludur.

Pilates yapmaya başlamadan önce en az 15 dakika aktif olarak mutlaka ısınmalısınız (jogging, zumba vs gibi ısınma egzersizleri kullanılabilir). Yogada ise güneşi selamlama gibi bir dizi hareketten oluşan asana serileri ile ısınırız. Ayrıca kapalabhati gibi temizlik ve pranayama çalışmaları, vücudu canlandırır, ısıtır.

Yoga ve pilates hareketlerinde kaslarınızı hem güçlendirir hem esnetirsiniz. Fitness egzersizlerinde ise genelde sıkılaşma, güçlenme ve kas şekillendirmesi söz konusudur. Yogada hareketler birbirini tamamlayıcıdır. Örneğin gövde fleksiyonu yaptıysanız (yani öne, aşşağı doğru eğilmek), ondan sonra bunun tam tersi olan gövde ekstansiyonu (arkaya doğru gövdeyi açmak, esnetmek, germek, göğsü, beli ve kolları yukarı geri açmak) da yaparak dengeyi sağlarsınız. Fakat fitnessda genelde kas kitlesini arttırmaya çalışıldığı için profesyonel olarak çalışılmadığında duruş bozuklukları oluşabilir. (yanlış ve fazla dead lift uygulamaları nedeniyle oluşabilecek olan kifoz yani kamburluk gibi)

Bir nefes alın, Göktürk Kemerburgaz'daki Pranayama ve nefes çalışmalarına katılın, vücudunuza canlılık, gençlik, ve fitlik kazandırın.
Bir nefes alın, Göktürk Kemerburgaz’daki Pranayama ve nefes çalışmalarına katılın, vücudunuza canlılık, gençlik, ve fitlik kazandırın.

Kilo vermek için her ne kadar insanlar pilatesi veya kardiyo egzersizlerini tavsiye ediyor olsa da. Kilo vermeyi asıl yemek yeme düzenimiz ve sistemimiz ile sağlarız. Yaptığımız yoga, pilates veya fitness egzersizleri ise, kilo verirken sarkmamamız ve daha sıkı bir vücuda sahip olmamız içindir. Elbette ki yağlarımızı da egzersizler yardımıyla yakarız ama sizce de o yağları oluşturmadan sıkılaşmaya ve şekillendirmeye başlamak daha iyi ve kolay değil mi? :)

 

 

Bunların yanı sıra vücut geliştirme ve ağırlık egzersizlerinde, eklem aralıklarına çok dikkat edilmelidir. Örneğin dead lift yaparken dizleriniz ayak parmak uçlarınızı geçmemeli, gereğinden fazla yük kaldırılmamalı, aksi taktirde diz ekleminde, belde çeşitli rahatsızlıklar olabilir. Yük ve ağırlık oranları da her kişiye göre farklı olarak belirlenmeli, maksimal ağırlık ölçümü yapmalı, kişiye kaldırabileceğinden fazla ağırlıklar kaldırması konusunda motivasyonlarda bulunmamalıyız. (gaz vermemeliyiz) Merak etmeyin düzenli olarak, profesyonel kişilerle egzersizlerinize devam ettiğinizde zaten gelişeceksiniz. Aceleye gerek yok. Vücudunuza zaman tanıyın.

Beslenmenize de en az egzersizlere verdiğiniz önem kadar dikkat etmelisiniz. Aksi taktirde bütün çabalarınız boşa gider, kaş yapayım derken göz çıkarırsınız. L karnitin, proteim tozu, steroid ve buna benzer tüm doğal olmayan ürünlere de karşı olduğumu söylemek durumundayım. Protein, karbonhidrat, vitamin, mineral ve su dengesini sağladığınızda, doğru egzersizleri, doğru dinlenme sürelerini uyguladığınızda ve bunları düzenli uyku saatleri ile birleştirdiğinizde, sağlıklı, fit ve mutlu kalırsınız. (Gece 23.00 ile 03.00 saatleri arasında, zifiri karanlıkta uyuyor olmalısınız. Vücut iyileşme, yenilenme süreçlerinde bazı hormonları bu saatler arasında ve karanlıkta salgılar )

Bu günlük de bu kadar sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler diliyoruz.

CANAN KORKMAZ İLE HER SABAH GÜNEŞİ SELAMLAYIN (SURYA NAMASKARA) GÖKTÜRK, İSTANBUL

Herkese merhabalar, Bu siteye gelerek kendinizi gün ve gün daha iyi hissetmek, kendinize ve çevrenize daha faydalı ve ışık saçan bir birey olmak için ilk adımı attınız. Bildiğiniz gibi İstanbul, Göktürk’te yoga ve pranayama derslerimiz başladı. Haftada 1, 2, 3 gün veya her gün yoga derslerimize katılabilir, iş güç, çoluk çocuk, hava şartları, rahatsızlıklar veya çeşitli nedenlerle yoga yapamadığınız, derslere katılamadığınız zamanlarda, her sabah yapabileceğiniz, gün boyu zindelik, dinçlik, yaşam boyu bağışıklık ve daha sağlıklı bir zihin, beden ve ruh için ortalama 5 10 dakika gibi çok az vaktinizi ayırarak yapabileceğiniz “Surya Namaskara” yani güneşi selamlama serisini sizin için asana isimleriyle birlikte video haline getirdim ve kullanımınıza sunuyorum.

Sağ ve sol bacak olmak üzere bu seriyi sağ ve sol bacak olarak 6 kere toplamda 12 kere uygulayabilirsiniz (videoda sadece sağ bacak uygulanmıştır. Modern Surya Namaskaradır.)

Bu hareketler, tüm bedeninizin açılmasını, esnemesini, güçlenmesini, kemik erimesi, kemik rahatsızlıkları, kas rahatsızlıkları, duruş bozuklukları, soğuk algınlığı, grip gibi ve daha bir çok rahatsızlığı önlediği gibi, dolaşım sistemi, solunum sistemi, sindirim sistemi, boşaltım sistemi, sinir sistemi, endokrin sistemi gibi sistemlerinizi düzenleyerek yaşam kalitenizi arttırır. Hatta bu çalışmaları pranayama nefes egzersizlerini de uygulayarak yaparsanız, daha az yemek yemeye ihtiyaç duyar ve zamanla kilo verirsiniz.

Bunların yanı sıra, bu hareketlerde vücudunuz ve kaslarınız esnediği için bu sırada oluşan bağ dokular gençlik iksiri olarak size geri dönecek, var olan kırışıklıklarınız, sarkmalarınız azalırken aynı zamanda da daha genç kalmayı sağlayacaktır.

Bu hareketleri her gün mutlaka mümkünse aynı saatlerde tercihen sabahları yapmanız, hareketler sonunda da sert bir zeminde sırt üstü birkaç dakika sadece nefesinize odaklanarak yatar vaziyette dinlenmeniz faydalı olacaktır. (shavasana, ceset duruşunda)

Pranamasana duruşundan elleri öne uzatırken tüm nefesinizi boşaltın, ellerinizi öne uzatmışken, arkaya giderken nefes alın (ardhachakrasanada nefes alın), öne eğilirken nefes verin (Uttanasanada nefes verin), sağ bacağı geri atarken, ashvasanchalanasanada nefes alın, sol bacağı yanına götürürken chaturangasanada nefes verin, dizleri yere koyduğunuzda sattangasanada nefes alın, çene ve göğsünüzü yere koyduğunuzda nefes verin, bujangasanada (kobra duruşu) nefes alın, adho mukha svanasanada nefes verin, sağ bacağı tekrar öne getirirken (ashvasanchalanasana) nefes alın, solu yanına getirirken (utthanasana) nefes verin, kolları yanlardan açarak hasta tadasanaya gelirken nefes alın, pranamasanaya gelince de nefes verin. Bu 12 hareket sadece sağ bacak içindi. Yukarıdaki videoda da sadece sağ bacak geri ve ileri alınmıştır. Siz aynı şeyleri sol bacağı da geri ve ileri alarak yapacaksınız. Nefes alma şekilleri aynı. Genelde aksi söylenmedikçe gövdeyi geriye açma, yani gövde ekstansiyonu (extension) olan hareketlerde nefes alınır, karnı sıkıştırıcı, üst gövdeyi bacaklara yaklaştırıcı (utthanasana gibi) hareketlerde yani gövde fleksiyonu (flexion) olan hareketlerde de nefes verilir. Bunu mantığınıza şu şekilde oturtabilirsiniz, bir balonu sıkıştırdığınızda içinden hava çıkar yani nefes verir (exhale), içine hava üflediğimizde ise alanı genişler yani nefes alır (inhale).

Sorularınız olursa yorum bölümüne yazabilir veya iletişim bölümündeki telefon numarasından, instagram ve facebooktan da bize ulaşabilirsiniz. Sağlıklı yaşam için sizi ömür boyu destekliyoruz. Bize katılın, sağlıkla kalın.