Beden, Zihin ve Ruh İçin Bütünsel Dönüşüm Deneyimi
Günümüzde birçok insan aynı şeyi hissediyor:
Sürekli yorgunluk Geçmeyen ağrılar İçsel huzursuzluk Sebebini tam açıklayamadığı bir ağırlık
Ve çoğu zaman çözümü sadece fiziksel düzeyde arıyoruz.
Ama gerçek çoğu zaman daha derin.
Çünkü bazen beden hasta değildir. Bazen zihin yorulmuştur. Bazen ruh yük taşır.
DERİN ŞİFA NEDİR?
Derin Şifa; bedeninizdeki ağrıların, zihinsel sıkışmaların ve duygusal blokajların yalnızca belirtilerini değil, kökenini anlamaya ve dönüştürmeye odaklanan bütünsel bir çalışmadır.
Bu yaklaşım;
Fiziksel rahatsızlıkları
Duygusal yaraları
Zihinsel kalıpları
birlikte ele alır.
Çünkü gerçek dönüşüm, bu üç alan birlikte çalıştığında gerçekleşir.
PSİKOSOMATİK YAKLAŞIM
Zihin ve Beden Arasındaki Bağ
Psikosomatik yaklaşım, zihinsel ve duygusal süreçlerin bedende nasıl iz bıraktığını inceler.
Bastırılmış duygular, stres ve geçmiş deneyimler zamanla bedende farklı şekillerde kendini gösterebilir:
Bel ve sırt ağrıları
Boyun tutulmaları
Sürekli yorgunluk
Kaygı ve uyku problemleri
Sindirim sorunları
Enerji düşüklüğü
Yani bazen problem kaslarda değil, zihnin ve duyguların bıraktığı izlerdedir.
BU ÇALIŞMA NELERİ KAPSAR?
Derin Şifa süreci, kişiye veya gruba özel olarak yapılandırılır ve şu alanları içerir:
Psikosomatik farkındalık Bedenindeki ağrıların ve semptomların duygusal ve zihinsel kökenlerini keşfetme
Beden çalışmaları Hareket, esneme ve farkındalık ile bedende biriken yükü serbest bırakma
Nefes ve meditasyon Sinir sistemini dengeleme, zihni sakinleştirme ve içsel alan açma
Bilinç çalışmaları Sınırlayıcı inançları ve tekrar eden döngüleri fark edip dönüştürme
İnteraktif süreç Kendi deneyimin üzerinden ilerleyerek gerçek farkındalık kazanma
BU ÇALIŞMA KİMLER İÇİN?
Sürekli tekrar eden fiziksel ağrılar yaşayanlar
Depresif hisler, içsel boşluk veya yönsüzlük yaşayanlar
Ayrılık, aşk acısı veya duygusal kırılmalar yaşayanlar
Yoğun stres, kaygı ve zihinsel yorgunluk hissedenler
Bastırılmış duygularını anlamak ve dönüştürmek isteyenler
Kendini daha derin seviyede keşfetmek isteyenler
Hayatında bir değişim ve dönüşüm arayanlar
BU BİR SPOR DERSİ DEĞİL
Bu bir performans alanı değil.
Bu, kendinle temas ettiğin bir alan.
Burada kimse senden güçlü olmanı beklemez. Sadece kendin olmanı bekler.
NEDEN DERİN ŞİFA?
Çünkü bu çalışma:
Sadece bedeni değil Sadece zihni değil Sadece duyguları değil
Hepsini birlikte ele alır.
Bu bir teknik değil, bir sistemdir. Bu bir etkinlik değil, bir deneyimdir. Bu bir bilgi değil, bir dönüşümdür.
NEREDE VE NASIL?
Derin Şifa çalışmaları;
Birebir özel seanslar
Grup çalışmaları
Retreat ve özel organizasyonlar
Online ve yüz yüze formatlar
olarak uygulanmaktadır.
Her çalışma, katılımcının ihtiyacına göre özel olarak planlanır.
GÜNCEL ETKİNLİKLER
2026 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları boyunca İzmir Güzelbahçe’de, Padel Empire’da düzenli Derin Şifa etkinlikleri gerçekleştirilmektedir.
Kontenjan sınırlı olduğu için ön rezervasyon önerilir.
Aynı zamanda Derin Şifa çalışmaları; farklı şehirlerde, otel ve retreat organizasyonlarında, özel gruplar için talep doğrultusunda planlanabilmektedir.
Bulunduğun şehirde bu deneyimi yaşamak veya kendi grubun için özel bir çalışma oluşturmak istersen, sana özel bir organizasyon planlanabilir.
KATILIM VE BAŞVURU
Detaylı bilgi almak veya sana uygun çalışmayı planlamak için:
WhatsApp: 0531 525 77 47
Size özel süreç, ihtiyaçlarınıza göre birlikte oluşturulur.
SON SÖZ
Beden bazen konuşur. Zihin bazen susar. Ruh bazen yorulur.
Bilinçli farkındalık ile sağlıklı yaşam için Luminy ailesine katılın. Canan Yıldırım ile Göktürk, Alsancak, Urla, Zeytinalanı, Çeşme derslerimiz başlamıştır.
Herkese merhabalar,
Bugün hangi egzersiz tipinin kendimize ve hedeflerimize daha uygun olacağı konusunda konuşacağız. Kardiyo egzersizleri mi? Yoga mı? Pilates mi? Vücut geliştirme mi? Bu egzersiz tipleri çoğalabilir. Kendimize en uygun egzersiz tipini seçmek için öncelikle vücut tipimizi, kendimizi iyi tanımalıyız.
Apollon’a adanmış Delf mabedinde yazılı olan, büyük bilge Pythagoras’ın sözünde de belirttiği gibi; “kendini bil”. Evet herhangi bir spor dalına yönelmeden önce mutlaka kendimizi çok iyi tanımalı, limitlerimizi, güçlü ve geliştirilmesi gereken yanlarımızı bilmeliyiz. Vücut tipinize, postür analizinize, kalp ve damar sistemi, solunum sistemi ve tüm vücut sistemlerinize göre vücut, anatomi ve egzersiz bilimi ve sistemleri hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz bu kararı profesyonel bir eğitmene ve bir doktora danışarak alabilirsiniz.
Kilo vermek ve vücut şekillendirmek; beslenme, egzersiz ile yağ yakmak; sıkılaşmak ve su dengesini sağlamak ile
Siz de kendinize en uygun spor aktivitesini İzmir, Alsancak, Güzelbahçe, Urla ve Göktürk’te Canan Yıldırım ile bulun. Yoga, pilates ve personal training derslerimiz başladı.
ilgilidir. Yağ yakmaya ise belli bir nabız değerini aştıktan sonra başlarız. Buna öncelikle yağ yakmaya başladığınız minimum nabızı bulmakla başlayabilirsiniz. Minimum yağ yakım nabzınızı ise şu şekilde bulabilirsiniz:
220-yaşınız-dinlenik nabzınız= minimum yağ yakımı için atması gereken kalp atım sayısı yani nabız. (dinlenik nabız: sabah uyandığınızda yatağınızda otururken kalbinizin 1 dakikada kaç kere attığı ) Dinlenik nabzınızı eczanelerde veya elinizde varsa nabız ölçen aletlerle de yapabilirsiniz. Yani yağ yakabilmeniz için bulduğunuz bu sonucun üzerine çıkmalısınız. Örneğin 40 yaşında ve dinleni nabzı 70 olan bir kişinin minimum yağ yakım seviyesi; 220-40-70= 110 dur. Yani yağ yakmak için nabzın 110 un üzerine çıkması gerekir.
Yoganın kilo vermeye ve vücut şekillendirmeye pilates kadar etkili olmadığı söylense de, burada genelde atlanan konu şu ki her ne kadar yoga yaparken nabzımız pilatesteki kadar yükselmese de, pilates sonrasında yogada hiç olmadığı kadar acıkırsınız. Bunun nedeni ise nabzın, kalp atışların ve kardiovasküler hareketlerin artmasıyla vücudunuzda şekerin düşmesi ve açlık hissinin çoğalmasıdır. Acıkmamızın bir diğer nedeni de yaşam enerjimizin düşmesidir. Yaşam enerjimizi besinlerden, düzenli uykudan, doğadan, güneş
Doğada yapacağınız pranayama ve nefes dersleri, yaşama enerjinizi arttırır. İzmir, Alsancak, Güzelbahçe, Urla, Çeşme ve Göktürk yoga ve nefes dersleri yeni yılda da sizlerle.
ve aydan, iyi düşüncelerden, toprak ve sudan, vücuda iyi gelen egzersizlerden alırız.
Yoga ve pranayama çalışmaları boyunca aynı zamanda enerjisel olarak da vücudumuzu beslediğimiz için düzenli yoga yapmanın sonucunda ileriki günlerde daha az açlık hissettiğimizi farkederiz. Zaten vücudu aşırı yorup, aşırı yemek yemek bedenimizi tahrip eder, boş yere yorar ve dolayısıyla yaşlandırır. Yanlış yapılan her egzersiz vücuda zarar verir. Her gün düzenli olarak yoga yapar, öğün sayılarımızı azaltır ve öğün aralarında çiğneme yapacak besinler tüketmezsek, sağlıklı bir şekilde kilo verebiliriz.
Bunu biraz daha ayrıntılı olarak açıklayalım. Bize hep günde 3 ana öğün ve aralarda da birşeyler yememiz gerektiği söylenir. Oysa ki yeterli miktarda karbonhidrat, protein, vitamin, mineral ve su alırsak ve bu dengeyi sağlarsak günde 1 öğün bile yeterlidir. Günümüzde tarım ilaçları vb besin değerlerini düşürücü şeyleri göz önüne aldığımızda, siz öğün sayılarınızı 2 ye düşürerek başlayabilirsiniz. Tabi bu öğünlerde tüm gün ihtiyacınız olan besinleri aldığınızı var sayıyorum.
Bir diğer konu ise çiğneme. Siz çiğneme yaptığınızda, çeşitli salgılar salgılanır ve sindirim sisteminiz çalışmaya başlar bu da sizi
Yoga kaslarınızı güçlendirirlken aynı zamanda esnetir, duruş bozukluklarını giderir, bağışıklık sistemini güçlendirir. İzmir, Alsancak, Çeşme, Urla ve İstanbul Kemerburgazdaki yoga ve pilates derslerine siz de katılın fit kalın.
acıktırır. Yedikçe yiyesiniz gelir. Sakız bile çiğniyor olsanız bu sizi acıktıracaktır. Öğünleri sık olanlar şimdi olur mu öyle şey diyor olabilirler. Benim hocam 5 öğün ye dedi ve süper oldum. Fakat siz kendi bedeninizi kendiniz tanımalısınız ve hiç kimsenin söylediği şeyi kendiniz de deneyimlemeden inanmamalısınız. O halde bunu da kendiniz deneyin ve görün. (Tabi burda şeker, kalp, tansiyon, tiroit vb rahatsızlıklarınızın olmadığını ve yoga gibi nabzı çok yükseltmeyecek olan egzersizler yapıldığını varsayıyorum. Herhangi bir rahatsızlığınız varsa bir diyetisyene veya doktora danışın.) Yanlızca sabah 08.00-11.00 arasında ve akşam 16.00 19.00 saatleri arasında yemekleri yavaş yavaş yiyeceğiniz 2 öğün belirleyin ve bu öğün saatleri arasında kuruyemiş dahi olsa çiğneme yapmanıza neden olacak hiç bir şey yemeyin. Çorba ve yoğurt dilediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Kahve, alkol ve sigaradan bu dönemde uzak kalmakta fayda var çünkü bunlar rajasik gunalar yani vücut dengesini bozucu şeyler.
Hayata bir es verin. Kendinize zaman ayırın. En değerli hazineniz, bedeninize iyi bakın. İzmir, Alsancak, Çeşme , Urla ve Göktürk, Kemerburgaz’da fitness ve spor derslerine katılın.
Fitness konusuna gelecek olursak, profesyonel olmayan ellerde yaptığınız, özellikle ağırlık, vücut geliştirme çalışmaları başta olmak üzere, crossfit, calisthenics, tabata egzersizleri, hiit antrenmanları, benzeri egzersizler, yaşam boyu size çok büyük güçlükler çektirecek, fıtık, diz, bel, boyun ve eklem rahatsızlıkları, solunum yollarında bozulmalar, kas ağrıları ve rahatsızlıkları gibi uzayıp giden rahatsızlıklara neden olacaktır. Bu nedene kesinlikle anatomi ve egzersiz bilimleri hakkında geniş bilgiye sahip deneyimli kişilerle çalışmalısınız kim ne derse desin siz eklem yerlerinizde, kas ağrısı dısında, bel, sırt ve boynunuzda ağrı hissediyorsanız, hareketi bırakmalı veya başka şekilde yapmalısınız.
Pilates, yoga, fitness egzersizleri doğru uygulandığında sonuç verir.İzmir Alsancak, Urla, Güzelbahçe, Çeşme ve İstanbul Göktürk’teki yoga, pranayama, nefes, enerji ve pilates derslerine katılın sağlıkla kalın.
Aslında yoga ve pilates egzersizleri birbirine benzer. Zaten pilates hareketleri de 7000 yıllık ilim olan yogadan çıkmıştır. Her ne kadar pilatesin de yoganın da birçok çeşidi olsa da, matwork pilateste yani yerde yapılan pilates hareketlerinde hareketler genelde daha hızlı ve tempoludur.
Pilates yapmaya başlamadan önce en az 15 dakika aktif olarak mutlaka ısınmalısınız (jogging, zumba vs gibi ısınma egzersizleri kullanılabilir). Yogada ise güneşi selamlama gibi bir dizi hareketten oluşan asana serileri ile ısınırız. Ayrıca kapalabhati gibi temizlik ve pranayama çalışmaları, vücudu canlandırır, ısıtır.
Yoga ve pilates hareketlerinde kaslarınızı hem güçlendirir hem esnetirsiniz. Fitness egzersizlerinde ise genelde sıkılaşma, güçlenme ve kas şekillendirmesi söz konusudur. Yogada hareketler birbirini tamamlayıcıdır. Örneğin gövde fleksiyonu yaptıysanız (yani öne, aşşağı doğru eğilmek), ondan sonra bunun tam tersi olan gövde ekstansiyonu (arkaya doğru gövdeyi açmak, esnetmek, germek, göğsü, beli ve kolları yukarı geri açmak) da yaparak dengeyi sağlarsınız. Fakat fitnessda genelde kas kitlesini arttırmaya çalışıldığı için profesyonel olarak çalışılmadığında duruş bozuklukları oluşabilir. (yanlış ve fazla dead lift uygulamaları nedeniyle oluşabilecek olan kifoz yani kamburluk gibi)
Bir nefes alın, Göktürk Kemerburgaz’daki Pranayama ve nefes çalışmalarına katılın, vücudunuza canlılık, gençlik, ve fitlik kazandırın.
Kilo vermek için her ne kadar insanlar pilatesi veya kardiyo egzersizlerini tavsiye ediyor olsa da. Kilo vermeyi asıl yemek yeme düzenimiz ve sistemimiz ile sağlarız. Yaptığımız yoga, pilates veya fitness egzersizleri ise, kilo verirken sarkmamamız ve daha sıkı bir vücuda sahip olmamız içindir. Elbette ki yağlarımızı da egzersizler yardımıyla yakarız ama sizce de o yağları oluşturmadan sıkılaşmaya ve şekillendirmeye başlamak daha iyi ve kolay değil mi? 🙂
Bunların yanı sıra vücut geliştirme ve ağırlık egzersizlerinde, eklem aralıklarına çok dikkat edilmelidir. Örneğin dead lift yaparken dizleriniz ayak parmak uçlarınızı geçmemeli, gereğinden fazla yük kaldırılmamalı, aksi taktirde diz ekleminde, belde çeşitli rahatsızlıklar olabilir. Yük ve ağırlık oranları da her kişiye göre farklı olarak belirlenmeli, maksimal ağırlık ölçümü yapmalı, kişiye kaldırabileceğinden fazla ağırlıklar kaldırması konusunda motivasyonlarda bulunmamalıyız. (gaz vermemeliyiz) Merak etmeyin düzenli olarak, profesyonel kişilerle egzersizlerinize devam ettiğinizde zaten gelişeceksiniz. Aceleye gerek yok. Vücudunuza zaman tanıyın.
Beslenmenize de en az egzersizlere verdiğiniz önem kadar dikkat etmelisiniz. Aksi taktirde bütün çabalarınız boşa gider, kaş yapayım derken göz çıkarırsınız. L karnitin, proteim tozu, steroid ve buna benzer tüm doğal olmayan ürünlere de karşı olduğumu söylemek durumundayım. Protein, karbonhidrat, vitamin, mineral ve su dengesini sağladığınızda, doğru egzersizleri, doğru dinlenme sürelerini uyguladığınızda ve bunları düzenli uyku saatleri ile birleştirdiğinizde, sağlıklı, fit ve mutlu kalırsınız. (Gece 23.00 ile 03.00 saatleri arasında, zifiri karanlıkta uyuyor olmalısınız. Vücut iyileşme, yenilenme süreçlerinde bazı hormonları bu saatler arasında ve karanlıkta salgılar )
Bu günlük de bu kadar sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler diliyoruz.