The Healing Power of Deep Meditation: A Journey to Overcome Depression and Anxiety Online Education

20240527_164727Depression can feel like a heavy fog that clouds every aspect of life. It drains our energy, motivation, and hope, leaving us feeling lost and disconnected. Anxiety, with its constant worry and fear, only adds to the weight we carry. Many of us find ourselves searching for answers, solutions, and a way to navigate through these dark times. The journey to healing often seems daunting, but there is a path that leads us back to light and peace.

Here is the story of a girl who, feeling lost and overwhelmed, discovered the power of deep meditation and divine tools to find her way back to life and start anew.

Once again, I am ashamed in front of God because I thought He doesn’t see me. I thought He forgot about me. But the Sacred Vessel once again revealed to me that I am the actress of my life and the singer of my own song. Wherever I go, whatever I do, I will be okay, protected, and God has a divine plan for me. Sorry and thank you with respect and love, God, the Sacred Vessel, and Itamar for introducing the Sacred Vessel to me… (crying)

I can’t stop crying; I’m at a café, but I don’t care. The Sacred Vessel speaks to me, guiding me gently: “Find those who need you. Do not waste your time on those who do not appreciate you.”

As Bruno Mars’ “Just the Way You Are” fills the air, I feel the universe aligning with my soul.

The Sacred Vessel tells me, “We didn’t reveal this to you at home because it was not the right place. In this Phangan café, you are home. That is why you felt hungry, your stomach churned, and you wanted to vomit and ended up here. But now, your stomach is calm. No pain, no nausea. The divine brought you here to open your heart.”

I ordered tom kha soup, but the Sacred Vessel tells me not to mix their sacred essence with other things. I asked about my purpose, and they responded, “Learn to choose wisely. You cannot choose what is not meant for you, as it is not within God’s ultimate plan. Embrace what is given, for every occurrence is a blessing.”

In the beginning, the story goes, an angel defied God and was cast out, becoming evil. But this is a lie. God never casts anyone out. Why would He? We are His creation. He is the ultimate power, desiring His children to learn the art of making good choices.

Wherever I am, I am the source of light, because I am a creation of God. I will learn, I will shine, and I will teach others to shine. This is why I will put myself online, offering lessons for all to see and awaken. Those who need me will find me; others will not see me. Then, all sadness and anxiety will dissipate. Depression does not belong to us; it is a fabricated lie meant to slow our awakening. We are the source. There is no need to feel bad. And lastly, I am 100 percent sure everything is going to be alright.

Join me in this journey of awakening. As Osho once said, “The real question is not whether life exists after death. The real question is whether you are alive before death.” Together, we will explore the depths of our souls, uncover the truths hidden within us, and learn to make choices that resonate with the divine plan. Let us awaken to our true potential, embrace our divine essence, and shine together as beacons of light in this world.

In this sacred space of online coaching, we will embark on a transformative journey. Let the Sacred Vessel guide us, let the divine speak through us, and let our spirits soar. Together, we will create a community of awakened souls, united in love, purpose, and the light of God.

Remember, you are amazing just the way you are. Embrace your journey, and let’s shine together.

For more information about our online depression healing courses, please reach out to us on WhatsApp at +90 531 525 77 47. You can also follow us on Instagram at @luminylife and watch our content on our YouTube channel.

YOGA VE KARMA FELSEFESİ, AURALAR, İLİŞKİLER VE RUH EŞİ

       

Yoga, karma ve aşka dair Canan Yıldırım yoga felsefesi sohbetlerine sizler de katılın. İzmir'de yoga kampları, dersler ve work shoplar devam etmektedir.
Yoga, karma ve aşka dair Canan Yıldırım ile yoga felsefesi sohbetlerine sizler de katılın. İzmir’de yoga kampları, dersler ve work shoplar devam etmektedir. Bilgi almak için hemen arayın

7000 yıllık ilim ve felsefe yoga, zihni kontrol altına alma, beden zihin ve ruhun birleştirilmesi ve aynı yolda aynı hızda (uyumlu) ilerlemesidir.

İnsanlar hayat devam ederken birçok şey düşünür, birçok şey söyler ve birçok şey yaparlar. Her düşünülen, söylenen ve yapılan şeyin elbette bir sonucu, bir geri dönüşü olacaktır. Buna yoga felsefesinde “karma” adı verilir. Karmamızı oluştururken ilişkilerimiz, yaptığımız veya yapmadığımız şeyler hayatımızı biz farkına bile varmadan etkilemeye başlar.

Diğer insanlarla olan ilişkimiz karmamızı en çok etkileyen konuların başında yer alır. Etrafımızdaki kişilere karşı kötü düşüncelerimiz, davranış ve sözlerimizin karmamızı etkilediği gibi, kişiye zorla yardım etmek, onun adına düşünmek, onun adına, onun dileği olmadan iyilik veya yardım adı altında yaptığımız her şey de karmamızı etkiler. Bu çok sevdiğimiz bir kişiye iyilik bile yapmak olsa, şayet o kişinin bu konuda sizden bir yardım dileği yoksa onun karmasının size geçmesine neden olabilir ve bir bakarsınız ki onun başına gelen negatif şeyler sizin de başınıza gelmeye başlar. Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz.

Örneğin paraya ihtiyacı olan birine onun rızası olmadan parasal yardım yapmak o kişinin kötü karmasının size geçmesine neden olabilir. Bunun nedeni ise canlı cansız her varlığın bu dünyaya bir amaç için gelmiş olması, karmalarını temizlemek ve belirli sınavları geçmek ve bir şeyler öğrenmek amacıyla gelmiş olmasıdır.

Bu örnekte de görüldüğü gibi eğer bu kişiye kendi dileği olmadan bir yardım yapıyorsanız o kişi bu zor durumdan bir sonuç çıkaramayacak ve bir şey öğrenemeyecektir. Belki o kişinin daha tutumlu olmayı, sosyal olmayı, empati duymayı vb. konuları öğrenmesi gereklidir. Faka siz yardım ettiğinizde kişi bunları öğrenemeyecek, yeni bir sınav vermesi veya sizin o sınavı kendi üstünüze almanız gerekecektir.

Canan Yıldırım ile yoga, karma, aşk ilişkileri ve hayata dair yoga felsefesi sohbetleri için work shop ve yoga kamplarına katılın.
Canan Yıldırım ile yoga, karma, aşk ilişkileri ve hayata dair yoga felsefesi sohbetleri için work shop ve yoga kamplarına katılın.

Bu kişiler dünyaya gelmeden, ana rahmine düşmeden önce, hayat sınavından geçebilmek ve ruhun huzura erebilmesi için, anlaşmalarını yapmış, gelişimlerini tamamlayabilmek için ailelerini, anne ve babalarını, arkadaş ve iş çevrelerini, yaşayacakları yeri hatta tekamülün, olgunlaşmanın, ilerleme ve gelişmenin artık ilerleyemeyecek hale gelmesi neticesinde başlarına gelebilecek olası hastalıkları hatta ölümleri bile kendileri kabul etmiş veya seçmiş, karşılaşacakları sınavları zorluklarını da tekamüle göre belirlemiştir. Ergenlikte çocukların aileleriyle anlaşamamalarının en büyük nedeni budur. Aileler çocuklarına, çocuklar da ailelerine bir şeyler öğretmek için birbirlerini seçerler.

Bir diğer konu da egodur. Ego herkeste vardır. İnsan yaradılışı itibari ile ego ve nevroz ile büyür. Doğduğunda belki buna sahip olmasa bile çevresinde gördüğü insan ve nesneler onun egosunun büyümesine neden olur. Prenses ve krallar gibi yetiştirlen kadın ve erkek çocuklar, iş okul veya aşk hayatlarında ailelerinden yetiştilirken gelen bu aşırı ilgi ve sevgiyi bulamayabilir.

Günümüzde bipolar bozukluklar, manik depresif ruh halleri vb birçok psikolojik rahatsızlığın da temel nedeni budur. El bebek gül bebek büyüyen bireyler, büyüdüklerinde artık başrolde değillerdir. Hatta okul hayatında çok başarılı olsalar bile iş hayatında emir altında çalışmak “ego” için dolayısıyla o birey için hiç de hoş olmayacak, kendini yetersiz ve güçsüz görecek dolayısıyla birçok psikolojik rahatsızlık baş gösterecek. Kendilerini alışverişe verip aşırı para harcamaya başlamak, olduğundan farklı veya daha güzel görünmeye çalışmak için sürekli kıyafetler ve takılar almak, öyle ki estetik operasyonlar, dolgular, saç rengini değiştirmek, dövmeler yaptırmak, sürekli sevgili değiştirmek, ilişkilerde mutlu ve tatmin olmamaya başlamak, aileden kaçış, sürekli seyahat etme isteği (bu da bir kaçıştır.), ani duygu değişimleri, çabuk sinirlenme, ağlarken birden kahkahalar atmaya başlamak, başkalarının zihnini okumak! Okunan zihinlerle kafada senaryolar yazmak en kötüsü de bunlara inanmak gibi durumlar hep egonun işidir.

 Ego törpülenemez ise hayatta büyük acılar çekilir.

Arkadaş seçimimiz bile bu kadar önemliyken, hayat arkadaşı, eş, sevgili seçmenin ne kadar önemli ve dikkatli yapılması gereken bir konu olduğunu siz düşünün. İnsanların enerji alanları, karmaları, bedenleri içlerinde barındırdıkları tüm enerjiler birbirlerini etkiler.

Bu noktada, yoga felsefesinde ilk basamakta yer alan “yamalar” yani yapılmaması gerekenler arasında bulunan “brahmaçarya” yani tensel zevklerin denetim altına alınması konusuna biraz değinelim.

Evrendeki en büyük enerji olan kundalini enerjisi omuriliğimizin en alt üçgen sakrum kemiğinde yer alan rahatlatıcı, saf yaşam enerjisi, içimizdeki saf arzunun gücüdür. Bu enerji kişileri ya yaratıcılığa ya da cinselliğe sevk eder.

Cinsel birleşme en büyük birleşme enerjisidir. Bu nedenle kişiler kendilerini yoldan çıkaracak, hedeflerinden ve yollarından sapmalara neden olacak, çok farklı hayat görüşlerine sahip kişilerle birleşme yaşadıklarında yaşamları alt üst olabilir.    Bunun nedeni ise bu birleşme sırasında kişilerin auralarının ve beden bilgilerinin birleşmesidir. Bu nedenledir ki uzun yıllar birlikte yaşayan çiftler veya kişiler zamanla birbirlerine benzemeye başlarlar. Yanlış kişilerle birlikte olanlar ise yaşam amaçlarını kaybederek ve mutsuz bir hayata, depresif veya manik depresif ruh haline sahip olurlar.

Yoga ve Kundalini felsefesine yapılmaması gereken şeyler arasında olan brahmaçarya konusunu yani tensel zevklerin denetim altına alınmasını sağlamanın çeşitli yolları vardır. Buna göre kişiler cinselliğe düşkünlüğü ancak yaratıcılık ve yeni şeyler öğrenerek veya deneyimleyerek engelleyebilir.

Kısaca ruh eşimizi seçerken yolumuza en uygun ve tamamlayıcı kişileri seçerek ilerlemeye devam etmeliyiz. Seçtiğimiz kişileri değiştiremeyeceğimizi bilmeli ve buna göre davranmalıyız. Yaşamda dengeyi yakalamalı yaşam enerjimizi dikkatli kullanarak bedenimizde saklı olan hayat bilgisini yolumuza en yakın kişiyle paylaşmalıyız.