Uyanışın Çağrısı: Kendi Gerçekliğini Yaratma Sanatı

İnsanın hayatında bazı anlar vardır…
Nerede olduğunu, nereye gittiğini ve neden aynı döngüleri tekrar tekrar yaşadığını sorguladığı o sessiz anlar.
Belki bir adada sabahın ilk ışıklarıdır, belki İzmir’in rüzgâr kokan akşamları, belki de kalabalığın ortasında içinden yükselen bir fısıltı.
Hep aynı şeyi söyler: “Bunun bir anlamı olmalı.”

Benim yolculuğum da böyle başladı.

Ben Nora Canan Yıldırım, psikosomatik dönüşüm rehberi, spiritüel eğitmen ve Luminylife’ın kurucusuyum.
2013’ten beri insanların içlerindeki gerçek gücü uyandırmalarına, bilinçlerini genişletmelerine ve enerjilerini arzularıyla hizalamalarına rehberlik ediyorum.
Bu yol beni yıllar boyunca Türkiye’den Tayland’a, Koh Phangan’ın tropik ormanlarından İzmir’in dingin kıyılarına, Vietnam’dan Bali’ye, Filipinler’den Avrupa’ya taşıdı.
Her kıtada, her kültürde, her insan hikâyesinde dönüşümün evrensel bir dil olduğunu gördüm.

Psikosomatik tıp, kuantum çalışmaları, Reiki, hipnoz, yoga, nefes teknikleri, meditasyon, fitness…
Hepsi yolculuğumun bir parçası oldu.
Ama en güçlü bilgiyi kitaplardan değil; hayatın kendisinden öğrendim.
Kaybolmaktan, tekrar başlamaktan, kodlarımı çözmekten, kendi gölgemle yüzleşmekten ve nihayet manifestasyonun gerçek yapısını anlamaktan.

The Manifestation Masterclass’i bu yüzden yarattım.
Çünkü insanın daha fazlasını istemesinin, daha büyük bir hayatı hayal etmesinin, içine sığamadığı anların arkasında bir çağrı olduğunu biliyorum.
Çağrı büyük olabilir…
Ama aynı anda seni tutan görünmez bağlar da büyük olabilir.

O bağların ne olduğunu biliyorum:
Kalıplar, şüpheler, korkular, bilinçaltı inançları, travmalar, karmalar, döngüler…
Hepsi bir noktaya kadar seni korur, sonra seni sınırlar.

İşte bu eğitim, bu görünmez duvarları yıkmak için tasarlandı.
Kendine inanmayı romantik bir cümleden çıkarıp somut bir zemine oturtmak için.
Spiritüelliği bilimle, sezgiyi nörobiyolojiyle, enerjiyi günlük pratiklerle birleştirmek için.
Yani gerçek manifestasyonun gerçek kodlarını açmak için.

Burada sadece “dilek tutmayı” öğrenmeyeceksin.
Gerçekliğini nasıl şekillendirdiğini çözecek, bilinçaltını yeniden programlayacak, frekansını yükseltecek ve hayatının yönünü değiştirecek gücü aktive edeceksin.

Ve bunu dünyanın neresinde olursan ol — evinde, sahilde, Tayland’ın palmiyeleri altında ya da İzmir’in sıcak bir akşamında — tamamen online olarak yapabileceksin.

Hayallerin seni beklemiyor aslında.
Senin onları hatırlamanı bekliyor.

Eğer içine bir kıpırtı düştüyse, bunun bir tesadüf olmadığını biliyorsun.
Hayat sana aynı kapıyı ikinci kez açmaz.
Hazırsan, bu yolculuk seninle devam ediyor.

Hadi birlikte mucizeleri manifest edelim. ✨

🔗 Benimle bağlantıda kal:
Instagram: @Luminylife
YouTube: Canan Yıldırım
Web: www.luminy.com.tr

18. YOGA SUTRA, REENKARNASYON, YENİDEN DOĞUŞ, KARMA, SAMSKARA VE VASANALAR

Herkese merhabalar,

Balçova Terapi Ormanında yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.
Balçova Terapi Ormanında yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.

Biz bu haftasonunu Balçova Terapi Ormanında Trekking, yoga ve bol bol meditasyon yaparak geçirdik. Umarım siz de huzur dolu bir haftasonu geçirmişsinizdir. Kendinizden ve çevrenizden kötü enerjili insanları uzak tutmayı ve akışta kalmayı ihmal etmeyin. Unutmayın kötü düşünceler ve eylemler sahiplerini bulur.

Sutramıza dönecek olursak. Bu sutrada bol bol karma, yeniden doğuş yani reenkarnasyon, yoga ve aydınlanma yolundan bahsedeceğiz. Haydi hep birlikte Patanjalinin 18. yoga sutrasını inceleyelim.

  1. Virama pratyaya abhyasa pruvah samskara seşonyah

Asmprgyat Samadhi’de sürekli uygulamaya dayalı içgörü, tüm algı sönükleştiğinde ortaya çıkmakta ve yalnızca ortaya konmamış izlenimler kalmaktadır.

Bu sutrada anlatılmak istenen şudur. Bir önceki yani 17. Yoga sutrada teklik hissine ulaştığımızda yani evrende atman, brahman aradında yani yatarıcı, bitki, hayvan, insan vs gibi hiçbir şeyde bir ayrım gözetmediğimizde ve hepsinin aslında tek olduğunu anladığımızda o zaman smprgyat samadhiye ulaşıyordurk. Bu tohumlu samadhi idi. Burada insanlar bir takım siddhi güçlere ulaşabiliyordu ve bu nedenle bu samadhi tohumlu oluyordu. Fakat bunlar da bırakıldığında yani aydınlanma yolunda kazandığımız özel güçler ve üstünlüklerden de vazgeçtiğimiz zaman tohumsuz samadhiye yani asmprgyat samadhiye ulaşıyoruz.

Bu samadhiye ulaşabilmek için öncelikle bu dünyayı, (ilizyonu, mayayı) algıladığımız duyulardan vazgeçmeliyiz. Çünkü bunlar bize gerçek bilgiyi sağlayamaz. Bu algılar bizde mutluluk, üzüntü, neşe, keder, kıskançlık, kızgınlık gibi duygulara yol açar. Oysa bunları yaşamak bir süre sonra hayatı çekilmez ve yaşanmaz bir hale getirebilir. Bunun nedeni daha önce bir çok yazıda bahsettiğimiz gibi dualitedir. Evren dualiteden oluşur. Aynı uzakdoğu felsefesinde geçen yin ve yang gibi, karşılıklı zıtlıkların bir denge içinde bulunduğu bir evrende yaşıyoruz. Hiç bir zaman sürekli mutlu veya mutsuz olamazsınız. Aşırı duygular karşılığında belli bir zaman sonra onların aşırı zıt duygularını beraberinde getirir. Sürekli pratik ve meditasyon ile duyularımızı sönükleştirebilir ve bu dualiteden kendimizi sıyırabiliriz.

Sürekli uygulama ile yani abhyasa (pratik) ile içgörü

Balçova Terapi Ormanında haftasonu yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla haftaya güzel başlayın.
Lumny Yaşam yoga, meditasyon ve nefes dersleri Alsancak’ta

geliştiğinde, duyular sönükleştiğinde artık sadece izlenimler kaldığında, Asmprgyat samadhi ye ulaşırız.

Bu sutrada ayrıca samskaralardan da bahsedilmiştir. “Samskaralar” bu dünyada senin gerçekleşmesine neden olduğun yanlış algılamalardır. Örneğin “ıslak saçla dışarı çıkma hasta olursun” gibi. Aynı görüş bir çok kitapta, bilimde ve dinde de vurdulanmıştır. Kuantumda evrenin çekim yasası, secret kitabında bir şeyi istemek ile birlikte hayatına çekebileceğinle ilgili anlatımlar, dinlerdeki dualar vs. Tabi buradakiler genelde pozitif şeyleri hayatımıza çekmekle ilgili. Fakat negatif şeyleri de çekeriz. Bir çocuğa sürekli koşma düşersin dersen bu samaskaradır ve çocuk bunu sürekli duyduğu için bilinçaltına yerleşir ve neticede düşer. Oysa koşup düşmeyen bir sürü çocuk vardır. Ya da ıslak saçla dışarı çıkıp hasta olmayan bir sürü insan.

Düşünceyi inanç haline getirdiğimizde ise bu “vasana” olur. Vasanalar ise artık samskaraların daha ileri versiyonu, değiştirilmesi çok güç olan inançlardır. Örneğin “yanan bir sobaya değersen elin yanar.” Gibi.

Doğduğumuzdan beri bize ateşin sıcak, yakıcı ve tehlikeli bir şey olduğu öğretildi. Bir çok kişinin çeşitli yerleri ateşle veya sıcak şeyler ile yandı. Bu düşünce artık eylemler ile de daha baskın ve kalıtımsal bir hale geldi. Gördüğümüz insanların çok büyük bir bölümü ateşte yanabiliyor. Fakat yoga halindeki aydınlanmış ustalar, veya başka bir şekilde aydınlanmış olan bazı insanlar ateş şovları yapıyor ve onlar yanmıyor. Toprak altında saatlerce günlerce kalıp nefessizlikten ölmeyen insanlar var. Yinede bir çok insan, kalıplaşmış bazı düşünceler nedeniyle, bir çok şeyin imkansız olduğunu düşünüyor.

Konumuza dönecek olursak bizim sürekli dünyaya yeniden gelmemize neden olan şey de aslında temizlenmemiş karmalar ve bu samskaralardır. Her ne kadar ilişkilerimizde çok acı çekiyor da olsak, dünyadan bezdiğimizi söyleyip buna içtelikle inansak da, aslında içten içe içimizde kalmış olan bu bilinçaltı eğilimleri bizi yeniden dünyaya gelme, geri dönme ve bir kez daha duyusal deneyimlere dalma arsuzuna neden olur.

Samskaralarımızı, ve karmalarımızı tamamen temizlediğimizde, aynı aydınlanmış bir insan gibi, mükemmel yoga halindeki bir insan gibi artık yeniden doğma dürtüsü olmaz. Karmalarımız geçmiş yaşamımızda ve bu yaşamımızda yaptığımız eylemlerin bize geri dönmesi, karşı tarafa hissettirdiğimiz aynı duyguyu bizim de yaşamamız ve yaşayacak olma durumudur. Örneğin bir bizim için en önemli şey sadakat diğer kişi için ise para olabilir. Eğer o kişi bizi aldattıysa ve bunun karşısında çektiğimiz acının karşılığı o kişide para kaybetmek ise, onun başına bu durum gelir. Yani kısaca söylemek gerekirse evren kesinlikle çok adaletlidir. Eğer karşıdaki kişiyi aldattığınızda sizin kadar üzülmeyecekse onun da sizin kadar üzüleceği konudaki acı verici olay başına gelir.

Aydınlanmış, yogaya ulaşan kişiler özgürleşir, tüm samskaralarından ve karmalarından kurtulur ve bir daha dünyaya gelme isteği olmaz. Bu dünyadaki hayatı bittiğinde sonsuza dek atmanla birleşecek ve artık hiçbir acı, sıkıntı, mutluluk, mutsuzluk, kızgınlık gibi insani duygular kalmayacak, böylece sınırsızca ve sonsuz olarak her yerde ve aynı zamanda da hiç bir yerde olacak ve de olmayacak.

Bilgi için:

Whatzap: 0531 525 77 47

Instagram: Luminy Life